"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/770 E., 2024/1156 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/436 E., 2024/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının yurt dışı şantiyelerinde çalışırken iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile son bir aylık ödenmeyen ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin devamsızlık yapması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmadan davalı işverence feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverence feshin haklı nedene dayandığı ispatlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, davacının fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ispat ettiği, karşılığının ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, davacının ücretinin doğru belirlendiği gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını,
2. Davacı tanıklarının müvekkiline karşı açmış oldukları davaları bulunduğundan beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, kendi çalıştıkları dönem dışında tanıklık etmelerinin de mümkün olmadığını,
3. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlık yapması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını,
4. Davacının aylık ücretinin hatalı belirlendiğini,
5. Davacının fazla çalışma yapmadığını, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalışmadığını, Rusya'daki tatil günlerinin dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davanın türü, hesaplamalarda dikkate alınan aylık çıplak ve giydirilmiş ücreti, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip edilmediği, buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücret alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.