Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9534 E. 2026/801 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2479 E., 2025/2166 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 7. İş Mahkemesi

SAYISI : 2022/240 E., 2023/289 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 20.07.2009-07.06.2022 tarihleri arasında trapez makine operatörü olarak çalıştığını, en son aldığı ücretin 7.800,00 TL olduğunu ve tamamının banka kanalıyla ödendiğini, yol ve yemeğin işveren tarafından karşılandığını, her yıl dinî bayramlarda elden ödeme şeklinde prim verildiğini, ek olarak her yıl 2 kez gıda yardımı yapıldığını, 2022 yılında 400,00 TL ve 750,00 TL olmak üzere gıda yardımı aldığını, davacının davalı Şirket tarafından istifaya zorlandığını, davacının son dönemlerde davalı işveren tarafından sistematik olarak aşağılama ve işini zorlaştırma hâli söz konusu olduğunu, bunun altında yatan nedenin ise kötüniyetli olarak davacının iradesi sakatlanarak işten ayrılmasını sağlamak olduğunu, davacıya uygulanan bu tavırların davacıyı çok fazlaca yıprattığını, sağlıklı düşünememesine sebep olduğunu ve baskı altında bırakılarak istifa iradesi olmamasına rağmen istifa etmek durumunda bırakıldığını, bu durum üzerine ... Noterliğinin 08.06.2022 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarname ile istifasının iradesi dışında verildiğini ve tazminatlarının ödenmesini talep ettiğini, yaklaşık 13 yıldan fazla süredir davalı Şirkette çalışan ve tek geçim kaynağı ücreti olan davacının onca yıllık emeğinden ve tazminat haklarından vazgeçmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının istifa dilekçesinin geçerliliği olmadığını, iş sözleşmesinin feshinin işverence gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücret iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ücretinin 5.791,41 TL net olduğunu, davacının kendi rızası ile istifa ettiğinin dosyadaki deliller ile sabit olduğunu, dava dilekçesinde her ne kadar istifaya zorlandığını, sistematik olarak aşağılanma ve işin zorlanması ile baskı yapıldığını, istifa iradesinin gerçeği yansıtmadığını belirtmiş ise de bu iddiaların haksız olduğunu, davacının 07.06.2022 tarihli istifa dilekçesi ile hiçbir baskı olmadan istifa ettiğini açıkça belirttiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya ibraz edilen 07.06.2022 tarihli ve davacı eli ürünü istifa dilekçesinin incelenmesinde özetle şahsi gerekçelerle kendi istek ve rızası ile herhangi bir baskı olmadan 07.06.2022 tarihi itibarıyla istifa ettiğinin yazılı olduğu, istifa dilekçesine ilişkin duruşmada beyanı alınan asılın; üretim müdürünün şahsına hakaret etmesine sinirlenmesi nedeniyle istifa dilekçesini düzenlediğini beyan ettiği, tanıkların üretim müdürüne sinirlenen davacının iş sözleşmesini sonlandırdığını beyan ettikleri; ancak üretim müdürünün davacıya hakaret ettiğine dair somut bir beyanlarının bulunmadığı, dava dilekçesinde iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği iddiasının da bulunmadığı, istifa dilekçesinin işverenlikçe baskı ile alındığına dair ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça dosyaya delil sunulmadığı görülmekle iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı neden ileri sürülmeksizin istifa etmek suretiyle sonlandırıldığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanıklarının davacıdan önce işten ayrılan kişiler olması nedeni ile fesih dönemine ilişkin somut beyanlarının bulunmadığı, birlikte çalıştıkları döneme ilişkin beyanlarıyla ise sistematik olarak davacıya psikolojik taciz (mobbing) uygulandığı hususunun ortaya konulamadığı, davacının istifa günü üretim müdürü ile tartışma yaşadığı açık ise de üretim müdürünün kendisine hakaret ettiği hususunu ispatlayamadığı, davacı tarafından haklı fesih iddiasında da bulunulmadığı, ayrıca davacı taraf istifa dilekçesinde şahsi gerekçelerle ayrılmak istediğini belirtmiş olup söz konusu istifa dilekçesinin iradesi sakatlanarak alındığı hususunun da ispatlanamadığı, buna göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b(1) hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 13 yıllık kıdemi hiçe sayılarak davalı Şirket tarafından istifaya zorlandığını, davacının son dönemlerde davalı işveren tarafından sistematik olarak aşağılama ve işini zorlaştırma hâli söz konusu olduğunu, bunun altında yatan nedenin ise kötüniyetli olarak davacının iradesi sakatlanarak işten ayrılmasını sağlamak olduğunu, davacıya uygulanan bu tavırların davacıyı çok fazlaca yıprattığını, sağlıklı düşünememesine sebep olduğunu ve baskı altında bırakılarak istifa iradesi olmamasına rağmen istifa etmek durumunda bırakıldığını, davacıdan istifa dilekçesi alındığının ve üretim müdürü tarafından davacıya hakaret edildiğinin ispat edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin ne şekilde son bulduğu ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§