"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/114 E., 2025/375 K.
DAVA TARİHİ : 25.03.2023
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.09.2015-31.12.2019 tarihleri arasında davalı Şirketin Irak/.... Şubesinde 5953 sayılı Basın İş Kanunu'na tâbi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı feshedilmesi üzerine açtıkları işe iade davasında ... 4. İş Mahkemesinin 2020/55 Esas, 2021/325 Karar sayılı kararıyla feshin geçersizliğine karar verildiğini, verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, .... Noterliğinin 14.03.2022 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile işe başlama talepleri davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalı yanca müvekkili işe davet edilmediği gibi ücretlerinin de ödenmediğini, buna göre iş sözleşmesinin 18.04.2022 tarihinde sonlandığının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, uyuşmazlığın çözümünde yabancı mahkemelerin yetkili olduğunu, davacının faiz türü, faiz başlangıç tarihi ve döviz cinsinden yapmış olduğu tüm taleplerine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli kararı ile; davacının toplam hizmet süresinin 4 yıl 8 ay olduğu, kesinleşen işe iade davasında davacının ücretinin net 2.000,00 USD, brüt 2.415,18 USD olduğunun kabul edildiği, davacının işe başlama iradesini içerir 14.03.2022 tarihli .... Noterliğinin ... yevmiye No.lu ihtarnamesinin 18.03.2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ şerhinin sunulduğu, davacının USD ile ücret aldığı dikkate alınarak usul ekonomisi gereğince davacının 2022 yılı Mart ayında da net 2.000,00 USD, brüt 2.415,18 USD ücret aldığı kabul edilerek hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ve katılma yoluyla davacı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 30.10.2024 tarihli kararı ile; davacı vekilince 01.09.2015 tarihli iş sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, sözleşmede işverenin davalı ... AŞ olarak gösterildiği, dosyada bulunan iş sözleşmesi ve kesinleşen işe iade kararı gereğince, davalıya husumet yöneltilmesinin isabetli olduğu, davacının işe başlama iradesi içerir 14.03.2022 tarihli ihtarnamenin 18.03.2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ şerhinin sunulduğu, davacının işe iade talebine rağmen işe başlatılmadığı, alacakların zamanaşımına uğramadığı, faiz türü ve başlangıç tarihinin kararda doğru belirlendiği, kesinleşen ... 4. İş Mahkemesinin 2020/55 Esas, 202l/325 Karar sayılı işe iade davasında taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulandığı bu nedenle işbu davada da uyuşmazlık konusu olayda Türk hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.10.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; hukuk seçimi anlaşması bulunmayan ve daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olmadığı anlaşılan çalışma döneminde kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacakları bakımından uyuşmazlığa mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu ve davacının, 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesindeki seçimlik hakkını alacağının yabancı para olarak tahsili şeklinde kullandığı, alacağının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsilinin istendiği bu nedenle faize ilişkin hükmün hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. İlk Derece Mahkemesi tarafından sehven ıslah dilekçesinin değerlendirmeye alınmadığını, dava dilekçesinde yer alan talep miktarı üzerinden karar verildiğini, gerekçesinde de maddi hatalı olarak hüküm kurduğunu belirttiğini,
b. Kıdem tazminatı alacağının yapılan hata nedeniyle müvekkili aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama gideri hükmedildiğini,
c. Arabuluculuk tutanak tarihinin hatalı yazıldığını,
d. Bozma sonrasındaki Anayasa Mahkemesi kararı ve yapılan düzenleme gereğince uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkilinin davacının işvereni olmadığını, bu sebeple müvekkilin taraf olmadığı bir iş ilişkisinde taraf gösterilerek dava sonucu ile sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu, husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
b. Uyuşmazlığın Irak mahkemelerinde ve Irak hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, Türk mahkemelerinde görülmesinin hatalı olduğunu,
c. Zamanaşımı def'inde bulunduklarını,
d. Faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; uyuşmazlığa uygulanacak hukuk, husumet, kıdem ve ihbar tazminatı ile bu alacakların hesaplanması ve alacaklara uygulanan faiz noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün kapsamı" başlıklı 297/1-(c) hükmünde hükmün; "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" kapsaması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkeme kararında hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların Mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Gerekçe hüküm çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararına aykırı olup salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında kıdem tazminatının 3.424,02 USD olduğu kabul edilmesine karşın 1.000,00 USD alacağa hükmedilmesi ve bakiye miktar reddedilmiş gibi değerlendirilerek hüküm kurulması gerekçe hüküm çelişkisi niteliğinde olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.