"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/666 E., 2025/1324 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/301 E., 2024/40 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını, daha önce açılan İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2021/218 Esas sayılı dava dosyasında 2019 Ocak ile Aralık ayları arası dönemine ilişkin fark ücret alacaklarının hüküm altına alındığını ileri sürerek 01.01.20 20... .12.2020 tarihleri arası dönemde ödenmeyen fark ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın temelde bir tespit davası olduğunu, davacının çalışmasının devam etmesi sebebiyle verilecek hükmün kesin nitelikte olamayacağını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, asgari ücretin 2022 yılı için 4.250,00 TL olarak belirlendiğini, dava konusu olay ya da benzer nitelikteki dosyalar için işçiye %30, %40, %50 veya %60 ve daha fazlası bir oran üzerinde zam yapılması hâlinde sözleşmeli olan, memur statüsünde olmayan ve kariyer meslek icra etmeyen davacıların ücretlerinin İdarelerinde kariyer meslek icra eden uzmanların, hemşirelerin hatta vekillerin aylık ücreti ile denk duruma geldiğini, İdarenin iş sözleşmesini düzenlerken amacının bu olmadığını, söz konusu oranların sadece sözleşmenin imzalandığı yıl için geçerli olduğunu ve 2018 yılında da davacılara sözleşme oranı üzerinden ödemelerinin yapıldığını, devam eden yıllarda da bu oranların geçerli olacağına dair sözleşmede hiçbir hüküm olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmelerinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine 26.02.2024 tarihli ek karar ile; kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek ve asıl kararlarına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin devam etmesinden ötürü hükmün ileriye yönelik etkisi sebebiyle kararın miktar itibarıyla kesin olmadığı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2024 tarihli ek kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle ek karar kaldırılarak asıl karar bakımından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında, incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını,
2. Davanın belirsiz alacak davası niteliğinde açılamayacağını, davanın usul yönünden reddi gerektiğini,
3. Davacıya geriye dönük olarak 2021 Ocak ve sonraki yılların tamamı için toplu iş sözleşmesi gereği fark ücret ödemelerinin yapıldığını,
4. Davacının sürekli işçi kadrosuna geçtiği dönemde yapılan bireysel iş sözleşmesinin sadece 2018 yılındaki 1 yıllık dönemi kapsadığını, sonraki yıllar için ilk sözleşmede belirlenen yüzde oranlarının uygulanacağına dair hiçbir hüküm bulunmadığını, İdarenin amacının da zaten bu yönde olmadığını, aksi hâlde memur statüsünde olmayan ve kariyer meslek icra etmeyen işçilerin ücretlerinin kariyer meslek icra eden uzmanların, hemşirelerin hatta vekillerin aylık ücreti ile denk duruma geleceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.