Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2026/190 E. 2026/528 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/249 E., 2025/199 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Belediye Başkanlığında 01.07.1995 tarihinde itfaiyeci olarak işe başladığını, davacının iş sözleşmesinin 31.03.2014 tarihinde ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiğini, davalı ... ile ... Sendikası arasında imzalanmış bulunan 15.01.2014-14.01.2016 tarihlerini kapsayan toplu iş sözleşmesinden faydalandırılmadığını, buna bağlı olarak toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark alacak hakkı doğduğunu ileri sürerek ücret farkı, ilave tediye farkı, ikramiye farkı ve sosyal yardım farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... Belediye Başkanlığında çalışmaktayken 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi ilçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) ile 31.03.2014 tarihinde ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredilerek çalışmaya başladığını, devirden sonra ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, 31.12.2014 tarihinden sonra ise ... ile ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlandırıldığını, bu tarihten önce davalı Belediyenin toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebinin bulunmadığını, davacının talepte bulunduğu dönem bakımından yararlanmakta olduğu bir toplu iş sözleşmesi olduğunu ve davalı Belediyenin toplu iş sözleşmesinden de yararlandırıldığı durumda mükerrer ödeme söz konusu olacağını, talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli kararıyla; davacının devir tarihinden önce ... Sendikası üyesi olduğu, ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası arasında imzalanan 01.01.2013 - 30.06.2014 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmesi hükümlerine tâbi olduğu, davacının ... sendikasına üyeliğinin davalı Belediyeye 22.07.2014 tarihinde bildirildiği, devir ile gelen işçilerin var ise geldikleri işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden süresi bitene kadar yararlanabileceği ancak devredildikleri işyerindeki toplu iş sözleşmesinden yararlanmak istemesi durumunda işverene bildirim yaptığı tarihten itibaren yararlanma imkânı olduğu, davacının ... ile ... Sendikası arasındaki 15.01.2014-14.01.2016 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden bildirim tarihi olan 22.07.2014 tarihinden itibaren yararlanabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 30.01.2024 tarihli kararı ile; davacının ... Belediye Başkanlığında çalışmakta iken iş sözleşmesinin 6360 sayılı Kanun kapsamında davalı İdareye devredildiği, 11.03.2009 tarihinde ... Sendikasına üye olduğu, davacının üyeliğinin davalı işverene bildirildiği ve bildirim tarihinden itibaren ... işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanabileceği, devir tarihinden sendika üyeliğinin bildirim tarihine kadar olan sürede ise ... Büyükşehir Belediye Başkanlığında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkânı bulunmadığı, hüküm altına alınan alacaklarda zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 30.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 18.09.2024 tarihli karar ile davacının, devirle geldiği Kurumda yürürlükte bulunan ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin bitiş tarihi olan 31.12.2014 tarihinden sonra da anılan toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam edeceği, sözleşmeden yararlanmanın, nakledilen işyerinde yeni toplu iş sözleşmesinin düzenlendiği (imzalandığı) tarihe kadar devam edeceği, Kanun'da açıkça "... yenileri düzenleninceye kadar ..." hükmüne yer verildiğinden, ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin geriye etkili şekilde belirlenmesinin de sonuca etkili olmadığı, ... Sendikası ile işveren arasındaki toplu iş sözleşmesinden, bu sözleşmenin yürürlük tarihinden itibaren değil, imza tarihinden itibaren yararlanılmasının kanun hükmü gereği olduğu, böylece nakil olunan işyerinde yeni toplu iş sözleşmesi düzenleninceye kadar mevcut sözleşmenin yürürlük süresi veya sendika üyeliği vb. şartlar ile bağlı kalınmaksızın önceki toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam edileceği, buna göre somut olayda, davacının ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak sözleşmenin imza tarihi olan 12.05.2016 tarihinden itibaren yararlanabileceğinin kabul edilmesi ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının buna göre hesaplanması gerektiği, toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri hatalı değerlendirilerek yazılı gerekçe ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca yapılan yargılama doğrultusunda davacının 12.05.2016 tarihinden önce davalıya ait işyerinde... Sendikasının taraf olduğu sözleşme hükümlerinden yararlanamayacağı, davacı lehine 01.04.2014-31.12.2014 aralığında ve devamında... Sendikasının taraf olduğu sözleşme hükümleri çerçevesinde oluşabilecek herhangi bir fark alacak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, raporda toplu iş sözleşmesi hükümlerinin karşılaştırılmadığını, bu raporun hükme esas alınamayacağını,

2. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının 6360 sayılı Kanun ile davalı Belediyeye devredildiği 31.03.2014 tarihi ve sonrasında yararlanacağı toplu iş sözleşmesinin tespiti ile iddia ettiği şekilde fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ve vekâlet ücretine ilişkindir.

1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.

(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.

Somut dosyada, reddedilen toplam miktar üzerinden İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan AAÜT'ye göre davalı lehine 9.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekâlet ücreti takdir edilmesi hatalıdır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan "30.000,00-TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "9.000,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§