"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/2225 E., 2025/1936 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/247 E., 2025/296 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, ... Sendikası üyesi olduğunu ve bu Sendika ile imzalanan toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak düzenlenerek ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak düzenlendiğini, ancak davalı tarafından temel ücretin söz konusu oran dikkate alınmaksızın belirlenmesi nedeniyle eksik ödeme yapıldığını iddia ederek 01.01.2021 tarihinden 31.12.2022 tarihine dek olan dönem bakımından ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye, fark hizmet zammı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası türünde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesinin 2022/683 Esas sayılı dosyasından da işçilik alacaklarına ilişkin dava açmış olması nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, dava konusu alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin 2021 yılına kadar ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, 2021 yılından itibaren ise ... Sendikası ile davalı Bakanlığın üyesi olduğu ... ve ... ... Sendikası (...) arasında 08.09.2021 tarihinde imzalanan ve 01.01.2021-31.12.2022 arasında geçerli işletme toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, Bakanlığın genel uygulamasının hukuka uygun olduğunu, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, bu durumda işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşacağını ve ücretlerin fahiş bir hâl alacağını, iddia edilenin aksine davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında ücret zammı uygulanmadığını, ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 2018 yılı ücreti korunarak bu ücret üzerine %4 oranında ücret zammı yapıldığını, davacıya haftalık 45 saati aşan fazla çalışma yaptırılmadığını, talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, davalıya bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken, 02.04.2018 tarihi itibarıyla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesi kapsamında kamu bünyesinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiği, kadroya geçişte davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, davacının talebinin 01.01.2021-31.12.2022 tarihleri aralığına ücretlerinin eksik ödendiği yönünde talepte bulunduğu, davalı vekilince derdestlik itirazında bulunulmuş ise de, dava ve talep konusu yapılan dönemlerin her bir davada farklı olması sebebiyle bu itirazlara itibar edilmediği, davacının bireysel iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi hükümleri ile Kurum kayıtları gözetilerek hazırlanan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve hükme elverişli bulunduğu gerekçesiyle hizmet zammı fark alacağı reddedilmek suretiyle, ücret farkı, ilave tediye farkı, ikramiye farkı ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı farkı alacakları bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı KHK ile davalı nezdinde sürekli işçi kadrosuna geçişinin yapıldığı, kadroya geçişi aşamasında Bakanlık ile arasında imzalanan iş sözleşmesinde açıkça asgari ücretin %72 fazlasının ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve sözü edilen kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme dayanak alınan bilirkişi ek raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, dava ve ıslah tarihleri ile hesaplama tarihleri gözetildiğinde zamanaşımına uğrayan bir alacağın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını,
2. Davanın kısmi dava veya belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın usulden reddi gerektiğini,
3. Davacının sendika üyeliği tespit edilmeden hesaplama yapıldığını,
4. Davacının ücretinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ve Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümleri uyarınca belirlendiğini, Bakanlık uygulamasının hukuka uygun olduğunu,
5. Faiz türü ile başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret,fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının bulunup bulunmadığı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.