"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/691 E., 2024/1543 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında Ankara 21. İş Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen ve temyize konu edilen toplam miktar 4.189,61 USD olup bu miktarın (Merkez Bankası efektif satış kuruna göre TL'ye çevrilmesi ile hesaplanan 135.475,64TL), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı bünyesinde yurt dışındaki şantiyelerinde formen olarak 26.12.2012-30.09.2016 ve 12.01.2018-12.04.2018 tarihleri arasında kesintisiz şekilde çalıştığını, iş sözleşmesinin 12.04.2018 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden feshedildiğini, formen olarak en son net 2.500,00 USD ücret aldığını, ücretinin bir kısmını bankadan, 300,00-400,00 USD arası değişen oranlardaki kısmını şantiyede elden avans olarak aldığını, haftanın 7 günü 07.00'de işbaşı yaptığını ve akşam 19.00'a kadar çalıştığını, iş yoğunluğuna göre çalışmanın gece 22.00'ye kadar sürdüğünü, çalıştığı süre boyunca ayda bir pazar günü tatil yaptığını, dinî bayramlarda 1 gün izin kullandığını, diğer resmî tatil günlerinde çalıştığını, fazla çalışma ücreti, asgari geçim indirimi, genel tatil, hafta tatili ücreti ödenmediği gibi yıllık izinlerinin kullandırılmadığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak, davacının formen unvanı ile iddia ettiği çalışma sürelerinin gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili Şirkette 22.06.2013-15.10.2013 tarihleri arasında Afrika şantiyesinde demir doğramacı olarak çalıştığını, Dakar şantiyesine transfer edildiğini, 30.11.2013-16.09.2014 tarihleri arasında Dakar şantiyesinde demir doğramacı olarak çalıştığını ve istifa etmesi sebebiyle iş sözleşmesinin sona erdiğini, davacı ile imzalanan iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu, bu nedenle iki hâlde de kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, yıllık izin ... bulunmadığını, ancak hak etmiş ise Türkiye'de bulunduğu dönemlerde yıllık izinlerini kullanmış olduğunu, işyerinde vardiyalı çalışma düzeni esas olduğundan fazla çalışma yaptırılmadığını, özlük dosyasındaki kayıtlara göre davacıya her ay değişen saatlerdeki çalışması için ücret ödendiğini, fazla çalışma yaptığı zamanlarda tahakkuklarının yapıldığını ve banka kanalıyla ödendiğini, iş sözleşmesinin eki Çalışma Kuralları başlıklı bölümünün 2 nci maddesi gereğince yıllık 270 saate kadar yapılan fazla çalışmaların mahsubu gerektiğini, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili günlerinde çalışma yaptırılmadığını, nadiren çalışma yapılmış ise bordrolara yansıtılarak ödemelerin yapıldığını, faiz başlangıç tarihine ve oranlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının net ücretinin bordrolarında açıkça belli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/84 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararı ile; davacının Şirkete ait yurt dışında bulunan işyerlerinde 22.06.2013-13.09.2014, 26.12.2014-27.01.2015, 20.05.2015-25.08.2015 ve 18.01.2018-12.04.2018 tarihleri arasında 1 yıl 9 ay 25 gün çalıştığı, davacıya ödenen aylık ücretleri gösterir Haziran 2013, Ekim 2013 arası aylara ait davacı imzası bulunmayan ücret bordroları dosyaya sunulduğu ve Ekim 2013 ayı ücret bordrosunda davacıya ödenen avans tutarı ile birlikte aylık net 2.500,00 USD ücret tahakkuk ettirildiği, banka USD hesap dökümünden de avans ödemeleri eklendiğinde aylık net 2.500,00 USD ücret aldığı, yurt dışı iş sözleşmelerinde barınma ve 3 öğün yemeğin işverence karşılandığı belirlenerek aylık barınma ve 3 öğün yemek maliyetinin 150,00 USD olacağı davacının, davalı Şirkete verdiği 01.09.2014 tarihli dilekçesinde; "30.11.2013 tarihinden bu yana Senegal şantiyesinde kaba işler formeni olarak çalışıyorum. herhangi bir sorun yaşamadan gitmek istiyorum. Sözleşmemin uzatılmasını istemiyorum." dediği, ancak İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü kayıtlarına göre, davacının 13.09.2014 tarihinde yurda dönüşünün olduğu, davacının Türkiye'de bulunduğu pazar ve ... günlerine denk gelen günler haricinde 08.10.2013-30.11.2013 arasında 40 gün, 01.05.2014-16.05.2014 arasında 13 gün olmak üzere toplam 53 gün yıllık izin kullandırıldığı 01.12.2013-13.09.2014 tarihleri arasında 2 haftada 1 gün kullandığı hafta tatili izni haricinde, diğer günlerde haftanın 3 gününde 07.00-19.00, 4 gününde 07.00-21.30 saatleri arasında çalıştığı, haftada yaptığı 29,5 saat fazla çalışmadan iş sözleşmesi eki çalışma kuralları belgesinin 2 nci maddesi uyarınca aylık ücrete dâhil olan haftalık 5,2 saat düşüldüğünde, haftada 24,3 saat fazla çalışma yaptığı, dinî bayramların birinci günü hariç diğer dinî ... ve resmî tatil günlerinde çalıştığı, çalışmadığı dinî ... ve hafta tatili günleri ile yıllık izin kullandığı 08.10.2013-30.11.2013 ve 01.05.2014-16.05.2014 tarihleri arası hesaplama dışı bırakılarak yapılan hesaplamadan %30 oranında indirim uygulanmak suretiyle davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin hesaplandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli ve 2022/2475 Esas, 2023/2034 Karar sayılı kararı ile; dosyaya sunulan iş sözleşmesi gereği Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2018/161 Esasına kayıtlı olarak iş kazası sebebiyle davalı Şirket aleyhine açılan davada, davacının Moldova’da kurulu ICS Summa ... firmasında alt işveren Y.C. ... Şirketinin çalışanı olarak görev yaptığını beyan etmesi sebebiyle 18.01.2018-12.04.2018 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığı kabul edilerek bu sürenin hizmet süresine dâhil edildiği, yine davalının emsal dosyalardaki beyanları dikkate alınarak davacının yurt dışında geçen 26.12.2014-27.01.2015, 20.05.2015-25.08.2015 tarihleri arasındaki çalışmasının da davalı nezdinde geçtiği, bu nedenle davacının hizmet süresinin 22.06.2013-13.09.2014, 26.12.2014-27.01.2015, 20.05.2015-25.08.2015 ve 18.01.2018-12.04.2018 tarihleri arasında olduğu, davalının cevap dilekçesinde davacının 22.06.2013-15.10.2013 tarihinde fabrika şantiyesinden Dakar şantiyesine nakledildiği ve 30.11.2013-13.09.2014 tarihleri arasındaki çalışmanın Dakar şantiyesinde geçtiğini kabul etmesi sebebiyle çalışmanın kesintisiz olmasının yerinde görüldüğü, davacının 01.09.2014 tarihli dilekçesinin “30.11.2013 tarihinden bu yana Senegal şantiyesinde kaba işler formeni olarak çalışıyorum. Herhangi bir sorun yaşamadım gitmek istiyorum sözleşmenin uzatılmasını istemiyorum arz ederim” şeklindeki içeriği dikkate alındığında istifa iradesini ortaya koyan bir beyanının bulunmadığı, fazla çalışma hesabının sadece Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bildirimi yapılan 01.12.2013-13.09.2014 dönemi için yapıldığı ve haftalık 20,5 saat fazla çalışma yaptığının kabul edildiği, ıslah sonrası zamanaşımı savunmasının sonuca etkili olmayacağı, davacının iş sözleşmesinin 2018 yılında feshi sebebiyle kıdem tazminatı tavanının 5.001,76 TL olarak kabulünde hata olmadığı, kıdem tazminatı tavanı kamu düzeninden olduğundan bu husus dikkate alınarak hesap yapılmasının zorunlu olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 15.01.2024 tarihli ve 2023/17302 Esas, 2024/351 Karar sayılı bozma ilâmı ile; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının hizmet süresinin SGK kayıtlarında yer alan süreler için ispat edildiğinin kabul edilmesi, hizmet süresinin 2014 yılında sona erdiği dikkate alındığında kıdem tazminatı alacağının 2014 yılındaki tavan dikkate alınmak suretiyle yeniden belirlenmesi ve davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti taleplerinin reddi gerektiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyulmasına karar verildikten sonra alınan bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, davacının hizmet süresinin hatalı hesaplandığını, davacının 12.04.2018 tarihine kadar davalı Şirkette çalıştığını ve bu durumun dosya kapsamı ile ispat edildiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi miktar itibarıyla reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının çalışma süresinin 2014 yılında sona erdiği dikkate alınarak kıdem tazminatının hesaplanması, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti taleplerinin reddi yönündeki bozma ilâmına uygun olarak karar verilip verilmediği hususlarındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17, 41, 44, 46, 47 nci maddeleri ile aynı Kanun'un 120 nci maddesi atfıyla hâlen yürürlükte olan mülga 1475 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.