Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Hukuk Genel Kurulu

Hukuk Genel Kurulu

Dosya2026/206 E. 2026/265 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/213 E., 2025/368 K.

ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.10.2024 tarihli ve

2024/2918 Esas, 2024/4411 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalılar ... ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak davacılar vekilinin talebinin mülkiyetin tespitine yönelik olduğu, bu alanlara ilişkin davacılar lehine tespit şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacılar vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve katılma yoluyla davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davacılar vekili tarafından duruşma talepli ve davalı Hazine vekili, davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibarıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki hâliyle 438. maddesinin 2. fıkrası gereğince direnme kararının temyiz incelemesinde duruşma yapılmayacağından davacılar vekilinin duruşma talebinin reddine karar verilip dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

A. Ön Sorun

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

B. Gerekçe

Değerlendirme

1. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.

2. Başka bir anlatımla, mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.

3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmektedir.

4. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, dosya içeriği ve toplanan deliller gözetilerek davacılar vekilinin talebinin mülkiyetin tespitine yönelik olduğu, bu alanlara ilişkin davacılar lehine tespit şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Kararın, davacılar vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve katılma yoluyla davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.10.2024 tarihli kararında özetle; dosyadaki deliller karşısında ihya olgusunun tamamlandığı tarih ile taşınmazla ilgili imar planının onaylandığı 2003 yılından geriye doğru yirmi yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin başlangıcının kanıtlanamadığı, taşlık olan bir yerin ihya olgusu tamamlanmaksızın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi ya da mülkiyet şartlarının gerçekleştiğinin tespiti mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mülkiyetin tespitine dair hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

5. Özel Dairenin bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince, direnme kararı verilmeden önce dava konusu taşınmazın konumunun hava fotoğrafları üzerinde imar paftası da çakıştırılarak gösterilmesinin istenmesi amacıyla ek rapor alınmış, önceki gerekçe yanında bozma sonrası alınan yeni delil niteliğindeki 14.05.2025 tarihli bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle direnme kararı verildiği anlaşılmıştır.

6. Bu durumda İlk Derece Mahkemesinin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni delil ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.

7. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.

8. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin ve davalı ... Belediyesi vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

15.04.2026 tarihinde yapılan görüşmede oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

§