Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2026/521 E. 2026/755 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/190 E., 2025/420 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.07.2018-14.03.2020 tarihleri arasında tamir bakım ustası olarak davalı Şirkete ait Suudi Arabistan'daki işyerinde aylık 1.800,00 USD ücret ile çalıştığını, işyerinde pandemi döneminde işveren tarafından gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle ücretsiz izin verilmek suretiyle Türkiye'ye gönderilmesini istediğini, işveren tarafından uçak temin etme ve pasaportunun verilmesi için istifa dilekçesi vermesinin istenmesi üzerine başka türlü Türkiye'ye dönme şansı bulunmadığından ailevi nedenlerle iş sözleşmesini feshettiğine ilişkin olarak istifa dilekçesi vermek zorunda kaldığını, davacının ayda 2 hafta tatilinde ve dinî bayramların ilk 2 günü dışındaki tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde olmak üzere 07.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, 15 günlük ücretinin ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 02.07.2018-13.03.2020 tarihleri arasında Suudi Arabistan'da bulunan projede iş makinaları bakım ve onarımcısı olarak 4.402,26 Suudi Arabistan riyali (...) aylık ücret ile çalıştığını, 13.03.2020 tarihli istifa dilekçesinde ailevi sağlık sorunları nedeniyle ayrılmak istediğini bildirdiğini, işyerinde Covid-19 salgını ile ilgili tüm önlemlerin alındığını, davacının ücret bordrolarında fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin tahakkuk ettirilerek ödendiğini, davacının Suudi Arabistan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, davacının yıllık izinlerinin kullandırıldığını, davacı USD üzerinden ücret almadığından alacağını USD olarak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli tarihli kararı ile; dinlenen tanık beyanları ve davacı iddiası hep birlikte değerlendirildiğinde, işyerinde ücretsiz izin talep eden işçilerden işverenin pasaportlarını verme karşılığında istifa dilekçesi aldığı, istifa dilekçesinin işçilerin gerçek iradesini yansıtmadığı, açıklanan sebeplerle iş sözleşmesinin işveren tarafından Covid-19 salgını üzerine mücbir sebeple feshedildiği, işveren tarafından sunulan istifa dilekçesinin irade fesadı altında verilmiş olması karşısında iş sözleşmesinin işveren tarafından zorunlu sebeple feshine dayalı olarak davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabul edildiği, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/3 hükmü uyarınca işverence feshedilmesi hâlinde işçi kıdem tazminatı talep edebilir ise de ihbar tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığı, yapılan işin niteliği, tanık beyanları ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında, davacının bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği şekilde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve hafta tatili çalışmalarının tahakkuk ettiği, davacının bordrolarda gösterilen miktarlardan daha fazla çalışma yaptığını yazılı belge ve kayıtlarla ispat edememiş olması karşısında bu taleplerin reddine karar verildiği, yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 28.11.2024 tarihli kararı ile; davacının 02.07.2018-13.03.2020 tarihleri arasında çalıştığı, alınan istifa dilekçesinin gerçek iradeyi yansıtmadığı, işveren tarafından çalışmanın Covid-19 sebebiyle mücbir nedenle feshedildiği, bordro hilesinin bulunmadığı, fazla çalışma hesaplamasında bordrolardaki saatlerin dikkate alındığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, davacı tarafın istifaya ilişkin beyanı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, istifa dilekçesinin davacının iradesini yansıtmadığı ve iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davacının ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davacının ücret miktarının hatalı ve eksik belirlendiğini,

2. İşverenin bordro hilesi yaptığını,

3. Alacakların hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§