"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2288 E., 2025/2078 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/718 E., 2023/829 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .. Üretim AŞ (...) alt işveren Şirketinde dış tesisler bölümünde çalışmaya başladığını, müvekkilinin ayrımcılık ve haksızlıklara dayanamayarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, 22.06.2015 tarihinde yapılan özelleştirme işlemleri sonrasında işinde ve işyerinde değişiklik olmadan ve ara vermeden işyerini devir alan davalı Şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, devir öncesi muvazaa olgusuna dayanarak ilave tediye ve toplu iş sözleşmesi farkı alacaklarının tahsili için Tavşanlı İş Mahkemesinde dava açtıklarını ve davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, davalının devir protokolünün ve işyeri devri kurallarının uygulanmadığını, müvekkilinin sendika üyesi olmasına rağmen farklı muameleye tâbi tutulduğunu, ücretlerinin emsali işçilere göre eksik ödendiğini iddia ederek toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, davacı taraf ile davalı Şirket arasında gerçekleşen arabuluculuk neticesinde anlaşmaya varıldığını, söz konusu arabuluculuk anlaşma belgesi ile dava açılan tüm alacak kalemlerinde anlaşıldığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, davacının davalı Şirket bünyesinde 01.07.2015 tarihinde çalışma başladığını, ayrımcılık yapılmadığını, o dönem yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı, dava dışı ...'tan çıkışının yapılmasından yaklaşık 9 gün sonra 01.07.2015 tarihinde davalı işveren yanında çalışmaya başladığı anlaşılmış ise de dava dışı ... aleyhine açılan Mahkemenin 2019/828 Esas sayılı dosyasında davacının 01.07.2015 tarihinde başlayan çalışmasının yeni bir iş sözleşmesi olarak kabulü ile kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alındığı ve dosyanın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu nedenle işyeri devri kabulü mümkün olmadığından fark alacak taleplerinin reddine karar verildiği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında ayrımcılık tazminatı talebinin yerinde olmadığı, davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığı, ikramiye alacağına ilişkin toplu iş sözleşmesinde hüküm olmadığı, vardiya tazminatı ile hizmet teşvik primi alacaklarının ise ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 18.07.2006 tarihinde dava dışı devreden ...'ın alt işveren Şirketinde çalışmaya başlayıp işyerinin devredildiği 22.06.2015 tarihinde çalışmanın sona erdiği, 9 gün boşluk sonrası 01.07.2015 tarihinde davalı Şirket bünyesinde çalışmaya başladığı ve 28.10.2017 tarihinde işten çıkışının bildirildiği, davacının devir öncesi çalışmalarındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu tespit edilerek davacının ...'ın asıl işçisi sayıldığı, işyerinin devredildiği 22.06.2015 tarihinde özelleştirme nedeniyle fesih olarak çıkışı yapılarak kıdem tazminatının ödendiği, 9 gün sonra davalı Şirket tarafından işe girişinin yapıldığı, davacı tarafından Tavşanlı İş Mahkemesinin 2019/828 Esas ve 747 Karar sayılı dosyası ile 21.06.2015 öncesi döneme dair bakiye kıdem tazminat talebi kabul edilerek iş sözleşmesinin bu tarih itibarıyla feshedildiğinin kesinleştiği, dolayısıyla davacının davalı Şirkette 01.07.2015 tarihindeki iş sözleşmesinin, önceki dönemden bağımsız yeni bir iş sözleşmesi niteliğinde olduğu ve ...'ın kadrolu işçileri gibi devir işçisi olarak kabul edilerek bu işçilere tanınan haklardan faydalanmasının mümkün olmadığı, ayrımcılık tazminatı, hizmet teşvik primi, vardiya tazminatı ve ikramiye alacaklarına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya devir sonrası kıdem tazminatı ödenmiş olmasının hatalı yorumlandığını, kesinleşen muvazaa kararı neticesinde müvekkilinin devir işçisi olduğunu, bu nedenle devir işçilerinin yararlandığı toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ...'tan devredilen işçi olup olmadığı, bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.