Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9549 E. 2026/150 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/18 E., 2025/83 K.

Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yapılan incelemede;

Dairemizin 27.11.2024 tarihli ve 2024/10855 Esas, 2024/15300 Karar sayılı bozma kararına karşı İlk Derece Mahkemesince; ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi ve son tutanağına göre arabuluculuk faaliyeti sırasında tarafların arabuluculuğun esasları, süreci, hukuki ve mali sonuçları konusunda bilgilendirildikleri; tutanakların sahteliği veya arabulucunun tarafsızlığı noktasında veya irade sakatlığına uğrandığında dair iddia ve delil olmadığı, davacının doğruluk ve saflığından istifade edildiği ileri sürülse de gabin için gerekli şartların sağlanmadığı gibi 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği davada arabuluculuk süreci sonunda da ifa engeli olmayan toplam 25.000,00 TL tutarda anlaşma yapıldığı ve söz konusu kararlaştırılan miktarın ödendiği; kaldı ki ödenmemiş bile olsa bu husus ihtiyari arabuluculuğun iptalini değil tutanağa dayalı alacağın ödenmesi için icraya başvurmayı gerektiren bir hâl olup dava konusu olayda ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptalini gerektirir sebepler mevcut olmayıp bozma kararında işverenin ibra kazandırma amacı olup olmadığının irdelenmesinin hukuki uyuşmazlığa etkisi olmayan, tarafların saikini gösterir neden olmakla saik hatasının sözleşmenin iptali nedeni olmadığı gerekçesiyle bozma kararına direnildiği ifade edilerek önceki kararda direnilmiştir.

Dairemiz bozma gerekçesinde açıkça taraflar arasında aynı gün istifa ettiği ileri sürülen işçi ile işveren arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı hâlde, usulüne uygun arabuluculuk müzakere süreci de yürütülmeksizin düzenlenen 17.02.2020 tarihli ihtiyari arabuluculuk tutanağının 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 hükmü kapsamında geçerli bir arabuluculuk anlaşma belgesi olarak kabulünün mümkün olmadığı, söz konusu belge yönünden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesindeki koşullara veya ifaya ilişkin hükümlere göre değerlendirme yapılarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§