Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Hukuk Genel Kurulu

Ceza Genel Kurulu

Dosya2024/313 E. 2026/240 K.

"İçtihat Metni"

KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ : 3. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 981-20

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.03.2018 tarihli ve 681-366 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince 22.01.2020 tarih ve 981-20 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

Bu kararın da Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 08.11.2023 tarih ve 15551-8723 sayı ile ''Dosya kapsamında 03.11.2016 tarihli Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığındaki beyanında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini bildirip örgüt mensupları ve faaliyetleri ile ilgili bilgiler veren sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin a bendinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi'' isabetsizliğinden bozulmasına karar vermiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2024 tarih ve 20263 sayılı itirazını inceleyen Özel Dairece bu kez 06.03.2024 tarih ve 1308-3633 sayı ile; "Tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın örgüt üyesi olduğuna, yine aşamalarda terör örgütü ve örgüt üyeleri ilgili bilgiler vermesi nedeniyle hakkında TCK’nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması gerektiğine dair Dairemizin bozma kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığı" tespiti yapıldıktan sonra itirazın reddine ve dosyanın itirazın incelenmesi için Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere tevdiine karar verildiği anlaşılmaktadır.

II. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 11.01.2024 tarih ve 20263 sayı ile; "... FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan kamu davasında CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilen sanığın, tebliğnamede belirtildiği üzere Yargıtay ilamında da atıf yapılan 'etkin pişmanlık' kapsamındaki savunması, tanık beyanları ile dosya kapsamından, 2014 yılı öncesinde ve birkaç kez olmak üzere sonrasında, sanayici iş adamlarının bulunduğu örgüt sohbet ve himmet toplantılarına katıldığı anlaşılmış ve 2014 yılından sonra mütevelli heyeti içinde örgütsel faaliyetlerine devam ettiğine dair sadece somut delillerle ispat olunamayan gizli tanık beyanı mevcut ise de, gerek yargılama aşamasında dosyaya giren örgüt mensubu avukat ile bölge imamı ... kod isimli şahsa ait bylock yazışma içerikleri gerekse temyiz aşamasında Kayseri İl Emniyet Müdürlüğünün 24/02/2021 tarihli yazısı ekinde gönderilen savunmayı destekler nitelikteki 3590 10... 4 ID numaralı bylock kullanıcılarının, '... yarın donuyormuş. Bilgin var mı', '... abi bizim abimiz mi', 'yok abi. ... abi dönüyor', 'abi metin abi direk bizim abimiz değil de duygu düşünce olarak bize yakın' şeklindeki yazışma içeriği dikkate alındığında, örgüt üyesi olmadığına dair kabulde isabetsizlik bulunmadığı, bununla birlikte; dosya kapsamındaki bilgi belgeler incelendiğinde tanık beyanlarına da yansıdığı üzere, örgüt hiyerarşisine dahil olmasa da örgütle iltisaklı olduğu anlaşılan sanık ile abisi ...'in ortağı oldukları '... Dayanıklı Tüketim Malları ve Soğutma San. Tic. A.Ş.’nin' FETÖ terör örgütüne para yardımı yaptığı iddiası ile soruşturma başlatıldığının tespiti, tanıkların, sanığın, abisi ...'e ait şirket hisselerini 15 Temmuz darbe girişiminden sonra muvazaalı olarak devraldığını belirtmeleri, ticaret sicil gazetesi kayıtlarından 15/07/2016 tarihinde şirket merkezinde yapılan yönetim Kurulu toplantısı sonucunda, 18/07/2016 tarihli karar ile ...'in 25.000 adet hissesinin tamamını 5000.000-TL bedelle sanığa devretmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, örgüte yardım fiilinin örgütün bizzat kendisi veya mensupları lehine gerçekleştirilebileceği de dikkate alınarak; ... hakkındaki dosyanın akıbetinin araştırılarak, örgüte üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmesi halinde, ...'in anılan şirketteki hissesinin sanık tarafından devralınması işleminde muvazaa olup olmadığının, anılan şirket mal varlığının meşru bir yolla elde edilip edilmediğinin ve şirket kanalıyla örgüte finans sağlanıp sağlanmadığının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespiti amacıyla, şirket hesap ve işlemlerinin Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca incelenmesi suretiyle bu konuda ayrıntılı rapor aldırılması sonrasında, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği kanaatine varılmış ve bu gerekçeyle hükmün bozulması görüşü ile tebliğname düzenlenmiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin anılan kararında; 'Tebliğname'ye uygun olarak' karar verildiği belirtilmiş ise de, suçun sübutuna veya vasfına ilişkin esastan değerlendirme yapılmaksızın sadece etkin pişmanlık kapsamındaki savunması sebebiyle sanık hakkında '5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin a bendinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Etkin pişmanlık hükmünün değerlendirilebilmesi için öncelikle TCK'nın 221. maddesine konu suçlardan birinin sübuta ermesi gerekir. Temyiz davasına konu hükmün beraat hükmü olması itibarıyla öncelikle bu yönden bozmaya konu edilmesi ve sonucuna göre de etkin pişmanlık hükmünün değerlendirmeye konu edilmesinde hukuki zorunluluk bulunmaktadır. Sanığın beraat etmiş olması ve sonradan, örgüt hiyerarşisine dahil olmadığına dair kabulü destekleyen bylock içeriği delili dışında dosya kapsamına başka delil girmemesi, tebliğnamede örgüt mensubu olmadığı kabulü isabetli görülerek somut eyleminin yardım suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair araştırma yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmiş olması itibarıyla bozma gerekçesinin ve karar kısmının dosya kapsamıyla örtüşmediği değerlendirilmiştir. Dosyanın esasına ilişkin tebliğnamede belirtilen görüşümüzde değişiklik bulunmamaktır." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.

CMK’nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 06.03.2024 tarih ve 1308-3633 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

III. UYUŞMAZLIK KONUSU

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; terör örgütüne üye olma suçundan beraatine ilişkin hükmün temyizine dair ilamda suçun sübutu ve unsurları ile ilgili bir değerlendirme yapılmadan sanık hakkında TCK’nın 221/4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki bozma gerekçesinin çelişki içerip içermediğinin belirlenmesine ilişkin ise de Özel Dairenin itiraz üzerine verdiği 06.03.2024 tarihli ve 1308-3633 sayılı kararında dosya kapsamı itibarıyla sanığın örgüt üyesi olduğu ve aşamalarda terör örgütü ve örgüt üyeleri ile ilgili bilgiler vermesi nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 221. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması gerektiği kabul edilmek suretiyle çelişkinin fiilen giderildiği dosyada, Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; TCK’nın 220/7 ve 221. maddelerinin düzenlenme şekilleri ve nitelikleri itibarıyla örgüte yardım suçu bakımından eksik araştırmayla karar verilip verilmediğine ilişkin uyuşmazlık konusunun değerlendirilmesine gerek olup olmadığının tartışılması gerekmektedir.

IV. GEREKÇE

A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar

Yüksek Ceza Genel Kurulunun 26.06.2024 tarihli ve 272-204 sayılı kararında da açıklandığı üzere;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, CMK'nın "Altıncı Kitap", "Üçüncü Kısım", "Birinci Bölüm"de olağanüstü kanun yollarından biri olarak düzenlenmiştir.

Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz (CMK madde 308/1). 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesiyle eklenen fıkralara göre; itiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir (CMK madde 308/2). Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir (CMK madde 308/3). Özel Dairenin, itirazın tamamen kabulüne veya reddine karar vermesi mümkün olduğu gibi kısmen kabulüne karar vermesine de kanuni bir engel bulunmamaktadır. Dairece itirazın kısmen kabulüne karar verilmesi durumunda itirazın yerinde görülmeyen kısmı ile ilgili olarak değerlendirme yapılmak üzere dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilecektir.

Olağanüstü kanun yollarından biri olarak düzenlenmiş olsa da, tüm hukuka aykırılıkların bir defada giderilmesi gerektiği düşüncesiyle gerek Özel Dairelerin gerekse Genel Kurulun, itiraz sebebi ile bağlı olmaksızın (CGK, 21.06.2023 t., 255-363 sy.) tespit ettiği usulen öncelikli ve/veya diğer tüm hukuka aykırılıkları göz önünde bulundurarak bir karar verebileceği kabul edilmiş ve istikrar kazanan bu uygulama sürdürülegelmiştir.

Diğer taraftan, gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamakta, tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda, kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gerekli olmaktadır (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34/CGK 2003/7-223, 2003/2 39... /4-23, 2004/38 sayı).

Yargılama faaliyeti sonucunda ortaya çıkan vicdani kanaatin oluşum sürecinin inikâsı olan gerekçe; akla, bilime, hukuka ve dosya kapsamına uygun, tarafların ve kamuoyunun ikna ve güveni ile kanun yolu mahkemelerinin denetimine elverişli yeterlilikte (Hadjianastassiou/Yunanistan, B. No: 12945/87, 16/12/1992, § 33) olduğunu açıkça ortaya koymalı, gerek kendi içinde gerekse hüküm fıkrası ile çelişki oluşturacak ifade ve unsurlar barındırmamalıdır.

Keza cezayı kaldıran ya da cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden biri olarak, TCK'nın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık kurumunun uygulanabilmesi için; aynı Kanunun 36. maddesinden farklı olarak, suçun oluşması ve tamamlanması gerekmektedir. Bu nedenle temyiz denetiminde takip edilecek tertipte; usuli incelemelerden sonra öncelikle sübut sorunu çözülmeli, müteakiben sübutu kabul edilen fiilin, maddi hukuk karşısındaki durumu belirlenmelidir. Sanığa isnat edilen ve sübut bulan fiilin suç teşkil ettiği sonucuna ulaşılırsa bu kez, düzenlenmiş ise etkin pişmanlık şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir.

B. Hukuki Değerlendirme

İhtilafla sınırlı ayrıntılarına hukuki süreç bölümünde yer verilen dosyada;

Terör örgütüne üye olma suçundan beraate ilişkin hükmün temyiz incelemesini yapan Özel Dairenin, sanığın eyleminin müsnet suçu oluşturup oluşturmadığına dair bir tartışma ve tespit yapmadan, doğrudan TCK’nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozma kararı veremeyeceğinde şüphe bulunmamakta ise de; itiraz üzerine yaptığı inceleme sonunda bu kez sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübuta erdiğini kabul edip hakkında TCK’nın 221/4-1. cümlesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması lüzumuna işaret ettikten ve işbu usule aykırılığı belirtilen suretle tashih ettikten sonra dava dosyasını Ceza Genel Kuruluna gönderdiği (CMK madde 308/3) görülmekle,

Özellikle itirazın münderecatı, ikmal ve tashih edilen bozmanın mahiyet ve kapsamı ile TCK'nın 314/3 ve 220. maddesinin 7. fıkrasındaki atıfların niteliği nazara alındığında (eylemin sübut ve vasfının tartışma konusu yapılmadığı müzakerede), çözülmesi gereken başkaca uyuşmazlık bulunmadığından Ceza Genel Kurulunca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.

V. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1- Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken başkaca uyuşmazlık bulunmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

§