Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2026/8 E. 2026/444 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1558 E., 2025/2146 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/167 E., 2025/216 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.12.2023-24.03.2024 tarihleri arasında davalı işyerinde satış elemanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, kod (46) ile işten çıkartıldığını, sonradan itiraz etmeleri üzerine kodun (45) olarak değiştirildiğini, hiçbir işçilik alacağını alamadığını ve hatta işten çıkış kodu nedeniyle işsizlik ödeneği dahi alamadığını, mağaza müdürü tarafından hakarete ve mobbinge (psikolojik tacize) maruz kaldığını, işten çıkış kodu nedeniyle yeni iş başvurusu da yapamadığını belirterek işten çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davada husumetlerinin olmadığını, davacının müvekkili Şirkete ait mağazada çalışmakta iken mağaza içerisinde müvekkili Şirketin çalışanı ve amiri konumunda olan mağaza sorumlusuna sataştığını, diğer çalışanların önünde laf dalaşına girdiğini, mağaza içi huzuru ve işleyişi bozduğunu, tartışıp kavga ettiğini, yaşanan olayla mağazadaki güvenliği tehlikeye attığının tespit edildiğini, davacının eylemlerinin müvekkili Şirket yetkilileri tarafından öğrenilir öğrenilmez davacıdan ve olaya tanık olan diğer personelden savunma talebinde bulunulduğunu, davacının söz konusu doğruluk ve bağlılığa uygun olmayan eylemleri neticesinde iş sözleşmesinin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalışma ortamında huzursuzluk çıkardığı, bu nedenle işlerin aksadığı, iş ahlakına ve etik değerlerine aykırı davrandığı gerekçesi ile iş sözleşmesinin feshedildiğinin görüldüğü, işten çıkarılma gerekçeleri dikkate alındığında davacının savunmalarının içeriklerinden eylemi kabul ettiği ve eyleminin sataşma niteliğinde olduğu, söz konusu ... ile davacının işten çıkarılma gerekçesinin işten çıkış kodu bildirimini karşıladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki olay tutanakları, çalışan ifadeleri, davacının savunması ve tüm dosya kapsamından davacının sataşma içerikli söylemine dayalı olarak iş sözleşmesinin feshine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan sataşma (kod 45) bildiriminin değiştirilmesine yönelik tespit davasının reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Müvekkilinin, haksız olarak işten çıkarıltıdığını, hiçbir işçilik alacağını alamadığını ve hatta işten çıkış kodu nedeniyle işsizlik ödeneği dahi alamadığını, tüm bunların yanı sıra işten çıkış kodu nedeniyle iş bulmakta da oldukça zorlandığını,

2. Mağaza müdürü tarafından hakarete uğraması üzerine Kuruma şikâyette bulunulduğunu, bunun üzerine işyeri müdürü tarafından sistematik olarak mobbinge uğradığını ve hakaretlere devam edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§