"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2479 E., 2025/1771 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/3 E., 2022/422 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.02.2009-18.11.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde ... Pazarlama ve Tanıtım Müdürü olarak çalıştığını, müvekkilinin son ücretinin 3.000,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, işveren aleyhine işe iade talepli olarak açtıkları davada davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin işe başlamak için başvuruda bulunduğunu, işverenin müvekkili işe almadığını, bunun yerine 06.02.2019 tarihinde toplam 19.677,21 TL toplu ödeme yaptığını, yapılan ödemeler güncelleştirilmeden, en son ücreti eksik hesaplanarak ve prim hak edişleri dikkate alınmadan alacakların eksik hesaplandığını, müvekkilinin ...'da oranın para birimi olan ... olarak ücret aldığını, Türkiye'de resmî olarak görünen ücret miktarı ile ...'da ... olarak yatırılan para miktarı toplamının asıl olan 3.000,00 USD'den düşülerek kalan kısmın müvekkiline haricen verildiğini, harici ödemenin dönemin genel müdürü İ.S. tarafından yapıldığını ileri sürerek fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı, fark boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ile fark iş güvencesi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının kesinleşen işe iade ilâmına bağlı tüm hak ve alacaklarının usulüne uygun olarak hesaplanıp eksiksiz şekilde davacıya ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin 18.11.2015 tarihinde tazminat ve alacakları ödenmek suretiyle geçerli nedenle feshedildiğini, davacının ücretinin ve bu ücretine ek olarak sağlanan yan hakların bordrolar ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, aksi yöndeki ve fahiş tutardaki ücret iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının prime hak kazanacak bir çalışması olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının açtığı işe iade davasında davanın kabulüne karar verildiği, kararın kesinleştiği, davalı tarafça davacının usulüne uygun işe başlama davetine uygun olarak işe başlatıldığının ispatlanamadığı, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafça feshedildiği, davalı tarafça iş sözleşmesinin tazminata hak kazanamayacak şekilde feshedildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının geçersiz sayılan fesih tarihi olan 18.11.2015 tarihinde ... Pazarlama ve Tanıtım Müdürü olarak çalıştığı ve bordrosunda kayıtlı ücret miktarının brüt 2.663,00 TL olduğu hususunun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, davacı tarafça, davacının ücretinin bir kısmını ödediği iddia edilen ve ... ülke genel müdürü olarak görev yapan İ.S'nin davalı tarafça tanık olarak bildirildiği, daha sonra davalı tarafça adı geçenin dinlenmesinden vazgeçildiği, önce davacı vekilinin 29.11.2021 havale tarihli dilekçesiyle adı geçenin dinlenmesinden vazgeçilmesine muvafakatlerinin bulunmadığı ifade edilmiş ise de daha sonra davacı vekilince 15.02.2022 tarihli duruşmada dinlenmeden vazgeçilmeye muvafakat edildiği, dosyaya celbedilen ve davacıya ait olan ...USD hesabı kayıtları incelendiğinde, İ.S. tarafından, 09.06.2015 tarihinde 1.351,00 USD, 02.09.2015 tarihinde 1.711,00 USD, 07.10.2015 tarihinde 1.500,00 USD ve 04.11.2015 tarihinde 1.500,00 USD ödeme yapıldığının görüldüğü, ücretin miktarı konusunda tanık A.B'nin beyanlarının banka kayıtlarıyla desteklendiği nazara alınarak, davalı vekilinin adı geçen tanığın işverene karşı davası olması nedeniyle anlatımlarına itibar edilemeyeceği yönündeki istinaf itirazlarına değer verilmediği, davacının ... Pazarlama ve Tanıtım Müdürü olarak yaptığı iş, davacının yurt dışında çalıştığı, davalı işyerindeki kıdemi, tanık anlatımı, banka kayıtları ve davalı işveren tarafından emsal ücret miktarının bildirilmediği hususları birlikte dikkate alındığında, davacının ücretinin net 3.000,00 USD olarak kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilince giydirilmiş brüt ücret miktarının fahiş olduğu öne sürülmüş ise de yurt dışında çalışan davacının ücretine yerleşik içtihatlar doğrultusunda barınma giderinin eklenmesi gerektiği, bu konuda istinafa gelen taraf itibarıyla bir usulsüzlük bulunmadığı, davacının işe başlatılmadığı tarih ve dava tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayan bir alacağın mevcut olmadığı, davacının ücret ve giydirilmiş brüt ücret miktarının tespitinde herhangi bir prim tutarının dikkate alınmadığı, hükme esas alının bilirkişi kök raporunda, net boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı olarak 27.779,23 TL alacağın bulunduğu hesaplanmışken mahkemece maddi hata sonucu daha az bir tutara hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dosyadaki bordrolar dikkate alınmayarak sadece afaki ve yanlı tanık beyanı üzerinden ücret hesaplanmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu,
2. Davacının ücretinin ve bu ücretine ek olarak sağlanan yan hakların bordrolar ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, aksi yöndeki ve fahiş tutardaki ücret iddialarının gerçeği yansıtmadığını,
3. Davacı işten ayrıldığında ihbar tazminatının ödendiğini,
4. Davacının tüm hak ve alacaklarının usulüne uygun şekilde hesaplanarak eksiksiz bir şekilde ödendiğini, davacının bakiye alacağı bulunmadığını,
5. Davacıya müvekkili Şirkette çalıştığı süre boyunca prim ödemesi yapılmadığı gibi prime hak kazanacak çalışmasının da olmadığını,
6. Alacakların zamanaşımına uğradığını,
7. Hükmedilen faizin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ücretin miktarı, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile faize ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.