Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2026/66 E. 2026/436 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2591 E., 2025/1004 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi

SAYISI : 2017/317 E., 2019/547 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketlere ait yurt dışı şantiyelerinde 02.08.2004-12.11.2009, 04.01.2011-15.08.2012, 23.03.2015-30.12.2015 tarihleri arasında personel şefi olarak aylık net 3.000,00 USD ücretle çalıştığını, sözleşmesinde 1.800,00 USD gösterilmiş ise de kalan kısmın fazla çalışma olarak tahakkuk ettirildiğini, iş sözleşmesinin haksız şekilde sonlandırıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının her bir çalışma döneminin tasfiye edildiğini, 2013 yılına ait istifa dilekçesi bulunduğunu, bu nedenlerle 2004 yılından itibaren olan çalışmasının istifa ile sona erdiğinin kabulü gerektiğini, 2015 yılındaki çalışmasının ise 1 yılında altında olduğunu, tüm ücretlerin banka kanalı ile ödendiğini, elden ödeme olmadığını, emsal ücret araştırmasını kabul etmediklerini, davacının yurt dışında çalışması nedeni ile kazancının Türk vergi sistemine tâbi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 02.08.2004-12.11.2009, 04.01.2011-15.08.20 12... .03.2015-30.12.2015 tarihleri arasında fasılalı olarak toplam 7 yıl 7 ay 28 gün çalıştığı, en son net ücretinin 3.000,00 USD olduğu, davacının aralıklı çalışmalarının tazminata hak kazanmayacak şekilde sona erdiğini veya tazminatları ödenerek tasfiye edildiğini gösteren delilin dosyaya sunulmadığı, kesintili çalışmaların birleştirilerek sonuç olarak davacının 7 yıl 7 ay 28 günlük hizmetinin bulunduğu, davalı tarafça dava dosyasına iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, buna göre iş sözleşmesinin davalı işverenlik tarafından tek taraflı olarak haksız ve bildirimsiz feshedildiği ve davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davacının istifası incelenmeden karar verildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkı olmadığını, dört dönem çalışması olan davacının son dönem çalışmasının da 1 yılın altında olduğunu,

2. Davacının hesaplamaya esas alınacak son ücretinin brüt 1.915,00 USD olduğunu, bordro ve banka kayıtlarından ücret seviyesinin tespit edilebileceğini, davacının bordroda görünen ücretinin tüm alacaklar tahakkuk ettirilerek oluşturulduğunu, davacının ücretinin az gösterildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını,

3. ... ile ikili anlaşma olmadığından, kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin tatbik edileceğinin açık olduğunu, anılan kurala göre işçinin ödeyeceği Sosyal Güvenlik Kurumu prim oranının %5 olduğunu, gelir ve damga vergisi söz konusu olmadığını,

4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aylık 200,00 USD yan hak alacağı yönündeki hesaplamanın kabulü ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu bu itibarla giydirilmiş ücretin hatalı tespit edildiğini,

5. Talep edilen kanuna aykırı faizin temerrüt tarihi ve oranını kabul etmediklerini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, iş sözleşmesinin feshi ve buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamadığı, ücretin ve giydirilmiş ücretin miktarı ile davaya konu edilen ve hüküm altına alınan tazminatların hesaplanmasına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

5718 sayılı ... Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§