"İçtihat Metni"
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 2. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza
SAYISI : 489-556
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hırsızlık suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Mustafakemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 01.07.2014 tarihli ve 54-78 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesince 29.05.2017 tarih ve 539-6125 sayı ile; "Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun uyarınca müsnet suçun uzlaştırma kapsamına alınması karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararına uyan Yerel Mahkemece 10.01.2019 tarih ve 199-19 sayı ile; sanığın isnat edilen suçtan TCK’nın 141/1, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, söz konusu hükmün de sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesince 12.11.2019 tarih ve 1583-16565 sayı ile; "Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 7/7. maddesinde yer alan 'Soruşturma evresinde mağdur veya suçtan zarar görenin ölümü hâlinde uzlaştırma işlemi sonlandırılır. Kovuşturma evresi için Kanun'un 243. maddesi hükmü saklıdır' şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, şikâyetçinin yargılama aşamasında vefat etmesi nedeniyle beyanlarına başvurulan mirasçılarının, sanık ile uzlaşmayı kabul etmeleri karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaştırma nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 16.12.2019 tarih ve 489-556 sayı ile; "CMK'nın 243. maddesinde yer alan, katılanın ölümü veya vazgeçmesi hâlinde katılmanın hükümsüz kalacağı ve mirasçıların katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabileceklerine ilişkin düzenleme dikkate alındığında, her şeyden önce burada katılanın bulunması gerektiği, kişinin katılma talebinde bulunmaması veya davaya açıkça katılmaması hâlinde mirasçılarının davaya katılma ve murisin haklarını takip etme yetkilerinin bulunmadığı, müştekinin 20.09.2012 tarihinde duruşmada dinlenmesinde açıkça davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, daha sonra vefat eden müştekinin haklarını takip etmek amacıyla mirasçılarının davaya katılmalarının mümkün olmadığı gibi mirasçılar ile yapılan uzlaştırmanın da hukuki sonuç doğurmayacağı," şeklindeki gerekçe ile bozma ilamına direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Direnme kararına konu bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2020 tarihli ve 11657 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesince 21.10.2020 tarih ve 5274-9928 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 05.07.2023 tarih ve 438-389 sayı ile direnme gerekçesi isabetli bulunarak Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin bozma kararının kaldırılmasına karar verilmiş, bahsi geçen Dairenin kapatılması nedeniyle dosya esasın incelenmesi amacıyla bu Daireye ait işlerin devredildiği Yargıtay 6. Ceza Dairesine tevdi edilmiştir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesince 16.04.2024 tarih ve 119-4601 sayı ile dosya Yargıtay 2. Ceza Dairesine gönderilmiş, Yargıtay 2. Ceza Dairesince de 04.07.2024 tarih ve 6654-11011 sayı ile direnme kararının incelenmesi amacıyla dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK KONUSU
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; direnme kararına konu hükmün Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2023 tarihli ve 438-389 sayılı kararı ile isabetli bulunarak esasın denetlenmesi amacıyla dosyanın Özel Daireye gönderilmiş olması karşısında, ortada Ceza Genel Kurulunca inceleme yapılmasını gerektirir bir karar bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
III. GEREKÇE
Direnme kararına konu hükmün Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenerek isabetli bulunduğu, ancak kararına direnilen Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 03.11.2020 tarihli ve 245 sayılı kararı ile 01.12.2020 tarihinden geçerli olmak üzere kapatılmasına ve arşivinde bulunan tüm işlerin Yargıtay 6. Ceza Dairesine devrine karar verilmesi nedeniyle esas yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 25.01.2023 tarihli ve 1 sayılı kararı uyarınca hırsızlık dosyalarının Yargıtay 2. Ceza Dairesine devrine karar verilmesi nedeniyle incelemeye konu dosyanın temyiz incelemesini yapmaya Yargıtay 2. Ceza Dairesinin yetkili ve görevli olduğu, ortada Ceza Genel Kurulunca inceleme yapılmasını gerektirir bir karar da bulunmadığı kabul edilmelidir.
IV. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Dosyanın esasının incelenmesi maksadıyla Yargıtay 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.