Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Hukuk Genel Kurulu

Hukuk Genel Kurulu

Dosya2025/583 E. 2026/292 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/5 E., 2025/26 K.

ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.11.2024 tarihli ve

2023/8728 Esas, 2024/11451 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

A. ÖN SORUN

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, Özel Daire bozma kararının maddi hataya dayanıp dayanmadığı; buradan varılacak sonuca göre direnme kararı ile bozma kararı kaldırılarak usulüne uygun temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

B. GEREKÇE

Değerlendirme

1. Yapılan incelemede davacı vekili tarafından meslek hastalığından kaynaklanan ölüm iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olarak açılan davada, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Özel Dairece; “…Mahkemece davanın ATK kurul raporuna göre davacı murisinin ölümünün meslek hastalığı sonucu meydana gelmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, dosyada meslek hastalığı sonucu ölümün meydana geldiğine yönelik Kurumca yapılan bir tespitin bulunmadığı görülmekle açılacak ayrı bir tespit davasında bu hususun tartışılarak çözüme kavuşturulması gerekirken bu husus gözetilmeksizin ve göreve ilişkin kamu düzenine dair usul hükümleri dikkate alınmaksızın yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesi hatalı olmuştur.

Öncelikle Mahkemece yapılacak iş, davacı tarafa, maruz kalınan ölüm olayının meslek hastalığı sonucu meydana geldiğinin tespitine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “meslek hastalığının tespiti” davası açması için usulüne uygun kesin önel vermek, kesin sürenin sonuçlarını ihtar etmek; tespit davasının verilen kesin önel içinde açılması halinde bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre; meslek hastalığının bulunmadığı kesinleşirse Mahkemece Dairemizin 20.09.2022 tarih ve 2022/34 66... /10875 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1 inci maddesinde “İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur” düzenlemesine yer verilmiştir.

Benzer şekilde yargılama sırasında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5 inci maddesinde “(1) İş Mahkemeleri; a)5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanun'a tabi gemi adamları, 22. 05... tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.” düzenlemesine yer verildiği, bu açıklamalar kapsamında davacılar her ne kadar davaya konu sigortalının ölümüyle neticelenen olayın bir iş kazası olduğu iddiasıyla iş bu davayı açmış iseler de kesinleşen tespit hükmü çerçevesinde olayın iş kazası olmadığının anlaşılması karşısında yargılamaya konu olayın gerek 4857 sayılı İş Kanunu, gerek ise de 5510 sayılı Kanun kapsamında iş mahkemelerince görülerek sonuçlandırılabilecek nitelikte bir dava olmadığı açıktır.

O halde dava konusu eylemin bir haksız fiil olduğu, bu yönüyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci ve devamı maddeleri çerçevesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ise 49 uncu ve devamı maddeleri) genel hükümlere tabi bir tazminat davası olarak görülerek, çözüme kavuşturulması, bu kapsamda da aynı Kanun'un 55 inci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ise 66 ncı maddesi) kapsamında davalının adam çalıştıran ve/veya işleten olarak sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile ilgili inceleme yaparak karar verme görevinin genel mahkemelere ait olduğunun dosyadan açıkça anlaşılabilir olmasına göre, İş Mahkemesince genel mahkemeler lehine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yargılamanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." şeklindeki gerekçe de dikkate alınarak mahkemenin görevliliği hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir...” gerekçesiyle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı belirtilerek hükmün bozulduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından direnme kararı verildiği anlaşılmıştır.

2. Görüldüğü üzere Özel Dairece uyuşmazlığın iş kazasından kaynaklanan tazminat olarak belirlenmesi sonrası dosyada ölümün meslek hastalığı sonucu meydana geldiğine yönelik Kurumca yapılan bir tespitin bulunmadığının belirtildiği ancak Kurum tarafından ölümün meslek hastalığından kaynaklanmadığına ilişkin tespit mevcut olduğu gibi davacıya ölümün meslek hastalığı sonucu meydana geldiğinin tespiti davası, meslek hastalığının tespiti davası ve emsal gösterilerek eldeki dava ile bağlantı kurulan iş kazasından kaynaklanan tazminat dosyasındaki gibi olayın iş kazası olduğunun tespitine yönelik dava açması için süre verilmesi yönünde üç ayrı dava çeşidi belirtilerek yapılan bozma kararının dosya kapsamına uygun olmayıp açıkça maddi hataya dayandığı görülmekle bozma kararı ile bu karara karşı verilen direnme kararı kaldırılarak usulüne uygun ve yöntemince temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

3. Açıklanan nedenlere göre açık biçimde maddi hataya dayalı olan bozma kararı ile bu karara karşı verilen direnme kararı ortadan kaldırılmalı ve işin esasına ilişkin olarak ileri sürülen temyiz itirazları yöntemince incelenerek dosya kapsamına uygun karar verilmek üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

C. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Özel Dairenin 21.11.2024 tarihli ve 2023/8728 Esas, 2024/11451 Karar sayılı bozma kararı ile bu karara karşı İlk Derece Mahkemesince verilen 19.02.2025 tarihli ve 2025/5 Esas, 2025/26 Karar sayılı direnme kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Temyiz itirazlarının yöntemince incelenmesi için dosyanın YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

06.05.2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

§