Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2026/270 E. 2026/681 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/404 E., 2025/286 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışı projelerde 2006-2013 yılları arasında kalıpçı ustası olarak net 1.400,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının tüm hak ve alacaklarının tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, uyuşmazlığın yabancılık unsuru içerdiğini, davacının Şirketin yurt dışında bulunan çeşitli şantiyelerinde görev yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 kararı ile; davacının yurt dışında çalıştığı, işverenin Türk olduğu ve merkezinin Türkiye'de bulunduğu, kıdem tazminatının kamu düzeninden olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiği belirtilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 13.04.2023 tarihli kararı ile, Yargıtayın “… Davacı Türk uyruklu ve davalı da Türk Ticaret Sicilinde kayıtlı işveren olup, millilik ve iş hukukunun emredicilik ilkesi gereğince kıdem ve ihbar tazminatının Türk Hukuk Mevzuatı uygulanarak belirlenmesi gerekir.” şeklindeki emsal kararları nazara alındığında mevcut davada Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunmayan 22.08.2007-25.06.2008, 01.04.2009-05.04.2010 tarihleri arasında mutad işyeri hukuku olan Umman Sultanlığı, 08.09.2011-26.06.2012 tarihleri arasında Dominik Cumhuriyeti, 27.08.2012-09.04.2013 tarihleri arasında ise Papua Yeni Gine Bağımsız Devleti hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli kararı ile; davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi verilmediği ve ön inceleme duruşmasında hukuk seçimi konusunda anlaşma bulunmadığı, bu nedenle uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı, somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması yönündeki direnme kararının yerinde görüldüğü; ancak davacının ücreti brütleştirilirken Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde çalıştığı dikkate alınarak, dosya kapsamından tespit edilen net ücretine 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 5/1-(g) hükmü gereğince %5 genel sağlık sigortası primi eklenmek sureti ile sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili ücreti alacakları miktar itibarıyla kısmen hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Mahkemece bozmaya uyulmadığını,

b. Tanıkların tekrar dinlenilmesinin hatalı olduğunu,

c. Davacı ücretinin brütleştirilmesinin hatalı olduğunu,

d. Yabancı hukuk itirazının yargılamanın her aşamasında değerlendirilmesi gerektiğini,

e. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ücretin brütleştirilmesine ve vekâlet ücretine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§