Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9564 E. 2026/364 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/412 E., 2025/426 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığının 26.04.2010 tarihli sınavını kazandığını; ancak güvenlik gerekçesiyle işe başlatılmadığını, idare mahkemesinde dava açtığını, açılan davanın kabul edilerek 27.04.2011 tarihinin işe başlangıç tarihi olarak belirlenip parasal hakların ödenmesine karar verildiğini, 15.01.2016 tarihinde 21. ... Merkezi ... işyerinde marangoz olarak işe başlatıldığını, geçmiş tüm maddi kayıplarının 1. derece kabul edilerek ödendiğini, 23. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 36. maddesine göre 5. derecede işe başlatılarak alacaklarının buna göre ödenmesi gerektiğini, 21.02.2012 tarihli protokol ile toplu iş sözleşmesinin işe başlatma ücret derecelerinde bazı değişiklikler yapıldığını ancak davacının işe giriş tarihi 27.04.2011 olduğundan bu değişiklikten etkilenmemesi gerektiğini ileri sürerek davacının işe başlangıç derecesinin 5. derece olması gerektiğinin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının idare mahkemesi kararı gereğince 15.01.2016 tarihinde işe başlatıldığını, 27.04.2011-14.01.2016 tarihleri arasındaki tüm haklarının ödendiğini, gerekli bildirimlerin yapılıp primlerinin de ödendiğini, işbaşı yaptığı tarihteki toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun şekilde 1. dereceden işe başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararı ile; davacının fiilen işe başlatıldığı 15.01.2016 tarihinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre derecesinin doğru belirlendiği ve buna göre başlatılması gereken ücretle işe başlatıldığı, ödenmeyen fark alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 26.09.2023 tarihli kararı ile; davacının fiilen işe başlatıldığı tarih olan 15.01.2016 tarihinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesine göre fark alacağı bulunmadığı, ücretinin doğru şekilde belirlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairece, İdare Mahkemesi kararı doğrultusunda, davacının maddi kayıpları 27.04.2011 tarihinden itibaren belirleneceğine göre bu tarihte (27.04.2011) yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca ücret derecesi belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma kararına uyularak yeniden rapor alınmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece hüküm altına alınan alacakların faiz başlangıçlarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davalı tarafından mevzuata uygun işlem tesis edildiğini,

b. Faiz ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işe başlama tarihi, işe başlama tarihine göre derecesinin doğru belirlenip belirlenmediği ve buna göre dava konusu fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığına ve faize ilişkindir.

1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda davacı vekili, dava konusu alacakların toplu iş sözleşmelerinde belirlenen temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece hüküm altına alınan alacaklara dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiştir. Oysa dosya kapsamındaki toplu iş sözleşmelerinde ücret ve ikramiye alacakları bakımından kesin vade tarihleri öngörülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu temerrüt tarihleri tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmemiştir. Bu durumda Mahkemece yeniden bilirkişi raporu aldırılarak toplu iş sözleşmesinde öngörülen temerrüt tarihlerinin tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması ile ücret ve ikramiye alacakları yönünden kesin vade tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 oy birliğiyle karar verildi.

§