Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9906 E. 2026/331 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1309 E., 2025/2255 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/91 E., 2025/177 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu yetki tespiti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili Şirket nezdinde sendikalı çalışan bulunmadığını, davalı ... ve ... (Sendika) üye olan işçilerin işverene noter aracılığıyla bildirilmesi gerektiğini, sendika üyesi işçi olduğu düşünülse dâhi davalı Sendikaca işyerinde 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 41. maddesinde yer alan yarıdan fazla sayısal çoğunluğun sağlanamadığını, dilekçe ekinde sundukları personel listesinden görüleceği üzere müvekkili Şirkette 131 işçi çalıştığını, çalışan işçilerin yarısından fazlasının sendikalı olmadığının sabit olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 24.04.2024 tarihli ve 361638 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde hiçbir somut hususun ileri sürülmediğini, davalı Davalı ... (Bakanlık) tarafından, başvuru tarihi olan 18.04.2024 tarihi itibarıyla davacı Şirketin İşkolları Yönetmeliği'nin ... sıra No.lu ... işkolunda tescil ettirdiği ... sicil No.lu işyerinde çalışan toplam 119 işçiden 61'inin müvekkili Sendika üyesi olduğunu, bu hususların davalı işverenlik tarafından yapılan bildirimler uyarınca tespit edildiğini, bu durumda müvekkili Sendikanın, Kanunun aradığı çoğunluğa ulaştığının sabit olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.

2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, sisteme yansıyan bilgilere göre davacı işverene ait davalı Sendika ile aynı işkolunda bir işyeri bulunduğunu, söz konusu işyerinde 119 işçinin çalıştığı, 61 işçinin adı geçen Sendikaya üye olduğu, bu doğrultuda davalı Sendikaya olumlu yetki tespiti yazısı verildiğini, yetki tespitinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar 13.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda, işyerinde çalışan .... ve .... isimli işçilerin yetki tespit başvurusu tarihi itibarıyla davalı Sendika üyesi oldukları, .... ve .... isimli işçilerin ise sendika üyesi olmadıklarının belirtildiği görülmüş ise de davalı ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 15.03.2025 tarihli yazı ekinde yer alan sendika üyelik bilgilerinden .... ve .... isimli işçilerin yetki tespit başvuru tarihinde davalı Sendika üyesi olmadıkları, .... ve .... isimli işçilerin ise yetki tespiti başvuru tarihi itibarıyla davalı Sendika üyesi oldukları, buna göre davacı Şirket işyerinde toplam 120 işçinin çalıştığı ve bu işçilerin yarıdan fazlasına tekabül eden 61 işçinin davalı Sendika üyesi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; işyerinde çalışan .... ve .... isimli işçilerin sendika üyesi olmadığını, İlk Derece Mahkemesince üye olduğu kabul edilen .... isimli işçinin ise 07.04.2024 tarihinde dava dışı Sendika üyeliğimden çekildiğini 6356 sayılı Kanun'un 19/3 hükmü uyarınca bu işçinin çoğunluk nisabında davalı Sendika üyesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davalı Sendikanın yarıdan fazla çoğunluğu bulunmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§