"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2025/190 E., 2025/459 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... ... ve Turizm Hizmetleri AŞ (... ... Şirketi) ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.07.2012-02.06.2019 tarihleri arasında suhsi ustası-şef olarak çalıştığını, son ücretinin net 1.600,00 USD olduğunu, yemek ve barınma giderlerinin işveren tarafından karşılandığını, ücretlerinin elden ödendiğini, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden bildirilmediğini, müvekkilinin haftanın 6 günü 10.00-23.00 saatleri arasında çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmalarının karşılığı ile 2018 yılı Kasım ayı ve 2019 yılı Haziran ayları arasındaki aylık ücret alacağının işverence ödenmediğini, yıllık izinlerinin de kullandırılmadığını, ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı... vekili dosyaya sunmuş olduğu 04.06.2021 tarihli beyan dilekçesinde, müvekkili tarafından davaya konu alacakların ... . Noterliğinin 03.06.2021 tarihli ve ... yevmiye No.lu sözleşmesi ile 20.000,00 TL bedel karşılığında dava dışı ... ...'a devredildiğini beyan etmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ara kararı ile; 03.06.2021 tarihli alacağın devri sözleşmesi dikkate alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125. maddesi uyarınca, ...'un davacı kaydının silinmesine, dava dışı ... ...'un davacı olarak davaya devam etmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının ödenmeyen herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, davacının sigorta tescili her ne kadar müvekkili Şirketten bildirilmiş ise de yapılan görevlendirme ve alınan çalışma izin adresleri ile de sabit olduğu üzere davacının diğer davalı ... ... ve Turizm Hizmetleri Şirketi (... ... Şirketi) bünyesinde istihdam edildiğini, işçilik alacaklarından diğer davalı Şirketin sorumlu olduğunu, davacının ücret alacaklarının ödendiğinin imzalı bordrolarla sabit olduğunu, davacının herhangi bir bildirimde bulunmaksızın işyerinden ayrıldığını, kıdem tazminatına hak kazanamadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını, davacının çalışma şartlarına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... ... Şirketi tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2023 tarihli kaldırma kararı uyarınca yeniden yapılan yargılamada, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları, taraflar arasındaki sözleşme içeriği, emsal ücret araştırması verilerinin ortalaması dikkate alındığında davacının son ücretinin brüt 923,68 USD olduğu, davacının 2018 yılı Kasım ayı ve 2019 yılı Haziran ayları arasındaki ücretinin ödendiğinin davalılarca ispat edilemediği, ücret alacağına ilişkin dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup söz konusu alacağın belirsiz alacak ile talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı ve bu sebeple reddi gerekmekte ise de ödenmeyen ücret alacağı ile işçinin feshinin haklı nedene dayandığı ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı; diğer yandan davacı tanıklarının davalı aleyhine davalarının bulunduğu, tanık beyanı dışında başkaca yeterli ve inandırıcı delil de sunulmadığından ispatlanamayan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddi gerektiği, davacının 6 tam yıl hizmet süresi karşılığı 90 gün yıllık izin süresinin olduğu, davacının yurt dışında geçirmiş olduğu süreler dikkate alındığında bakiye yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı, dosya kapsamında yer alan SGK yazısı ile davalılar arasında alt işveren asıl işveren ilişkisinin bulunmadığı belirtilmiş ise de dinlenen tanıkların beyanları dikkate alınarak davacının her iki davalı Şirket bünyesinde çalıştığının anlaşıldığı, dolayısıyla işçilik alacaklarından her iki davalı işverenin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü ile kıdem tazminatının kabulüne; diğer alacakların belirtilen sebeplerle reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ... ... vekili ve davalı ... ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 12.07.2024 tarihli kararı ile; yabancı uyruklu işçinin 06.08.2012-02.06.2019 tarihleri arasında olmak üzere davalılara ait işyerinde 6 yıl 9 ay 26 gün süreyle çalıştığı, davalı ... ... Şirketi alacağını devreden işçinin işvereni olup kayıtların aksi de ispat edilemediğine göre davalı ... ... Şirketinin davaya konu taleplerden işveren sıfatıyla sorumlu olduğu, emsal ücret araştırmasına dayanılarak aylık ücretin 923,68 USD kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun düştüğü, işçinin fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı iddiasını davalılar aleyhine davası bulunan tanık beyanı dışında destekleyen herhangi bir delil bulunmadığı, tanıkların davalılardan birine karşı dava açmış olmalarının sonuca etkisi olmadığı, ayrıca ücret alacağının belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği yönündeki Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ... ... Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalı ... ... Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davanın... vekili Av. ... tarafından açıldığı, yargılama sırasında davacı... vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 04.06.2021 tarihli beyan dilekçesinde, müvekkili tarafından davaya konu alacakların ... 54. Noterliğinin 03.06.2021 tarihli ve ... yevmiye No.lu sözleşmesi ile 20.000,00 TL bedel karşılığında dava dışı ... ...'a devredildiğinin ve davacı sıfatının söz konusu kişiye geçtiğinin beyan edildiği, İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ara kararı ile 03.06.2021 tarihli alacağın devri sözleşmesi dikkate alınarak 6100 sayılı Kanun'un 125. maddesi uyarınca, ...'un davacı kaydının silinmesine, dava dışı ... ...'un davacı olarak davaya devam etmesine karar verildiği; ancak İlk Derece Mahkemesince verilen 24.02.2022 tarihli ilk kararın istinaf incelemesi sırasında, İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesine gönderilen 05.12.2022 tarihli yazı ekinde ... Noterliğinin 25.11.2022 tarihli ve ... yevmiye No.lu alacağın devri sözleşmesine ilişkin belgeye göre ... ... isimli davacı tarafından 40.000,00 TL bedel karşılığında dava konusu alacakların (kıdem tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti) ...'ye devredildiği, buna göre 6100 sayılı Kanun'un 125. maddesi uyarınca, devralan üçüncü kişinin yani ...'nin hukuk gereği (ipso iure) davacı sıfatı ve buna bağlı olarak davayı takip yetkisi kazanacağı ve davanın yeni davacı ile süreceği hususu göz ardı edilerek davaya devreden ... ... ile devam edilip karara bağlanmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı uyarınca taraf teşkili sağlanmış olup bozma öncesindeki gerekçelerle davacının kıdem tazminatı alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; diğer alacakların reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının ...'den ayrılmak istediği için işi bıraktığını, kıdem tazminatına hak kazanamadığını,
b. İşçilik alacaklarından diğer davalı Şirketin sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde;
a. Dinlenen tanıkların davalı ... Şirketi aleyhine davası bulunmadığından, ayrıca ... 17. İş Mahkemesi 2020/125 Esas sayılı dosyası kapsamında dinlenen ve beyanları dosyaya sunulan ve davalılara karşı davası bulunmayan bordro tanıkları beyanı dikkate alındığında fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddinin hatalı olduğunu,
b. Davalı işverenin işyerinde sushi ustası olarak çalışmış olan işçinin Taylandlı olduğunu, Türkçe bilmediğini, müvekkilinin işçilik alacaklarının hâlihazırda ne miktarda olacağını tam olarak belirleyebilme imkânına sahip olmadığını, işçilik alacaklarına dair elinde herhangi bir belge de bulunmadığından kimi alacakların belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın mevcut olduğunu,
c. Davacının ücretinin 1.600,00 USD olarak kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraf teşkilinin usulüne uygun sağlanıp sağlanmadığı, davacının aylık ücretinin miktarı, kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı, ücret alacağının belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı, işçilik alacaklarından davalı ... ... Şirketinin sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... ... Şirketi vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.