Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2026/175 E. 2026/437 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/316 E., 2025/18 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, müvekkilinin ... Sendikasına 2015 tarihinden itibaren üye olduğunu, davalı ile ... Sendikası arasında 01.11.2017-31.10.2019 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi bulunduğunu, bir işyerinde toplu iş sözleşmesi var iken ikinci bir toplu iş sözleşmesi imzalanamayacağını ve bir işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin süresi bitmedikçe yenisinin yürürlüğe giremeyeceğini, Bakanlık tarafından davacının yararlandığı iddia edilen ve 12.04.2018 tarihinde Bakanlık sitesinde duyuru olarak yayımlanan toplu iş sözleşmesinin 01.01.2018-31.10.2020 tarihleri arasında geçerli olduğunun bildirildiğini ancak aynı işyerinde 01.11.2017-31.12.2018 tarihlerini kapsayan toplu iş sözleşmesinin bulunduğunu, sonra imzalanan toplu iş sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek ücret, ikramiye, ilave tediye farkı alacaklarının ve ödenmeyen toplu iş sözleşmesinden kaynaklı sorumluluk tazminatı, sosyal yardım alacağı, denge ödeneği, giyim yardımı ve vasıta yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının hiçbir hak ve alacak talebinde bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli kararı ile; davacının davalı Bakanlığa ait işyerine ihale suretiyle iş alan firmalar nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, 696 sayılı KHK ile 02.04.2018 tarihinde kadroya geçtiği ve davacının 21.08.2015 tarihinde sendika üyesi olduğu, kadroya geçtiği tarihten itibaren davalı Bakanlık adına ... ve Kamu ... Sendikası (...) ile ... Sendikası arasında imzalanan ve 01.11.2017-31.10.2019 tarihleri arasında geçerli olan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 23.11.2023 tarihli kararı ile;davacının 21.08.2015 tarihinde ilgili sendika üyesi olduğu, kadroya geçtiği tarihten itibaren talep konusu toplu iş sözleşmesinden faydalandığı, bu itibarla işveren sıfatını haiz davalı Bakanlığın husumet itirazının yerinde olmadığı, dayanak toplu iş sözleşmesi hükümleri, işyeri kayıtları ve ücret bordroları dikkate alındığında denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesisinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.03.2024 tarihli kararı ile; davacının kadroya geçirildiği işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi için en erken tarihin her hâlükârda 01.11.2020 tarihi olması gerektiği, bu nedenle sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı Bakanlık adına ... ile ... Sendikası arasında imzalanan ve 01.11.2017-31.10.2019 tarihleri arasında yürürlükte olan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında yazılı tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; ek rapor alındığı, 17.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporunun dosya içeriğine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle denge ödeneği ve vasıta yardımı taleplerinin reddine karar verilmek diğer talepler hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ücretinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (375 sayılı KHK) hükümlerine göre belirlendiğini, zam oranlarında hata yapılmadığını, davacının fark talebinde bulunmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 375 sayılı KHK'nın ilgili hükmünün ve bu 375 sayılı KHK gereğince 31.10.2020 tarihine kadar uygulanması öngörülen toplu iş sözleşmesinin amacı; gerek alt işverenin taraf olduğu ve 31.10.2020 tarihinden önce sona erecek olan toplu iş sözleşmesinden yararlanmakta olan, gerekse alt işverenin taraf olduğu herhangi bir toplu iş sözleşmesinden yararlanmayan işçileri belli bir süre için toplu iş sözleşmesi etkisinden mahrum bırakmamaktır. Bu nedenle 02.04.2018 tarihinde 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nden yararlanmaya başlayan yahut alt işveren nezdindeki toplu iş sözleşmesinin bitimini müteakip kanun gereği kendiliğinden yararlanmaya başlayan işçilerin, aynı dönem içinde bir başka toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı talep etmeleri, 375 sayılı KHK gereği mümkün değildir. Bir toplu iş sözleşmesinin geriye etkili olarak yürürlüğe konulabilmesi kural olarak mümkün olsa da sonraki toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geriye etkili olabileceği en erken süre önceki toplu iş sözleşmesinin bitim tarihidir. Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler yönünden yapılacak değerlendirmede de bu ilkeden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Buna göre sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri için en erken tarih her hâlükârda 01.11.2020 tarihi olmalıdır.

Somut olayda Mahkemece bozma sonrasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücret seviyesinin 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nde yer alan zam oranları dikkate alınarak belirlenmiş olması isabetli olmuştur. Ne var ki 12.03.2024 tarihli bozma kararında açıkça davacının 01.11.2020 tarihinden önce 01.11.2017-31.10.2019 tarihleri arasında yürürlükte olan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanamayacağı açıklanmış olmasına rağmen uyuşmazlık konusu hesaplama döneminde (01.04.2018-14.10.2018) ikramiye alacağının 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri yerine 01.11.2017-31.10.2019 tarihleri arasında yürürlükte olan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak hesaplanması ve 01.11.2017-31.10.2019 tarihleri arasında yürürlükte olan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nden kaynaklanan sorumluluk tazminatı, sosyal yardım ve giyim yardımı alacaklarının reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerekirmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§