Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9523 E. 2026/809 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1630 E., 2025/1893 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. İş Mahkemesi

SAYISI : 2021/90 E., 2024/64 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin belirsiz süreli iş sözleşmesiyle 01.10.1998 tarihinden itibaren ... (Belediye) bünyesinde alt işveren ... Hayvancılık ... İnşaat Madencilik ... Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ (... Şirketi) işçisi, 01.07.2020 tarihinden itibaren işyeri devrinden ötürü davalı ... (...) bünyesinde ekspektör olarak çalıştığını, müvekkilinin işçi temini niteliğindeki sözde hizmet alım sözleşmesi ile muvazaalı olarak çalıştırıldığını, davalı Belediyenin kendi personeli ile imzaladığı toplu iş sözleşmesi kaynaklı alacakların davacıya ödenmediğini, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından emeklilik nedeniyle 15.03.2021 tarihinde sona erdirildiğini ileri sürerek öncelikle muvazaanın tespiti ile müvekkilinin büyükşehir belediyesi işçisi olduğunun saptanması, büyükşehir belediyesi işçilerinin yararlandırıldığı sözleşme ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacakların tespit edilmesi, muvazaaya dayalı fark ücret, toplu iş sözleşmesinden ... sosyal yardım, fark kıdem tazminatı, fark yıllık ücretli izin, fark fazla çalışma ücreti, fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile muvazaaya dayalı olmayan fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında muvazaalı ilişki bulunmadığını, davacının kıdem tazminatının ilgili Şirketçe davalıya ödendiğini, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına dair iddasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının alacaklarının diğer davalılar tarafından ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, talep edilen alacakların 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında muvazaalı ilişki bulunmadığını, davacıya tüm haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıya kıdem tazminatının ödendiğini, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının bulunmadığını, talep edilen diğer haklarının ücretine yansıtılarak ödendiğini, taleplerin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/12686 Esas, 2022/1143 Karar sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacının yaptığı işin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenen işler kapsamında kaldığı, davalılar arasındaki hukuki ilişki geçerli olup muvazaa bulunmadığından davacı işçinin davalı Belediyenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının mümkün olmadığı, muvazaaya dayalı talep edebileceği alacak kalemi bulunmadığı, davalı ... ile davalı Şirketler arasındaki ilişkinin kanunun verdiği yetki ile kurulmuş geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davalı ...'ın son alt işveren olarak davalı Belediyenin ise asıl işveren olarak davacının dava konusu muvazaa dışındaki talepleri yönünden sorumluluğunun bulunduğu, diğer davalı ... Şirketi yönünden işyeri devrinin bulunduğu, bu Şirketin devreden alt işveren olduğu, davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği, davacının ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının yazılı delil ile ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının muvazaadan kaynaklanan fark işçilik alacakları talebine ilişkin Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin benzer dosyalara ilişkin güncel içtihatları da dikkate alındığında Şirket hissesinin büyük bir kısmının ya da tamamının belediyeye ait olmasının, yine şirket işçilerinin belediyelerin faaliyet alanındaki işlerde çalıştırılmasının, bir kısım emir ve talimatları belediye yetkililerinden almalarının, belediye işçileri ile benzer işlerde çalıştırılmalarının muvazaa kriteri olarak değerlendirilemeyeceği, davalı ... ile alt işverenler arasındaki ilişki geçerli olduğundan davacının davalı Belediyenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin muvazaanın olmadığına ilişkin tespiti ve buna dayalı alacak taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacının hesaplamaya esas ücretinin doğru belirlendiği, davacının fazla çalışma ücreti alacağı ile hükmedilenin dışında ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağını ispatlayamadığı, davacının isticvabı ve dosyadaki ödeme belgeleri gereğince açıkça kıdem tazminatına yönelik olarak yapıldığı ödeme belgelerinden anlaşılan tutarın kıdem tazminatından mahsup edilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı ile davalı Belediyenin istinaf başvurularının esastan reddine, davalılar ... Şirketi ile ...'ın istinaf başvurularının miktardan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Müvekkilinin kabul edilen aylık ücretinin brüt değil net miktar olduğunu,

2. Yıllık ücretli izin alacağının eksik hesaplandığını,

3. Fazla çalışma ücretinin tanık anlatımlarına göre hesaplanması gerektiğini,

4. Davalılar arasındaki ilişki muvazaalı olduğundan Mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı, buna göre davacının baştan itibaren davalı Belediyenin işçisi sayılarak talep edilen alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, ücretin miktarı, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının hesaplanması ile fazla çalışma ücretinin ispatlanmasına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§