"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/570 E., 2024/16 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.10.2023 tarihli ve
2022/2180 Esas, 2023/5915 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki davalı kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
A. Ön Sorun
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından mı yoksa Özel Daire tarafından mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
B. Gerekçe
Değerlendirme
1. Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli, gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
2. Mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde direnme kararının varlığından söz edilemez.
3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm niteliğindedir.
4. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, kararın davalı Kurum vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece; davacının itiraza mesnet markalarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden önce dava dışı şirkete devredildiğine dair belgenin davalı şirket tarafından dosyaya sunulduğu, devrin saptanması durumunda davacının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 35. maddesi kapsamında ilgili sıfatını kaybedeceği ve YİDK kararının iptali davasını açmakta hukuki yararının kalmayacağı hususları göz önüne alınarak, öncelikle dosyaya davalı şirket tarafından sunulan markaların devrine ilişkin belgelerin gerçekliği araştırılıp devir söz konusu ise davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği hususları tartışılmadan karar verilmesinin eksik incelemeye dayalı olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince, dava konusu YİDK kararının verildiği ve dava açıldığı tarihlerde itiraza mesnet markaların davacıya ait olması sebebiyle davacının hukuki yararının mevcut olduğu, devir tarihinden sonra ise davacının bu hakları devralan şirkete geçeceğinden davaya devralan şirket üzerinden devam edilmesi gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125/2. maddesi gereğince dosyaya davalı tarafından sunulan markaların devrine ilişkin belgelerin gerçekliği araştırılıp devir söz konusu ise davanın devralan şirket üzerinden kaldığı yerden devamına ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, uyma kararı verilmesi hâlinde ise bozma ilâmı mahkemeyi bağlayacağından ve ret kararı vermek gerekeceğinden direnme kararı verilmesi gerektiği vurgulanmak suretiyle önceki hükümde direnilmiştir.
5. Görüldüğü üzere direnme olarak adlandırılan kararın bu hâli ile usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, İlk Derece Mahkemesince direnmeye esas önceki karar gerekçesinde değinilmeyen, dolayısıyla Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni ve değişik bir gerekçe ile verilen yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
6. Hâl böyle olunca verilen bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil Özel Daireye aittir.
7. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.