"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/304 E., 2025/468 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene bağlı yurt dışı şantiyelerinde 1993-2016 yılları arasında çalıştığını, davacının son net ücretinin 3.000,00 Amerikan doları olduğunu, ayrıca davalı işveren tarafından 3 öğün yemek ile konaklama ihtiyaçlarının karşılandığını, iş sözleşmesinin iş bitimi gerekçesiyle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tamamen farklı yabancı ülkede kurulu tamamı yabancı sermayeli olan ...Ltd. isimli Arabistan Şirketinde çalıştığını, davalı işverenle davacının çalıştığı yabancı Şirketle yapılan yazışmalardan davacının tüm alacaklarını eksiksiz olarak aldığının anlaşıldığını, davalı işverenin davacının gerçek işvereni olmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davacının çalışma dönemlerinin sona ermesinden sonra tüm hak ettiği alacakların eksiksiz olarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli kararı ile; davacının 25.11.1993-03.08.1994 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden hak etmiş olduğu ihbar tazminatının tam ödenmesi sebebiyle bu dönemin tasfiye edilmesi gerektiği, 25.08.1994-01.03.1995 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden eksik ödeme olduğu, bu sebeple bu dönemin tasfiye edilmediği, ödenen miktarın mahsubunun gerektiği, 01.04.1995-23.12.1996 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden davacıya ödeme yapıldığına dair delil bulunmadığı, 22.04.1997-31.01.2001 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden davacıdan ibraname alındığı ve alacakların tam olarak ödendiği bu nedenle ilgili dönemin tasfiye edildiğinin kabulünün gerektiği, 28.03.2001-21.08.2003 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden sunulan işten ayrılma ibraname başlıklı evraka göre eksik ödeme yapıldığı, bu dönemin tasfiye edilmediği ödenen miktarın mahsubunun gerektiği, 22.09.2003-10.10.2011 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden de bu dönemin tasfiye edilmediği ödenen miktarın mahsubunun gerektiği, 01.11.2012-21.03.2014 tarihleri arasındaki dönem yönünden ibraname sunulduğu, davacının hak ettiği alacakların bankadan ödendiği bu sebeple dönemin tasfiye edildiğinin kabulünün gerektiği, 12.01.2015-30.05.2016 tarihleri arasındaki dönem yönünden de yapılan ödemelerin mahsubunun gerektiği belirtilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 12.12.2023 tarihli kararı ile; somut uyuşmazlıkta iş sözleşmesinin sona erme şekilleri ve dosya kapsamı dikkate alındığında bir kısım dönemlerin tasfiye edildiğinin kabulünde hata bulunmadığı, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin tanık beyanlarına uygun hesaplandığı, ıslah ve talep artırım dilekçesinde döviz talep ettiğinden döviz olarak hüküm altına alınmasında hata bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 12.12.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı tarafın, dava dilekçesiyle borcun hangi para birimi üzerinden ödeneceği konusunda tercih hakkını kullandığı ve borcun TL üzerinden ödenmesini istediği, bundan sonra tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği, davalı vekilince dosyaya 28.03.2001-21.08.20 03... .09.2003-10.10.2011 tarihleri arasındaki dönemler için yabancı dilde hazırlanmış ödeme belgeleri sunulduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yabancı dilde hazırlanmış bu belgelere değer verilerek ödendiği kabul edilen miktarlar mahsup edilerek hesaplama yapıldığı ancak davacı asıl isticvap olunmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğu, 12.01.2015-30.05.2016 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden ihbar tazminatının da ödenmesi gerektiği kabulü ile yapılan hesaplamanın hatalı olduğu belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı asıl isticvap edilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Birinci dönem çalışması yönünden ödeme yapıldığına ilişkin belge sunulmadığını,
b. İkinci çalışma dönemi yönünden ilk çalışma döneminin de birleştilerek hesaplama yapılması gerektiğini, iki dönem arasında çok kısa süre bulunduğunu,
c. Dördüncü dönem yönünden ödeme yapıldığını gösteren belge sunulmadığını, ibranamede miktar yer almadığını, ibranamenin geçerliliğinin bulunmadığını,
d. Beşinci çalışma dönemi yönünden belgenin yabancı dilde olduğunu, ödeme yapılmadığını, altıncı çalışma dönemi yönünden de aynı hususların geçerli olduğunu, davacını ödemeyi kabul etmediğini,
e. Yedinci çalışma dönemi yönünden ibranamenin bir ay süre dolmadan düzenlendiğini, ödemelerin ise alacakları karşılamadığını, giydirilmiş brüt ücretin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Yabancı ülke hukuku uygulanması gerektiğini,
b. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkının bulunmadığını, tüm dönemlerin alacaklar ödenerek tasfiye edildiğini,
c. Yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını, sosyal yardımın fahiş hesaplandığını, tasfiye edilen dönemler nedeniyle zamanaşımı olduğunu,
d. Davacının isticvabına konu dönemlerin tasfiye edilmesi gerektiğini,
e. Döviz kurunun hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, yabancı dilde düzenlenen ödeme belgeleri ile ibranameye değer verilip verilmeyeceği, çalışma dönemlerinin tasfiye edilip edilmediği ve hesaplamalara ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.