"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/982 E., 2025/1230 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/296 E., 2025/87 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.08.2007 tarihinden 08.06.2017 tarihine kadar davalı Bankanın şubelerinde son olarak KOBİ müşteri yöneticisi pozisyonunda ve 4.200,00 TL ücretle çalıştığını, müvekkilinin davalı Bankada çalıştığı sürece iki farklı şubede 5 farklı müdürle çalıştığını ancak müdür E.Y. ile ciddi problemler yaşadığını, bu nedenle sağlığının etkilendiğini, kendisine çeşitli şekilde baskı uygulandığını, gece geç saatlere kadar çalıştırıldığını, müvekkilinin kendisi için çok önemli olan bir doktor randevusu için izin istediğini ve 9 Haziran Cuma günü olan randevusu için 8 Haziran'da izin alamayan müvekkilinin bu tarihte istifa ettiğini, müvekkilinin bu eylemler karşısında buhrana sürüklendiğini ve depresif nöbet geçirdiğini, müvekkilinin bu konu hakkında üstlerine başvurmasına rağmen yardım göremediğini ve istifaya mecbur bırakıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 08.06.2017 tarihinde istifa ederek iş sözleşmesini tek taraflı olarak sona erdirdiğini, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamadığını, davacının mobbing (psikolojik taciz) iddialarının gerçeği yansıtmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacıya fazla çalışma ücreti ödemesi yapıldığını, davacı ile imzalanan iş sözleşmesi kapsamında fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğunu, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını ve işten ayrıldığı tarihte kalan bakiye yıllık ücretli izin alacağının ise kendisine ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı psikolojik taciz sonucu işten ayrılmak zorunda kaldığını iddia etmiş ise de bu iddiasını ispatlayamadığı ve dosyadaki istifa dilekçesi göz önüne alınarak kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, ancak davacının bakiye yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücretinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 08.06.2017 tarihli istifa dilekçesinde herhangi bir sebep bildirmediği, dava dilekçesinde iş sözleşmesinin feshi sebebi olarak işyerinde kendisine çeşitli sebeplerle uygulanan psikolojik taciz ve fazla çalışma saatlerinden dolayı istifa etmek zorunda kaldığını beyan ettiği, dinlenen taraf tanık beyanlarına ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre işyerinde davacıya psikolojik taciz uygulandığının ispat edilemediğine yönelik kabulün yerinde olduğu ancak davacının uzun saatler çalıştırıldığı ve iş yoğunluğundan yıllık izinlerinin kullandırılmadığını belirterek fazla çalışma ücreti talebinde de bulunduğu ve yapılan yargılama sonunda davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağının bulunduğunun tespit edildiği ve bu suretle davacının ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kıdem tazminatına yönelik olarak usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiğini,
2. Davacının istifa ederek iş sözleşmesini sona erdirdiğini ve dava dilekçesinde fesih sebebi olarak fazla çalışma ücretinin ödenmemesine dair bir iddianın bulunmadığını,
3. Kıdem tazminatı hesabının tavanı aştığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ve tazminatın hesaplanması noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi atfıyla hâlen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/ 12... /13 hükümleri şöyledir: "Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir.
Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. ... Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez."
Belirtilen üst sınır, genel tavan olarak adlandırılabilir. Genel tavan, iş sözleşmesinin feshedildiği andaki tavandır.
Somut uyuşmazlıkta davacının iş sözleşmesi 08.06.2017 tarihinde sona ermiş ve Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında kurulan hükümde bilirkişi raporunda hesaplanan net 41.249,31 TL'ye hükmedilmiştir. Ancak Bölge Adliye Mahkemesince itibar edilen bilirkişi raporunda fesih tarihi itibarıyla kıdem tazminatına esas tavan miktarı 4.426,16 TL olmasına rağmen 4.732,48 TL kabul edilerek hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.