"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/4184 E., 2025/1378 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/338 E., 2020/666 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 16.11.2016-12.04.2018 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, müvekkilinin kendisine tahsis edilen aracı özel işinde hiç kullanmadığını, müvekkilinin nisan ayı başında izne ayrılmak istediğinde ...'ya giderken kendisine tahsis edilen aracın değiştirilme vakti geldiği için araçla giderek aracın götürülmesi ricasında bulunulduğunu, müvekkilinin külfet olmasına rağmen bu ricayı kabul ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu aracın davacının şahsına tahsis edilmediğini, işin görülmesi için davacıya verildiğini, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre iş sözleşmesinin tazminat ödemesi gerektirmeksizin işverenlikçe sona erdirildiği iddiası karşısında, feshin tazminat ödemesi gerektirmeyecek şekilde vuku bulduğunu ispat etme külfeti üzerinde bulunan davalı Şirketin bu yükümlülüğü yerine getiremediği, fesih şekline göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının tanık beyanları ile ispat edilen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu, işveren tarafından sunulan belgelerden davacının bakiye 14 gün yıllık ücretli izin alacağı bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 16.11.2016-12.04.2018 tarihleri arasında davalı Şirkete kayıtlı olarak dava dışı ... Şirketinin kurulumunu yaptığı baz istasyonlarının denetimini sağlayan ... Bölge İstasyonunda proje müdürü olarak çalıştığı, kendisine Şirket işlerinde kullanmak üzere tahsis edilen aracı özel menfaatinde kullanarak ...'dan ...'ya gittiği ve araçla birlikte kalma süresinin 10 gün kadar olduğu, davacının aracın değişim zamanı geldiği için davalının isteği ile ...'ya götürdüğünü ispat edemediği, aracı özel menfaatinde kullanma süresinin kısa süreli olmadığı gibi ... ile ... arasındaki mesafe de düşünüldüğünde, Şirket aracının davacı işçi tarafından özel işlerinde kullanıldığının sabit olduğu, davalı işveren ile davacı işçi arasında güven temelinin çökmesine neden olduğu, davalı işverenden bu aşamada davacı işçi ile çalışmasının beklenemeyeceği, davacının bu eyleminin doğruluk ve bağlılığa aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken feshin geçerli fesih olduğu kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulüne dair kararının hatalı olduğu, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatili ücreti ile hafta tatili ücreti yönünden yapılan değerlendirmede ise İlk Derece Mahkemesince tanık beyanlarına itibar edilerek davacının bu alacak talepleri yönünden kısmen kabul kararı verilmiş ise de davacının bölge sorumlusu olup sabit bir yerde çalışmadığı, davacı tanıklarının saha çalışanı olup davacı ile çalışmalarının birebir görgüye dayalı olmadığı, davacının bu alacaklara dair iddialarını tanık delili ile ispatlayamadığı, puantaj kaydı, işyeri giriş çıkış belgesi gibi yazılı delil ile de iddialarını ispat edemediği, bu durumda davacı taraf ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğinden bu alacakların da reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bölge Adliye Mahkemesinin işveren lehine yorum yaptığını,
2. Müvekkilinin aracının değiştirileceği iddiasıyla işverenin sözlü talimatı doğrultusunda ...'ya bu araçla geldiğini, ...'ya araçla gelinmesi aslında müvekkili için bir külfet olmasına rağmen müvekkilinin bunu kabul ettiğini,
3. Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacakları bakımından Bölge Adliye Mahkemesinin işçi lehine yorum ilkesini tersine çevirerek tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığı gerekçesiyle dikkate almadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.