"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2014/180 E., 2014/304 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 28.11.2013 tarihli ve
2013/6079 Esas, 2023/7543 Karar sayılı BOZMA kararı
1. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Turhal Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı ..., ..., ... ve ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davacı ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi
4. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin 15.07.1954 tarihinde 15... kütük numarası ile 500,00 TL ödeyerek davalı kooperatiften 10 pay satın aldığını, ancak müvekkillerinin murisinin 30.11.2006 tarihinde vefat ettiğini ve ölüm ile ortaklığının sona erdiğini, müvekkillerinin ortaklığa devam etmek istemediklerini ve ortaklık payının nakit olarak kendilerine hisseleri oranında ödenmesini istediklerini, bu konuda davalı kooperatife yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ortaklık payı 7.000,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı
5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların dayandıkları pay senedinin ...’a ait olup, muris ...’ya ait olmadığını, davacıların murisinin müvekkili kooperatifte ortaklık kaydının bulunmadığını, davacıların iddialarında gerçeklik payı olsa dahi ortaklık senedinin 1954 tarihli olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, ana sözleşme gereğince müspet gelir gider farkından ortaklara sermaye üzerinden kazanç verilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin Kararı
6. Turhal Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 05.03.2013 tarihli ve 2008/30 Esas, 2013/137 Karar sayılı kararı ile; pancar ekicileri kooperatifinin 10.03.2008 tarihli yazı cevabında davalı kooperatifte ... oğlu ... veya ...adına kaydın bulunmadığının, dava dışı ... Pancar Ekicileri Kooperatifinde ... adına ... ortaklık numarası ile kaydın bulunduğunun belirtildiği, davada ileri sürülen ... nolu kütük sırasında ... isimli ortağın kayıtlı olduğu, bahse konu pay senedinin geçerli olup olmadığının tespit edilemediği, geçerliliği dahi tartışılan 1954 tarihli pay senedine istinaden düzenli aidat toplayan bir kooperatifte davacıların murisinin resmî hiçbir kaydına rastlanılmadığı, bu kadar uzun bir süre kooperatifle hiçbir ilişki kurulmaması durumunda davacıların talebinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesine uygun değerlendirilemeyeceği, pay senedinde adı geçen ... oğlu ...’ın davacıların murisi ... olduğunun kabul edildiği ve 1954 tarihli pay senedinin geçerli olduğu durumda dahi pay sahiplerinin sermaye olarak kooperatife verdiklerini geri isteyemeyecekleri, aradan geçen süre nazara alındığında davalı vekilinin çıkma payı alacağının zamanaşımına uğradığına dair savunmasının haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı
7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ..., ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 28.11.2013 tarihli ve 2013/6079 Esas, 2013/7543 Karar sayılı kararı ile;
“…Dava, murisin ortaklık payının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan inceleme ve hükme esas alınan bilirkişi raporu, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Dosyadaki belgelerden, davacıların murisi ...'nun ... numaralı ortaklık belgesi ile kooperatif üyesi olduğu ve 30.11.2006 tarihinde vefat ettiği, geriye ise mirasçı olarak davacıları bıraktığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut ve 28.04.2010 tarihli bilirkişi heyet raporunda, “ yedek akçe ve risturn olarak ayrılması gereken oranlarla ilgili düzenlemelerin saptanabilmesi için davalı kooperatifin anasözleşmesi ve sonradan anasözleşmede yapılan değişiklikler ile 19 ncu madde kapsamında geçmiş yıllar zararları varsa bunların tespiti bakımından 1951 yılından itibaren gelir gider kalemleri, ayrılan yedek akçeler ve dönem net karlarını gösteren bilançolar, her yıl ortaklara ödenmesi gereken risturn miktarları ile ortaklara risturn/faiz ya da başka bir ad altında ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise miktarları, 1951 yılından itibaren ortaksayılarının, davalı kooperatifin iştiraklerinin dava tarihi itibariyle değerlerinin bilinmesi gerektiği,bu bilgilerin temini halinde sağlıklı rapor tanzim edileceği” belirtilmesine ve mahkemece bu rapor ilgi tutularak kooperatifler üst birliği olan Pankobirliğe eksikliklerle ilgili müzekkere yazıldığı, adı geçen birlik tarafından 01.03.2013 tarihli cevabi yazıda, “istenilen bir kısım bilgilerin celbi hususunda ilgili yerlere müzekkere yazılarak istendiği, çalışmaların devam ettiği ve bilgilerin gönderilmesi halinde mahkemeye bu bilgilerin gönderileceği” belirtilmesine rağmen, bu ara kararı gereğince ilgili yerlerden istenilen belgeler temin edilmeden ve bu belgeler henüz gelmeden, bilirkişilerce değerlendirme imkanı da bulunmadığından, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Direnme Kararı
9. Turhal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 10.06.2014 tarihli ve 2014/180 Esas, 2014/304 Karar sayılı kararı ile; önceki karar gerekçesi yanında dosyanın mevcut haliyle hüküm kurmaya yeterli olduğu, davalı kooperatifin 1951 yılından itibaren altmış yıllık kâr zarar hesabının bilirkişi aracılığı ile tespitini gerektiren bir durumun bulunmadığı, davacıların murisinin Mecitözü Köprübaşı Mahallesinden ... oğlu ... olduğu, dayanak olarak gösterilen senette yazılan ismin ise ... Köyünden ... oğlu ... olduğu ve kooperatif senedinde belirtilen ... kütük sırasının davacıların murisine değil, ... isimli ortağa ait olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi
10. Direnme kararı süresi içinde davacı ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacıların murisinin ortaklık payının ödenmesi istemiyle açılan eldeki davada, mahkemece yapılan inceleme ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olup olmadığı, mahkemenin dosyanın mevcut hâliyle karar verip veremeyeceği ve gerekli araştırmayı yapmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurup kurmadığı noktasında toplanmaktadır.
III. GEREKÇE
12. Somut olayda; davacılar murisinin ortaklık payının ödenmesi istemiyle açılan davada mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 28.04.2010 tarihli raporda, yedek akçe ve risturn olarak ayrılması gereken oranlarla ilgili düzenlemelerin saptanabilmesi için davalı kooperatifin ana sözleşmesi ve sonradan ana sözleşmede yapılan değişiklikler ile on dokuzuncu madde kapsamında geçmiş yıllar zararları varsa bunların tespiti bakımından 1951 yılından itibaren gelir gider kalemlerinin, ayrılan yedek akçeler ve dönem net kârlarını gösteren bilançoların, her yıl ortaklara ödenmesi gereken risturn miktarları ile ortaklara risturn/faiz ya da başka bir ad altında ödeme yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise miktarlarının, 1951 yılından itibaren ortak sayılarının, davalı kooperatifin iştiraklerinin dava tarihi itibariyle değerlerinin bilinmesinin gerektiği belirtilerek bu bilgilerin temini hâlinde davacıların ortaklık pay miktarının tespit edilebileceğinin açıklandığı görülmektedir.
13. Mahkemece 28.04.2010 tarihli rapor doğrultusunda kooperatifler üst birliği olan Pankobirliğe eksikliklerle ilgili müzekkere yazıldığı, adı geçen birlik tarafından 01.03.2013 tarihinde verilen cevapta, mahkeme taleplerinin karşılanabilmesi için gerekli olan birçok bilgi, belge ve kooperatif kayıtlarının birliğin kayıt ve arşivinde bulunmadığı, istenilen bir kısım bilgi ve belgelerin temini için ilgili kooperatiflere müzekkere yazıldığı, çalışmaların devam ettiği ve ilgili kooperatiflerce bilgilerin gönderilmesi hâlinde mahkemeye istenilen belgelerin gönderileceği hususunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
14. Ne var ki mahkemece Pankobirlikten istenilen belgeler temin edilmeden ve bilirkişi heyetine bilgi ve belgeleri değerlendirme imkânı verilmeden, uyuşmazlığın çözümü için gerekli araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiştir.
15. Bu durumda mahkemece yapılan inceleme ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğundan söz edilemez.
16. Diğer taraftan her ne kadar dava tarihi 24.01.2008 olmasına rağmen, direnmeye ilişkin gerekçeli karar başlığında 27.03.2014 olarak hatalı gösterilmiş ise de bu husus mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olup, esasa etkili olmadığından ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.
17. Hâl böyle olunca, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki belge ve delillere, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi doğru olmamıştır.
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı, 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine,
Aynı Kanun’un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.