Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9862 E. 2026/399 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2025/51 E., 2025/480 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... Havalimanı Projesinde 14.12.2018-23.04.2020 tarihleri arasında kalıpçı ustası olarak çalıştığını, davacının son ücretinin aylık net 473,00 Kuveyt dinarı (...) olduğunu, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, tazminatlarının ödenmediğini, ödenmeyen ücret alacağı bulunduğunu, fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık izinlerin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ... cinsinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi çalışanları olmadığını, davacının çalışmasının davalı ... İnş. San. .... AŞ’nin tüzel kişi ortak olarak yer aldığı ... İnşaat ... Şirketinde bulunduğunu, husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın Kuveyt kanunlarına göre çözülmesi gerektiğini, davacının iş sözleşmesi haklı olarak feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, fazla çalışma ve tatil günleri çalışmalarına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, çalışma karşılıklarının ödendiğini, yıllık izinlerin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararı ile; davacının davalı Şirketin yurt dışında bulunan işyerinde 1 yıl 4 ay 9 gün çalıştığı, en son aylık 473,00 ... ücret, 24,89 ... genel sağlık sigortası ve 46,72 ... yemek-barınma yardımı olmak üzere giydirilmiş brüt 544,61 ... ücret aldığı, davalı işverence iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ispatlanamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davalı tarafça bu çalışma karşılığı ücretlerin eksiksiz şekilde ödendiğine ilişkin yazılı delil sunulmadığı, davacının kullanmadığı yıllık izinlerinin bulunduğu, ücret alacağı ise dosyada mevcut bordrolara göre ödendiğinden bu talebin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 27.04.2023 tarihli kararı ile; davacının, davalı ile organik bağı bulunan dava dışı ... İnşaat ... Şirketinde kalıp ustası olarak çalıştığı, organik bağ ve birlikte istihdam olgusu dikkate alındığında davalı Şirketin davacıya karşı, dava dışı firmayla birlikte sorumlu olduğu, davalı işverence uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması istenilmiş ise de dosyaya sunulan sözleşmenin İngilizce ve Arapça dillerinde düzenlendiği ve davacının anılan yabancı dilleri bildiğinin davalı tarafından ispat edilmediği birlikte gözetildiğinde taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığına dair geçerli bir sözleşme bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle feshedildiğinin ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, tanık anlatımlarına itibar edilmesinde hata bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarda isabetsizlik bulunmadığı, yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının çalışma döneminde Kuveyt'te çalıştığı, mutad işyerinin işçinin işini fiilen yaptığı Kuveyt olduğu, tüm çalışma dönemi yönünden 5718 sayılı... Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27/2 hükmü kapsamında mutad işyeri hukuku olan Kuveyt hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, uyuşmazlığın çözümünde Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiği, davalının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ispat edemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık beyanları ve dosya kapsamından davacının karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının bulunduğu, dosyada mevcut bordrolar dikkate alındığında ücret alacağına ilişkin talebin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı aylık ücretle çalıştığından davacının ilk 5 yıllık hizmetine karşılık her yıl için 15 günlük ücreti üzerinden kıdem tazminatının hesaplanması, ihbar tazminatının ise davacının 3 aylık ücreti üzerinden hesaplanması, davacının Kuveyt İş Kanunu kapsamında çalıştığı dikkate alındığında günlük yasal çalışma süresine göre aylık çalışma süresi 240 saat olduğundan fazla çalışma ve hafta tatili ücreti hesabına esas alınacak temel saat ücretinin aylık ücretin 240'a bölünmesiyle elde edileceği ve bu şekilde tespit edilen saat ücretinin %50 zamlı miktarı üzerinden hafta tatili ücretinin hesaplanması, fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinde uygun oranda indirim yapılması, ispatlanamayan ulusal bayram ve genel tatil ücretinin reddi, davacıya her ay değişik miktarlarda ve çoğunlukla aylık ücretinden fazla olacak şekilde ücret ödendiği görülmekle davacının aylık 473,00 ... ücretle çalıştığı sabit olduğuna göre davacının çalışma süresi boyunca yapılan tüm ödemeler toplanarak, bu miktardan çalışma süresi boyunca aylık ücret karşılığı ödenmesi gereken tutarlar tenzil edildiğinde bakiye miktar bulunursa bu tutarın hükmedilen fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinden mahsubunun değerlendirilmesi, dava konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiğinden hükmedilen alacaklara Devlet bankalarınca ... üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozma kararı doğrultusunda hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davanın husumetten reddi gerektiğini,

2. Alacakların zamanaşımına uğradığını,

3. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazanmadığını,

4. Davacının tüm ücret alacakları eksiksiz ödendiğinden hakkaniyete aykırı hesaplamalar sonucu alacak hesaplanan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının bulunmadığını ve davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu tazminat ve alacakların hesap yöntemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§