Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9499 E. 2026/802 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1891 E., 2025/2135 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/304 E., 2025/166 K.

MAHKEMESİ : ... 26. İş Mahkemesi

SAYISI : 2020/575 E., 2021/162 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 06.11.2017-02.07.2018 tarihleri arasında proje koordinatörü olarak aylık brüt 28.773,00 TL ücretle çalıştığını, günlük 18,00 TL yemek kartı verildiğini, iş sözleşmesinin haksız feshi üzerine açılan işe iade davasının kabul edilip kesinleştiğini, işe iade ihtarının 19.06.2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, 25.06.2020 tarihli cevabi ihtarname ile 3 gün içinde işe başlaması istenmesine ve işyerinde hazır olunmasına rağmen davacının işe başlatılmadığını, uzun süre bekletilip işe başlatma için eski çalışma koşullarından ve işyerinden farklı, düşük ünvanda ve daha az ücret teklif edildiğini, önceki işyerinin dışında farklı bir işyerinde ve davalı Şirketin ortak girişim ortağı olduğu işyerinde işe girişinin yapıldığını, bu konuda tutanak düzenlendiğini, işverenin gerçek ve samimi işe başlatma iradesi bulunmadığını, iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı için ... 13. İcra Müdürlüğünün 2020/4874 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilâmsız takibe davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini belirterek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve dava konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesi ile asıl davadaki iddia ve anlatımları aynen tekrar ederek iş güvencesi tazminatı farkı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı farkı, aylık sodexo yemek ücreti, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ihtarname masrafı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde; işe iade davasının kesinleşmesi ve davacının başvurusu üzerine, davalı Şirketin ...'da davacının konumuna uygun başkaca bir işyeri bulunmadığından ... şantiyesinde iş teklif edildiğini, fesih tarihindeki ücreti aylık 17.000,00 TL iken teklif edilen işte 18.530,00 TL olduğunu, davacının işe başlayıp 1 tam gün çalıştıktan sonra takip eden 2 gün işe gelmediğini, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, icra takibinde istenilen tutarların net/brüt olup olmadığı ve ne şekilde hesaplandığının belirtilmediğini, önerilen ücretin Şirket içi emsallerine uygun olduğunu, hizmet süresi itibarıyla kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izne hak kazanmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesindeki düzenlemeye göre iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının dava tarihindeki ücrete göre tespit edildiğini, fark alacak istenemeyeceğini, işe iade davasında boşta geçen süre ücretine yemek dâhil yan haklar ilave edilerek tespit yapıldığını belirterek asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2022 tarih kararı ile; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2024 tarihli kararı ile ortadan kaldırılması ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverence gerçekteştirilen iş ve işlemlerin, gerçek ve samimi bir işe davet niteliğinde olmadığı belirtilerek ve Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2024 tarihli kararına göre eksiklikler tamamlanıp ek rapor aldırılarak asıl davada takibin devamına, birleşen davada ihbar tazminatının kabulüne, ihtarname masrafının yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, mantıksal, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Mahkeme kararının gerekçeli olmadığını,

2. Bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini,

3. Proje koordinatörlüğü görevinin kaldırılması nedeniyle önceki görevine işe iadesinin mümkün olmadığını, işe başlatıldığı ... Şehir Hastanesi proje yardımcılığı görevinde 1 gün çalıştıktan sonra devamsızlık yapması üzerine iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,

4. Davacının işe iade talebini samimi olmadığını,

5. Faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davalı işverenin işe davetinin ciddi, davacının işe iade başvurusunun ise samimi olup olmadığı ile kabulüne karar verilen alacakların ispatı, hesabı ve hükmedilen faiz hususlarındadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§