"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1023 E., 2025/1191 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/169 E., 2022/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.06.2015 tarihli ... Sicil Gazetesi'nde de yer aldığı üzere çalışmaya başladığı okulun ait olduğu Şirkete tüm öğretmenlerin aidiyet hissetmeleri, aynı zamanda da yatırım olması amacıyla 24.000,00 TL bedel karşılığı ... ait olan 80 hisseyi satın aldığını, bahse konu hisselerin toplamın %2'sine tekabül ettiğini, iş sözleşmesi altında bağımlı ve ücrete göre çalışmasının egemen olduğunu ve hissesinin sembolik olduğunu, iş sözleşmesi ile bağlı olarak ücret karşılığı çalışmasını sürdürmekte olup işverenin emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiğini, kendisine verilen fen lisesi müdür yardımcılığı görevini ifa ettiği gibi aynı zamanda eğitim koordinatörlüğü görevi ile Türk Dili ve Edebiyatı derslerine de girdiğini, iş sözleşmesini işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle sona erdirdiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, eğitime hazırlık ödeneği, sosyal yardım ödeneği, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 24.06.2015 ... Sicil ... göre davalı Şirkette (okulda) hissedar ortak olduğunu beyan ederek mahkeme içi ikrarda bulunduğunu, limited şirketlerin sınırlı sayıda ortaklı, tüm ortakların şirket hak ve borçlarından hissesi oranında sorumlu olduğunu ve tüm şirket ortaklarının şirket idaresi ve faaliyetlerine çok sıkı şekilde katıldığı bir tüzel kişilik olup davacı tarafın davasının dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... ... Odasından gelen kayıtlara göre davacının davalı Şirketin küçük miktarla da olsa hissedarı konumunda olduğu ancak davacının yaptığı işin niteliği ve dinlenen tanık beyanlarına göre davacının belirli bir ücret karşılığında bir işverene bağımlı olarak emir ve talimat doğrultusunda ücret karşılığında hizmet verdiği, sahip olduğu küçük miktarlı hisseye nazaran bağımlı olarak iş görme unsurunun ağır bastığı, kendi nam ve hesabına bağımsız olarak çalışıp kazanç sağlayan tacir veya esnaf olarak kabul edilemeyeceği; bu itibarla taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin mevcut olduğu, davacının iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği, ödenmeyen ücret alacaklarının ve eğitime hazırlık ödeneği alacağı bulunduğu, sosyal yardım ödeneğinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının Şirket ortağı ve yönetici sıfatı nedeniyle işçi sayılamayacağının göz ardı edildiğini,
2. Davacının iddialarını destekleyici bordro, banka dekontu, yazılı ödeme belgesi gibi somut deliller sunmamış olmasına rağmen sadece tanık beyanları ile karar verildiğini,
3. Mahkemece, ücret ve çalışma süresi gibi tartışmalı hususlarda resen Sosyal Güvenlik Kurumundan hizmet dökümleri, banka kayıtları ve izin belgelerinin istenmediğini,
4. Davacının üç yıl boyunca yıllık izin kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
5. Yalnızca 2015 yılında eğitime hazırlık ödeneği alındığı tanıkça beyan edilmişken, bilirkişi raporunda bu kalemin her yıl için hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davacının ücreti, hizmet süresi, talep konusu alacakların ispat ve hesaplamasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.