Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9713 E. 2026/359 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi

SAYISI: 2025/26 E., 2025/302 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 22.11.2015-04.09.2020 tarihleri arasında mekanik ve elektrik ustası olarak net 2.000,00 USD ücret ile çalıştığını, 200,00 USD elden kalan kısmının bankadan ödendiğini, davalı işverence 3 öğün yemek ve barınma imkânı sağlandığını, şantiyede 07.00-21.00 saatleri arasında hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günü ayrımı gözetmeksizin çalıştığını, 1 gün ramazan bayramında, bir gün kurban bayramında ve bir gün de yılbaşında izin kullandığını, davacının iş sözleşmesinin haksız ve önelsiz olarak fesih edildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatili alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'i olduğunu, davacının davalı müvekkili Şirketin çalışanı olmadığını, gerçek işverenin tespitinin gerektiğini, herhangi bir hak alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli kararı ile; davacının davalı nezdinde toplam 3 yıl 9 ay 4 gün süre ile elektrik ustası olarak olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işverence feshedildiği, ... iş hukukuna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, banka kayıtları ile ücret ödemelerinin örtüşmemesi üzerine, davacının yaptığı iş dikkate alınarak, birbiriyle uyumlu tanık beyanlarına itibar edilerek davacının aylık brüt 2.058,00 TL ücret ile çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, davacının ...'da resmî tatil ve dinî bayram günleri dâhil, ayda iki hafta tatili olacak şekilde, 08.00-19.00 saatleri arasında çalışarak fazla çalışma yaptığı, ... Federasyonu iş mevzuatına göre bu çalışmaların karşılığı 2 katı ücret verilmesinin gerektiği ve imzalı bordroların olduğu aylar için fark fazla ücret hesaplandığı görülmekle, son bilirkişi kök ve ek raporundaki hesaplama dikkate alınarak ancak taleple bağlı kalınmak suretiyle hüküm kurulduğu, davalı işverence ... iş hukukuna göre alacakların zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiş ise de davacının yabancı hukuka göre zamanaşımı süresini bilmemesi ve davalı işverence de bu hususta aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunun geçerli bir neden olarak kabul görmesi gerektiği, ... Federasyonu iş mevzuatı uyarınca geçerli bir neden var ise sürenin Mahkeme tarafından yeniden başlatılacağının düzenlendiği görülmekle davalı yanın zamanaşımına ilişkin def'i ve itirazlarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 03.07.2024 tarihli kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesince, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) öngörülen anlamda herhangi bir gerekçe oluşturulmadan karar verildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde somut uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması yönünde bir itiraz öne sürmediği, ön inceleme duruşmasında da tarafların hukuk seçimi konusunda da anlaşmadıkları, şu hâlde somut uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerekirken ... hukukunun uygulanmasının hatalı olduğu, davacı tanıklarının da davalı aleyhine dava açtıkları ve davacı ile menfaat birliği içinde olduklarının anlaşıldığı, somut davada çıkacak sonuçtan menfaat elde edeceklerinin tartışmasız olduğu, başka delillerle desteklenmeden tek başına menfaat birliği içindeki tanıkların anlatımına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, dosyada tamamı menfaat birliği içindeki tanıkların anlatımından başka da delil bulunmadığından; fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı taleplerinin somut, inandırıcı ve yeteri delillerle ispatlanamaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilâmında belirtilen açıklamalar doğrultusunda somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulandığı, bu doğrultuda tanzim edilen 02.06.2023 tarihli bilirkişi raporundaki Türk hukukuna göre yapılan hesaplamaların hükme esas alındığı, emsal mahkeme kararları dikkate alınarak husumet itirazına itibar edilmediği, davacının toplam hizmet süresinin 3 yıl 9 ay 4 gün olduğu, davacının yaptığı iş, mesleği, mesleki kıdemi, çalışılan işyeri ve emsal ücret araştırma sonuçları ile bunlarla desteklenen tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının, ücret iddiasını ispatladığı ve son olarak aylık net 1.960,00 USD, brüt 2.058,00 USD ücret ile çalıştığı yönündeki bilirkişi tespitine iştirak edildiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir 18.04.2022 tarihli dilekçesi ekinde davacıya hizmet süresine uygun şekilde ihbar öneli kullandırıldığına ilişkin yazılı ve davacının imzasını havi 06.07.2020 tarihli fesih bildiriminin sunulduğu, ihbar tazminatı talebinin reddine karar verildiği, davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin ispatı noktasında tamamı davalı aleyhine davası bulunan davacı tanıklarının beyanları dışında bir delil bulunmadığı, davacının bu talebinin somut, inandırıcı ve yeteri delillerle ispatlanamadığı, bu sebeple ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin reddine karar verildiği, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacakları bakımından tanık beyanlarına göre hesaplanan kısmın, yeterli delille ispat edilememesi nedeniyle reddi gerekmekle birlikte, yazılı delil niteliğindeki imzalı bordrolara göre yapılan fark alacak hesaplamasına itibar edilmesi gerektiği, bu alacakların bilirkişi raporu dikkate alınarak resen hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davalı tarafından yapılan fesih bildirimi evrakının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınmaması gerektiğini,

b. Davacının tüm çalışma dönemi yönünden tanık beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini,

b. Davanın Rus hukukuna göre zamanaşımına uğradığını,

c. Davacı tarafça müvekkili Şirket bünyesinde çalışma yapıldığının ispat edilemediğini,

d. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini,

e. Hizmet süresinin hatalı bir şekilde tespit edildiğini,

f. Kıdem tazminatına hak kazanmadığını,

g. Davacının hesaplamalara esas alınan ücretinin gerçeği yansıtmadığını,

h. Bilirkişi tarafından ücretin brüte çevrilmesinin kabul edilemeyeceğini,

ı. Kıdem tazminatı tavanının kamu düzenine ilişkin olduğunu, döviz olarak talep edilmesinin mümkün olmadığını,

i. Davacıya çalışmış olduğu hafta tatili ile fazla çalışmalarının karşılığının ödendiğini,

j. Davacı ile menfaat birliği için olan tanık anlatımlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; husumet, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile dava konusu alacakların hesaplanmasına ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§