"İçtihat Metni"
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza
SAYISI : 8-207
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun ile değişik 103/2, 62, 53... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.12.2018 tarihli ve 485-687 sayılı hükmün, sanık, sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince 14.03.2019 tarih, 725-561 sayı ve oy çokluğu ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 25.06.2020 tarih ve 6086-2682 sayı ile; ''...Sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine on sekiz yaşında olduğu yönünde beyanda bulunduğundan bahisle yaşa itirazda bulunması, mağdurenin kovuşturma evresinde alınan beyanında sanığa on beş yaşında olduğunu söylediğini belirtmesi ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince merciinden mağdurenin doğum tutanağının onaylı sureti getirtilip resmi bir sağlık kurumunda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının belirlenmesi halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması, mağdurenin kovuşturma evresindeki yaşa ilişkin beyanı üzerinde durularak 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması yerine, eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesince 25.02.2021 tarih ve 277-86 sayı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın, 6545 sayılı Kanun ile değişik 103/2, 62, 53... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin kurulan hükmün de sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 02.12.2021 tarih ve 24982-9532 sayı ile; ''...Mağdurenin, internet üzerinden tanışıp, ikinci buluşmada cinsel ilişkiye girdiği sanığa on beş yaşında olduğunu söylediği yönündeki beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın yaşı ve sosyo ekonomik durumu da dikkate alınıp, mağdureye ilişkin ifade görüntü kayıtları ile fotoğraflar da değerlendirildikten sonra toplanan deliller ve eylemin oluş şekline göre 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ise 07.06.2022 tarih, 8-207 sayı ve oy çokluğu ile ''...Her ne kadar savunmasında mağdur ile rızasıyla organ sokmak suretiyle cinsel birliktelik yaşadığını kabul etmiş olan sanığın, mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğünü belirttiği görülmüş olsa da; mağdur beyanlarına göre 2017 yılında okullar açıldıktan birkaç hafta sonra sosyal medya üzerinden görüşüp tanışarak arkadaş olduktan sonra arkadaşlıklarının suç tarihi itibariyle 2 ay gibi bir süre boyunca sevgililiğe dönüşen, olay öncesinde birlikte buluşup kafede ve sosyal ortamlarda zaman geçiren ve bu süreçte okula giden mağdurun yaşının 18 olduğunu tahmin ettiği yönündeki söylemlerinin hayatın olağan akışıyla bağdaşmayan aşamalarda değişen çelişkili beyanlar içerdiği, mağdurenin yaşı konusundaki söylemlerinin facebook sayfasında doğum tarihi olarak belirtmiş olduğu 16... tarihi ile açıkça çelişmesi, facebook fotoğraf ve görüntülerinden yaşça küçük olduğunun ve belirttiği tarihin doğru olmadığının ortalama zekaya ve hayat tecrübesine sahip herkesçe anlaşılabilir olması nedenleriyle sanığın yaş konusunda hataya düştüğüne dair savunmalarına itibar edilmemiş olup; Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin... uzmanlık raporu, mağdurun aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde 14 yaşından bile küçük ( 13... ay 21 günlük) olan 2 aydır tanıdığı (ortaokul 7. Sınıf öğrencisi) mağdureyi gece vakti sahile götürerek organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye giren sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel istismar suçundan mahkumiyetine dair mahkememize tam bir vicdani kanaat gelmiş olmakla Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.12.2021 tarih ve 2021/24982-9532 E-K sayılı bozma ilamına uyulmadığı,'' gerekçesi ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Direnme kararına konu bu hükmün de Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ile katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2022 tarihli ve 109114 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 11.05.2023 tarih ve 11936-3022 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI, KONUSU VE ÖN SORUN
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş bulunduğundan, temyiz incelemesi sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi çoğunluğu arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma imkânının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; İlk Derece Mahkemesi kararının yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gereklidir.
III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER
İncelenen dosya kapsamından;
Katılan mağdurun soruşturma aşamasında alınan ifadesine ilişkin görüntü kayıtlarının dosya içerisinde bulunduğu,
Soruşturma evresinde katılan mağdur hakkında sosyal inceleme raporu ile adli görüşme, değerlendirme ve ön görüşme raporlarının tanzim edildiği,
Alınan beyanlar ile kimlik tespiti ve yakalama işlemlerine ilişkin tahkikat evrakında sanığın eğitim, mesleki ve ekonomik durumuna dair bilgilerin mevcut olduğu,
Katılan mağdur ... sanığa ait sosyal medya hesaplarına ilişkin ekran görüntüleri ile fotoğrafların ibraz edildiği,
Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin bozma kararı öncesinde, İlk Derece Mahkemesince yürütülen yargılama sırasında katılan mağdur ile sanığın huzurda dinlenildiği, beyanlarının SEGBİS sistemi aracılığıyla kayıt altına alındığı ve anılan kayıtların dosya içerisinde bulunduğu,
İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve 485-687 sayılı gerekçeli kararında; ''...Her ne kadar savunmasında...sanığın, mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğünü belirttiği görülmüş olsa da; 2 ay gibi bir süre sevgilisi olan, bu süreçte okula giden mağdurun yaşının 18 olduğunu tahmin ettiği yönündeki söylemlerinin hayatın olağan akışıyla bağdaşmayan aşamalarda değişen çelişkili beyanlar içerdiği, bu nedenle sanığın yaş konusundaki savunmalarına itibar edilmediğinin'' belirtildiği,
Üye hâkim tarafından yazılan karşı oy gerekçesinde TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunulduğu görülen Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 725-561 sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddedildiği,
Katılan mağdurun resmî bir sağlık kurumunda doğup doğmadığının araştırılması, doğmadığının belirlenmesi hâlinde gerçek yaşının usulüne uygun biçimde bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi ve kovuşturma evresindeki yaşa ilişkin beyanı üzerinde durularak, sanık hakkında TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının tartışılması gerekirken eksik gerekçe ile hüküm kurulması isabetsizliğine ilişkin Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 6086-2682 sayılı bozma ilamına uyan İlk Derece Mahkemesince, katılan mağdurun hastane doğumlu olduğuna dair doğum tutanağı ile belgelerin celp edildiği; 25.02.2021 tarihli ve 277-86 sayılı kararda ise ''..sanığın, mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğünü belirttiği görülmüş olsa da; mağdur beyanlarına göre 2017 yılında okullar açıldıktan birkaç hafta sonra sosyal medya üzerinden görüşüp tanışarak arkadaş olduktan sonra arkadaşlıklarının suç tarihi itibariyle 2 ay gibi bir süre boyunca sevgililiğe dönüşen, olay öncesinde birlikte buluşup kafede ve sosyal ortamlarda zaman geçiren ve bu süreçte okula giden mağdurun yaşının 18 olduğunu tahmin ettiği yönündeki söylemlerinin hayatın olağan akışıyla bağdaşmayan aşamalarda değişen çelişkili beyanlar içerdiği, mağdurenin yaşı konusundaki söylemlerinin facebook sayfasında doğum tarihi olarak belirtmiş olduğu 16... tarihi ile açıkça çelişmesi, facebook fotoğraf ve görüntülerinden yaşça küçük olduğunun ve belirttiği tarihin doğru olmadığının ortalama zekaya ve hayat tecrübesine sahip herkesçe anlaşılabilir olması nedenleriyle sanığın yaş konusunda hataya düştüğüne dair savunmalarına itibar edilmediğinin'' belirtildiği,
Katılan mağdurun internet üzerinden tanıştığı ve ikinci buluşmada cinsel ilişkiye girdiği sanığa on beş yaşında olduğunu söylediği yönündeki beyanları, savunma ve tüm dosya içeriğine nazaran; sanığın yaşı ve sosyo ekonomik durumu da dikkate alınıp mağdura ilişkin ifade görüntü kayıtları ile fotoğraflar değerlendirildikten sonra, toplanan deliller ve eylemin oluş şekline göre TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulmasının isabetsizliğine ilişkin Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.12.2021 tarihli ve 24982-9532 sayılı bozma kararı üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 2022/8 Esas numarasını kayden yürütülen yargılamada; 04.03.2022 tarihli dilekçe ile sanık tarafından dosyaya katılan mağdurun kendisine gönderdiğini belirttiği mesajlara ilişkin ekran görüntülerini sunduğu, 07.06.2022 tarihli duruşma zaptında şikâyetinin devam ettiğini öne süren katılan mağdurun görüntü itibarıyla yaşıyla uyumlu gösterdiğinin gözlemlendiği bilgisine yer verildiği, bozma öncesi süreçte verilen mütalaaların aksine, Cumhuriyet savcısı tarafından mağdurenin beyanlarında sanığa on beş yaşında olduğunu söylediğine ilişkin açıklamalara da yer verilerek, sanık hakkında TCK'nın 30. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğu yönünde mütalaada bulunulduğu, sanığa TCK'nın 104/1. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanındığı ve yargılama neticesinde oy çokluğu ile tefhim olunan hükümle bozmaya direnilerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,
Bozma öncesinde verilen gerekçeli karardan farklı olarak bu kez gerekçede; ''...Suç tarihinde 14 yaşından bile küçük ( 13... ay 21 günlük) olan 2 aydır tanıdığı (ortaokul 7. Sınıf öğrencisi) mağdureyi gece vakti sahile götürerek organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye giren sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel istismar suçundan mahkûmiyetine dair Mahkememize tam bir vicdani kanaat gelmiş olmakla Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.12.2021 tarih ve ... bozma ilamına uyulmayarak ... hüküm kurulduğunun'' belirtildiği,
Üye hâkimin karşı oyunda; aşamalarda sanığın, mağdurun yaşı hususunda mağdurdan elde ettiği bilgiler çerçevesinde 15 yaş ve üzerinde olduğunu düşündüğü ve bu saikle hareket ettiği, mağdurun rızasıyla bir kez cinsel birliktelikte bulunduğu, bu durumun 15-18 yaş grubunda bulunan çocukla rızası dâhilinde cinsel ilişki suçuna vücut verdiği, nitekim Yargıtay bozma kararlarında mağdurun yaşı hususunda sanığın hataya düştüğünün değerlendirildiğinin ifade edildiği,
Yargıtay 9. Ceza Dairesince 11.05.2023 tarih ve 11936-3022 sayı ile direnme kararının; ''...Mağdurenin, internet üzerinden tanışıp, ikinci buluşmada cinsel ilişkiye girdiği sanığa on beş yaşında olduğunu söylediği yönündeki beyanları, sanığın yaşı ve sosyo ekonomik durumu ile mağdureye ilişkin ifade görüntü kayıtları değerlendirildikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması nedeniyle yerinde görülmediği,'' gerekçesiyle direnme kararının yerinde görülmediği,
Anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Ön Sorun Konusuna İlişkin Açıklamalar
Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,
c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,
Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme
TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin tartışılması gerektiğini belirten Yargıtay (Kapatılan)14. Ceza Dairesince verilen bozma kararı öncesinde, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında alınan ifadelerine ilişkin görüntü kayıtları ile sosyal medya hesaplarında yer alan paylaşım ve resimlerinin dosya içerisinde bulunduğu, sosyal inceleme ile adli görüşme ve değerlendirme raporlarının alındığı, gerekçeli kararlarda beyanlarının tamamına yer verilmemiş ise de duruşma zaptı ve görüntü kaydından on beş yaşında olduğunu sanığa söylediği hususu sarih olan ve hastane doğumlu olduğuna dair kayıtları da anılan bozma kararı üzerine temin edilen mağdur ile; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.12.2021 tarihli ve 24982-9532 sayılı bozma kararında yaşı, sosyal ve ekonomik durumu da dikkate alınarak, mağdurun görüntü kayıtları ile fotoğrafları da değerlendirildikten sonra toplanan deliller ve eylemin oluş şekline göre TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin değerlendirilerek durumunun tayin ve takdiri hususunda yeterli gerekçe ile hüküm kurulması gerektiği ifade edilen sanık hakkında, belirtilen bozma kararı üzerine yapılan; katılan mağdurun görüntü itibarıyla yaşıyla uyumlu olduğunun gözlemlendiği, sanık tarafından dilekçe ekinde mesaj içeriklerinin dosyaya ibraz edildiği, sanığa ek savunma hakkı tanındığı ve bozma kararında işaret olunan hususların muhakeme sujelerince tartışılması suretiyle ifa olunan yargılama neticesinde, her ne kadar ayrıntılı izahına tevessül edilmemiş ise de safahat ve beyanlara da yer verilerek sanığın hata savunmasına itibar edilmediğini izah ile oy çokluğuyla verilen direnme kararının mahiyetine nazaran, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm, usulüne uygun bir direnme olmadığından yeni hüküm niteliğindedir. Temyiz incelemesinin Yargıtayın ilgili Dairesi tarafından yapılması gerektiği kabul edilmelidir.
Bu itibarla, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Ulaşılan sonuca göre esas uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 8-207 sayılı kararı yeni hüküm niteliğinde olduğundan dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.