Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2024/15006 E. 2025/400 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/74 E., 2024/385 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Erzurum Yakutiye Belediye Başkanlığında çalışmakta iken 2010 yılında Sağlık Bakanlığına devredildiğini, aynı tarihte sendikaya üye olduğunu, Belediyede çalışırken üyesi olduğu sendikanın toplu iş sözleşmesinin uygulanmaması, hatalı uygulanması veya usule aykırı protokol ile yevmiyelerinin düşürülmesi sonucu Bakanlığa devredilirken ücretlerinin düşük gösterildiğini, bu nedenlerle davalı aleyhine 29.09.2017 tarihli dava dilekçesi ile Ankara 22. İş Mahkemesinin 2017/493 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını ve bu davada alınan bilirkişi raporunda davacının 29.09.2017 tarihindeki ücretinin 130,28 TL olarak hesaplandığını, işbu dava ile ise 29.09.2017 tarihinden sonraki dönem için ilk açtıkları davada tespit edilen ücret seviyesine göre Bakanlık ile Sağlık İş Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinin uygulanarak fark alacaklarının hesaplanması gerektiğini iddia ederek ücret farkı, ilave tediye farkı, hizmet zammı farkı ve ikramiye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, devir tarihinden önce doğmuş alacaklardan davalı Kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, davacının sendika üyesi olup olmadığının, üyelik tarihinin, dayanışma aidatı ödenip ödenmediği hususlarının araştırılması gerektiğini, faiz türü ve oranlarını da kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve delillere uygun olduğu, davacının fark ücret, ikramiye, ilave tediye ve hizmet zammı alacaklarının varlığını ispatladığı, bu alacakların ödendiğini ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalının bunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 11.05.2023 tarihli kararı ile; uygulanmayan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden kaynaklı davacı işçinin ücret, hizmet zammı, akdi ikramiye ile ilave tediye istemlerine ilişkin fark alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının daha önce açmış olduğu ve onanarak kesinleşen dava dosyasında davacının 29.09.2017 tarihi itibarıyla gerçekte alması gereken ücreti günlük brüt 114,83 TL olarak tespit edilmesine rağmen işbu dava konusu alacaklar hesaplanırken davacının 29.09.2017 tarihindeki ücret seviyesinin günlük brüt 114,83 TL yerine 130,28 TL olduğunun kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak bilirkişiden ek rapor aldırılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Müvekkilinin dava dışı Belediyede çalıştığı dönemde 2004 yılı itibarıyla ücretinin rızası hilafına düşürüldüğünü ve bu tarihten itibaren ücret düşüklüğünün devam ettiğini,

b. Bilirkişi raporunun hatalı düzenlendiğini,

c. Davacının davalı Bakanlığa 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında nakil olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, bu durumda işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşacağını ve ücretlerin fahiş bir hâl alacağını,

b. Ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının ücretin düşürülmediğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kesinleşen davada tespit edilen ücret seviyesi ile davalı işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre davacıya işbu dava tarihi itibarıyla ödenmesi gereken ücretin tespiti ve faiz hususlarındadır.

1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca işçi muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Söz konusu ihtarnamede alacak miktarlarının belirtilmesi gerekmez. Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde, dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Bu sonuç davalı işverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir.

Somut uyuşmazlıkta toplu iş sözleşmesi ve bireysel iş sözleşmesi hükümleri değerlendirildiğinde; dava konusu alacaklar bakımından kesin bir vade belirlenmediğinden kendiliğinden temerrüt gerçekleşmez. Buna göre talep konusu alacaklara arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince hüküm fıkrasında "bilirkişi ... ...'nun 08/07/2024 tarihli ek raporunda belirttiği temerrüt tarihlerinden itibaren" faize hükmedilmesi hatalı olmuştur.

3. İlave tediye alacağı, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'da düzenlenen bir alacak olup bu alacağa uygulanması gereken faiz oranı yasal faizdir. Davacı tarafça dava ve ıslah dilekçelerinde de, ilave tediye alacağına yasal faiz uygulanması talep edilmiştir. Şu hâlde İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan ilave tediye alacağına, yasal faiz hükmedilmesi gerekirken davacının talebi de aşılmak suretiyle en yüksek işletme kredisi faizine hükmedilmesi de ayrıca hatalı olup bozma sebebidir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan;

"192,06-TL TİS'den kaynaklı ücret zammı farkı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa bilirkişi Av. ... ...'nun 08/07/2024 tarihli ek raporunda belirttiği temerrüt tarihlerinden itibaren en yüksek işletme kredi faizinin uygulanmasına, hükme bilirkişi Av. ... ...'nun 08/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun eklenmesine,

31,67-TL TİS'den kaynaklı ikramiye farkı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa bilirkişi ... ...'nun 08/07/2024 tarihli ek raporunda belirttiği temerrüt tarihlerinden itibaren en yüksek işletme kredi faizinin uygulanmasına, hükme bilirkişi Av. ... ...'nun 08/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun eklenmesine,

26,57-TL İlave tediye farkı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa bilirkişi ... ...'nun 08/07/2024 tarihli ek raporunda belirttiği temerrüt tarihlerinden itibaren en yüksek işletme kredi faizinin uygulanmasına, hükme bilirkişi Av. ... nun 08/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun eklenmesine,

24,97-TL TİS'den kaynaklı hizmet zammı farkı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa bilirkişi ... ...'nun 08/07/2024 tarihli ek raporunda belirttiği temerrüt tarihlerinden itibaren en yüksek işletme kredi faizinin uygulanmasına, hükme bilirkişi Av. ... 'nun 08/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun eklenmesine," şeklindeki bentlerin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine;

"192,06 TL ücret zammı farkı alacağının arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 23.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

31,67 TL ikramiye farkı alacağının arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 23.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

26,57 TL ilave tediye farkı alacağının arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 23.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

24,97 TL hizmet zammı farkı alacağının arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 23.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," bentlerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı tarafa yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§