"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/328 E., 2024/236 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı-karşı davalı vekili; müvekkilinin 2010-09.04.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde saha mimarı olarak çalıştığını, ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı-karşı davacı vekili; davacının iş sözleşmesini haksız şekilde feshetmesi nedeniyle ihbar tazminatı alacağının davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının haklı neden olmaksızın ve ihbar önellerine uymadan iş sözleşmesini feshettiğini, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, çalışma saatlerini kendisinin ayarladığını, harcırah ve proje bazında prim ödemeleri yapılmasından ötürü, fazla çalışma ücreti alacağının olmadığını, genel tatil ve hafta tatili çalışması karşılığındaki ücretlerinin ödendiğinin bordrolar ile sabit olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.06.2016 tarihli kararı ile; davacının 26.06.2010-09.04.2014 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, davacının ödenmeyen işçilik alacakları bulunduğu, bu sebeple yapılan feshin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne; davacı feshinin haklı nedene dayanması sebebi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 22.06.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 02.11.2020 tarihli karar ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş olup Mahkemece 05.01.2023 tarihli karar ile bozma sonrası kapsama alınan ek bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne; karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 05.01.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, bozma ile davalı-karşı davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil eden hususların dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilâmı doğrultusunda davalı-karşı davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil eden hususlar da dikkate alınmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne; karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinde;
1. Davacının şantiye şefi olarak görev yaptığı dikkate alınmaksızın fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,
2. Davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturan hususlar dikkate alınmaksızın karar verildiğini,
3. Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl dava bakımından bozma ile oluşan usuli kazanılmış haklara riayet edilip edilmediği ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.