Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9509 E. 2026/462 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/2539 E., 2025/2786 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 9. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/429 E., 2025/219 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait Gürcistan/...’teki şantiyesinde 05.03.2017 - 01.09.2019 tarihleri arasında kamp amiri olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işlerin azalması nedeniyle davalı tarafından feshedildiğini, şantiyede günde 3 öğün, mesai yapılması durumunda 4 öğün yemek verildiğini, konaklama imkânı sağladıklarını, kamptan iş sahasına kadar servis imkânlarının olduğunu, davacının 1.690,00 USD net ücret aldığını, ücretin ödeme günü Gürcistan para birimi Lari’ye çevrildiğini, davacının Gürcistan’daki banka hesabına yatırıldığını, davacıyı Türkiye’de sigortalı gösterebilmek için de Türkiye’deki banka hesabına her ay düzenli olarak asgari ücret üzerinden aylık ücret yatırıldığını, bu ücretin davacı tarafından çekilip tekrar davalıya verildiğini, davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini, davacının yıllık ücretli izin kullanamadığını, yıllık izin ücretinin ödenmediğini, haftanın 7 günü 08.00- 18.00 saatleri arasında çalıştığını, hafta tatili ve fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ancak ücretinin ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davacının davalı ... İnşaat Sanayi ve ... Şirketinde (... İnşaat AŞ) 16.08.2017 -31.08.2019 tarihleri arasında Gürcistan şantiyesinde çalıştığını, davalı ... (... İnşaat Şirketi) açısından husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını, çalışma süresi boyunca fazla çalışma yapması durumunda fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması durumunda ücretinin bordroya yansıtılarak ödendiğini, hafta tatili iznini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 30.12.2021 tarihli karar ile Türk hukuku uygulanmak sureti ile ... İnşaat Şirketi hakkında davanın husumetten reddine diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verildiği, kararın davacı ve davalı ... İnşaat AŞ tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 24.10.2023 tarihli kararıyla davalı Şirketlerin kayıtlı oldukları ticaret sicil müdürlüklerinden ortaklık ve adres bilgileri getirtilip tanık beyanları ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle bir değerlendirmeye tâbi tutulduktan ve özellikle davacı tanığı ...'nin beyanında davalı Şirketler ile arasında işçilik alacaklarına ilişkin olarak açılan dava olduğunu bildirmesi karşında bu davanın akıbeti de araştırılarak, davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki (organik bağ/birlikte istihdam vb.) bulunup bulunmadığının somut olarak belirlenmesi gerektiği, kabule göre de talep edilen alacak kalemlerinin bazılarının net, bazılarının ise brüt tutarlar üzerinden hesaplandığı gözetilmeksizin, hüküm altına alınan alacakların tamamının brüt olduğunun belirtilmesinin hatalı olduğu, davacının yaptığı tercüme giderlerinin yargılama masrafı içinde değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilerek dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, Mahkemenin 30.05.2024 tarihli kararıyla davanın kabulüne karar verildiği, hükmün davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli kararıyla; ilk kaldırma kararına uygun olarak hüküm kurulmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle ikinci kez kaldırma kararı verildiği, yeniden yapılan yargılama sonucunda davacının hizmet dökümünde davalı ... İnşaat AŞ nezdinde 16.08.2017-31.08.2019 tarihleri arasında çalışmasının göründüğü, davacının yurda giriş çıkış kayıtlarına göre 869 gün yurt dışında kaldığı, dosya kapsamında yer alan personel çalışma belgesine göre davacının 2011-2017 yılları arasında davalılar nezdinde çalıştığı, her iki davalı Şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden Şirket sahiplerinin ... Açık ve ... Açık olduğunun, Şirket merkezlerinin aynı olduğunun görüldüğü, tanık beyanlarından da birbiri ile ilişkili Şirketler olduğu sonucuna varıldığı, ayrıca ... 52. İş Mahkemesinin 2021/166 Esas sayılı davacı tanığı ...'nin açmış olduğu davada davalı Şirketlerin birlikte sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerektiğinden ve davalılar tarafından bu yönde ve süresinde bir savunmada bulunulmadığından somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu, kabul edilen hizmet süresinde hata bulunmadığı, ticaret sicil kayıtları ve tüm dava dosyası ile davacı tanığı ...'nin Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen davası da dikkate alındığında davalıların birlikte sorumlu tutulmalarının yerinde olduğu; davacının yurt dışı şantiyesinde çalıştığı gözetildiğinde 150,00 USD dâhil edilerek giydirilmiş ücretinin tespitinde de bir hata bulunmadığı, davalılar tarafından davacının iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispatlanamadığı, buna göre kıdem ile ihbar tazminatlarına hükmedilmesinin de yerinde olduğu, fazla çalışma yaptığını ve hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden davacı işçinin bu iddialarını tanık beyanları ile ispatladığı, tanık beyanlarının itibar edilebilir nitelikte olduğu, ispat yükü üzerinde bulunan davalıların davacıya yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığını veya karşılıklarının ödendiğini ispatlayamadığı, şu hâlde yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasında bir hata bulunmadığı, hükmedilen tutarların yabancı para cinsinden olduğu ve güncel Yargıtay içtihatları arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla davalıların temerrüde düştüğü gözetildiğinde faiz tür ve tarihlerinde de hata bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... İnşaat Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davalılar arasında organik bağ bulunmadığını,

b. Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirilen hizmet süresinin esas alınması gerektiğini,

c. Türkiyede bulunan sürelerin yıllık ücretli izinden mahsubu gerektiğini,

d. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanına göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... İnşaat AŞ vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davalılar arasında organik bağ bulunmadığını,

b. SGK'ya bildirilen hizmet süresinin esas alınması gerektiğini,

c. Türkiye'de bulunan sürelerin yıllık ücretli izinden mahsubu gerektiğini,

d. Gürcistan hukukunun uygulanması gerektiğini,

e. Temel ücret ve giydirilmiş ücretin hatalı belirlendiğini,

f. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanına göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ve faiz tür ve tarihlerinin de doğru belirlenmediğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, hizmet süresi, aylık brüt ücret miktarı, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı ile hesaba esas alınan giydirilmiş ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücret alacaklarının ispatı ve hesabı, hükmedilen faiz husularındadır.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

2. 10.02.2010 tarihli ve 27489 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gürcistan Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın "Bağımlı Faaliyetler" başlıklı 15/2 hükmü şöyledir:

"1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette ifa ettiği bir hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer:

a) Gelir elde eden kişi ilgili mali yıl içinde başlayan veya sona eren herhangi bir oniki aylık dönemde bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşmayacak şekilde kalırsa, ve

b) Ödeme, diğer Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa, ve

c) Ödeme, işverenin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir."

Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı işçinin aylık ücretinin 1.690,00 USD olarak belirlenmesine rağmen brütleştirmenin Türkiye'de yatırılıp davacı tarafından iade edilen prime esas kazanç olarak gösterilen 2.600,00 TL net ücretine gelir vergisi eklendiği görülmektedir.

Yukarı paragrafta yer verilen çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasındaki düzenlemeye göre Gürcistan'da ifa ettiği çalışma dolayısıyla gelir elde eden kişi ilgili mali yıl içinde başlayan veya sona eren herhangi bir 12 aylık dönemde bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşmayacak şekilde kalırsa elde edilecek gelirin yalnızca ilk bahsedilen devlet olan Türkiye'de vergilendirilmesi gerekecektir. Davacı işçinin ise sözü edilen dönemdeki çalışmalarında 183 günden fazla bir süre Gürcistan'da kaldığı anlaşıldığından gelirin Türkiye'de vergilendirilmesi mümkün değildir. O hâlde, davacının ücreti brütleştirilirken %15 gelir vergisi eklenmek sureti ile sonuca gidilmesi hatalıdır.

Ayrıca Türkiye ile Gürcistan arasındaki sosyal güvenlik sözleşmesi, 11.12.1998 tarihinde İzmir’de imzalanmış olup 07.06.2003 tarihli ve 25131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 20.11.2003 tarihinde yürürlüğe girmiş olmakla; ücretin brütleştirilmesinde bu sözleşme de değerlendirilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§