Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9746 E. 2026/553 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/135 E., 2025/286 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Bakanlığı bünyesinde... Müdürlüğünde 15.04.2021 tarihinden itibaren elektronik teknisyeni olarak çalıştığını, ... Sendikası üyesi olduğunu, 25.02.2012 tarihinde ... Üniversitesi ... Meslek Yüksekokulu Elektronik Teknolojisi ön lisans programından mezun olduğunu, ardından ... Üniversitesi İşletme Fakültesinde İşletme lisans programını tamamlayarak 25.05.2015 tarihinde lisans diploması almaya hak kazandığını, davacının 27. Dönem Toplu İş Sözleşmesi uyarınca 13. ücret derecesinden işe başlatıldığını, müvekkilinin işe başlangıcının hatalı olarak yapıldığını, davacının işe eksik ücret derecesinden başlatılması nedeniyle ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarını eksik aldığını ileri sürerek davacının 27. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 21/b-(1)-(ç)-(II) hükmü uyarınca 22. ücret derecesinden işe başlatılması gerektiğinin tespiti ile fark ücret, fark sözleşme ikramiye, fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, 27. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 21/b-(1)-(ç)-(II) hükmüne göre 22. dereceden işe başlayacak personelde aranacak öğrenim şartları ve bu öğrenimlerin “... Eğitim” şeklinde olması gerektiğinin açıkça ifade edildiğini, davalı İdare tarafından mezkur toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulandığını, davacının eşitlik ilkesine aykırılık iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.08.2023 tarihli kararıyla; 27. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 21/b-(1)-(ç)-(II) hükmünde devam mecburiyeti olan fakültelerin sayılı bölümlerinden mezun olanların 22. ücret derecesinden işe alınacağı belirtilmiş ise de açıköğretim ya da ... eğitimden mezun olan kişilerin mezun olmakla aynı statüye sahip oldukları, açıköğretim ya da devam zorunluluğu olan fakülteden mezun olunmakla verilen diplomaların aynı olduğu, mezunlar fark olmaksızın Devlet kurumlarının aynı sınavlarına girip başarılı olmaları hâlinde aynı statüde çalıştırıldığı, okullardan verilen diplomalarda açıköğretim mezunu olunmasına ilişkin bir belirlemenin olmadığı, ilgili toplu iş sözleşmesi hükmünün devam mecburiyetine ilişkin kısmının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, devam mecburiyeti olsun olmasın fakültelerin Fizik, Kimya, Matematik, İstatistik, İşletme, İktisat (Ekonomi) bölümleri mezunlarının 22. ücret derecesinden işe alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 10.08.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 01.10.2024 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Mahkemece, 27. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile "En az 4 yıl eğitim süreli ve devam mecburiyeti olan fakültelerin Fizik, Kimya, Matematik, İstatistik, İşletme, İktisat(Ekonomi) bölümleri mezunları yirmiikinci ücret derecesinden işe alınırlar..." şeklinde düzenleme yapılarak devam mecburiyeti olan fakültelerden mezuniyet şartının getirilmesinin toplu iş sözleşmesi özerkliği gereğince mümkün olduğu, somut olayda toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmünün 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na (Anayasa) aykırı olmadığı gibi 4857 sayılı İş Kanunu'nda (4857 sayılı Kanun) öngörülen mutlak ayrım yasaklarına da aykırı olmadığı, davacının toplu iş sözleşmesinin 21. maddesinde sayılan nitelikteki okullardan birinden mezun olmadığının sabit olduğu, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılamada; davacının açıköğretim işletme mezunu olduğu, 27. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde ise devam mezuniyeti olan okullardan mezuniyet hâlinde 22. ücret derecesinden işe alınacağının belirtildiği, ancak açıköğretimde devam mecburiyetinin olmadığı, toplu iş sözleşmesindeki devam mecburiyeti hükmünün Anayasa'ya ya da 4857 sayılı Kanun'a aykırı olmadığı, davacının devam mezuniyeti olan bir okuldan mezun olmadığı açık olduğundan toplu iş sözleşmesindeki şartı taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eşitlik ilkesinin işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcunu yüklediğini, işverenin, davacı müvekkilinin, diğer işletme fakültesi işçilerden ayrı işleme tâbi tutmasını haklı gösterecek hiçbir nesnel ya da objektif sebep bulunmadığını, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 12/(d) ve (f) hükümleri ile 43/(e) hükmü gereğince çıkarılan Açık Yükseköğretim Yönetmeliği'nin 13. maddesinde; "Açıköğretim öğrencileri ile aynı öğretim programına göre ... öğretim öğrencileri arasında öğrenci hakları bakımından fark bulunmadığı gibi her iki yoldan mezun olanlar eşit hak ve yetkilere sahip olurlar." hükmünün yer aldığını, toplu iş sözleşmesinde açıköğretim mezunu işçilerin ... eğitim mezunu işçilerden daha düşük ücretle çalıştırılacağının kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının eğitimine göre bulunması gereken derecenin tespiti ile fark alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§