"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 46. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 10.11.2022 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (4) üncü alt bendi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, 13.07.2023 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2024 tarihli kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) ncı alt bendi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl işveren olan davalı ... Müdürlüğüne bağlı...İşletme Müdürlüğünde numune alma işçisi olarak çalıştığını, alt işverenlerle davalı arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğunu, son olarak ihaleyi alan dava dışı ... Anadolum Şirketine bağlı olarak çalışmasını sürdürdüğünü, daha önce açtıkları davada numune alma işinde muvazaanın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiğini, söz konusu davada 31.08.2019 tarihine kadar olan dönem için alacakların hüküm altına alındığını, işbu davada 01.09.2019 tarihinden arabuluculuk başvuru tarihine kadar olan dönem için talepte bulunduklarını, ayrıca önceki davada talep edilmeyen 2019-2020 Dönemi Toplu İş Sözleşmesi'nin 81 inci maddesinde yer alan ve yılda bir defa mayıs ayında ödenmesi öngörülen ücret alacağının da hüküm altına alınmasını talep ettiklerini ileri sürerek ücret farkı, ikramiye, ilave tediye, sosyal yardım, iş riski primi ile kira ve aydınlatma yardımı alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İdarenin ihale makamı olması nedeniyle dava konusu alacaklara ilişkin herhangi bir sorumluluklarının olmadığını, dava konusu alacaklardan dava dışı Şirketlerin sorumlu olduklarını, iş organizasyonuna ilişkin emir ve talimatların firma tarafından verildiğini, İdarenin ihale makamı olarak denetim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının sendika üyesi olduğuna ve imzalanmış bir toplu iş sözleşmesinden faydalanacağına dair sendika tarafından müvekkili Kuruma bildirimde bulunulmadığını, davacının yaptığı işin mevzuata uygun olarak ihale edildiğini, davacı ile aralarında işçi işveren ilişkisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu (toplu iş sözleşmesinin 81 inci maddesinden kaynaklı ücret alacağı dışındaki) alacaklar yönünden 31.08.2019 tarihine kadar olan dönem için açtığı davada taleplerin hüküm altına alındığı ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, Yargıtay kararında numune alma işinin yardımcı iş olmadığı ve asıl iş olduğunun, davacının da asıl işverenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğunun belirlendiği, 31.08.2019 tarihinden arabuluculuk başvuru tarihine kadar olan dönem için hesaplama içeren bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı, arabuluculuk son tutanak tarihinde davalının temerrüde düştüğünün tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; zamanaşımı def'i ve husumet itirazlarının dikkate alınması gerektiğini, alacaklardan alt işveren Şirketlerin sorumlu olduğunu, sendika üyeliği müvekkili Kuruma bildirilmediğinden davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağını, davacıya emsal sendikasız işçi olmadığından dava konusu alacakların mevcut ücreti üzerinden hesaplanması gerektiğini, alacaklar için temerrüt gerçekleşmediği hâlde temerrüt tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, ücret ve ilave tediye gibi alacaklara en yüksek işletme kredisi faizi yürütülemeyeceğini, bu alacaklar yönünden yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçi tarafından talep edilen alacaklar (toplu iş sözleşmesinin 81 inci maddesinden kaynaklı ücret alacağı hariç olmak üzere) yönünden 31.08.2019 tarihi öncesi dönem için dava açıldığı, davanın kabulüne ilişkin kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kesinleşen yargı kararı da dikkate alındığında davalı tarafa husumet ve sorumluluk yüklenmesinde hata bulunmadığı, davalı ile dava dışı işverenler arasında muvazaalı hizmet alımı yapıldığının tespit edildiği, işçinin davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmasında da usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı; dava, ıslah ve hesaplama yapılan döneme göre alacakların zamanaşımına uğramadıkları, dava konusu alacaklara uygulanan faiz türleri ve başlangıçlarında da hata bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ile ihbar olunan Şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığına, buna göre davacının, davalı asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanamayacağına, alacakların hesap dönemi ile alacaklara işletilen faizin türü ve başlangıç tarihlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4857 sayılı İş Kanun'un 2 nci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'un 1 vd. maddeleri, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.