Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9679 E. 2026/318 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/2668 E., 2025/2467 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 38. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/1179 E., 2022/42 K.

Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, Bölge Adliye Mahkemesince 05.11.2025 tarihli karar ile; yargılamanın iadesi talebinin gerekli harçların yatırılması suretiyle ayrı bir dava olarak ileri sürülmesi ve bu talebin de İlk Derece Mahkemesine yapılması gerektiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 18.11.2025 tarihli ek karar ile; 05.11.2025 tarihli kararın usule ilişkin olduğu, bu nedenle temyiz edilemeyeceği belirtilerek temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2025 tarihli ek kararı; yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesinde temyiz edilemeyen kararlar sayılmış olup bu kararlar arasında usule ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği belirtilmemiştir. Bu hâlde Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2025 tarihli ek kararının ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2025 tarihli kararı, yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Mahkemenin yargılamanın iadesi davası sonucunda verdiği karar temyiz edilebilir. Ancak aleyhine yargılamanın iadesi yoluna başvurulan karar kanundan dolayı kesin ise yargılamanın iadesi üzerine verilen karar da asıl karar gibi kesindir; yani temyiz edilemez (..., Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt V, ..., Altıncı Baskı, 2001, s. 5263).

Diğer yandan dosya içeriğine göre; toplu iş sözleşmesindeki taban ücret uygulaması sebebiyle davacı işçinin bireysel iş sözleşmesinde belirlenen ücretinin, asgari ücretle olan bağının kesildiği, bu nedenle yargılamanın iadesi istenen davada verilen hükmün, ücret tespiti bakımından temyiz kesinlik sınırını aşacak şekilde ileriye yönelik bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yargılamanın iadesine ilişkin dava yeni ve bağımsız bir dava olup yukarıda yapılan açıklamalara göre; yargılamanın iadesi istenen davada hüküm altına alınan ve temyiz konusu edilen miktarın, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca yargılamanın iadesine ilişkin işbu dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; yargılamanın iadesini talep eden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 18.11.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Yargılamanın iadesini talep eden davalı vekilinin 05.11.2025 tarihli karara ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§