"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1302 E., 2025/1928 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/198 E., 2023/276 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, dosya içeriğine göre iş sözleşmesi sona ermiş olan davacı tarafından açılan somut davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup davacının hizmet süresi, iddia edilen ücret, dava konusu alacak talepleri ile bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi birlikte dikkate alındığında; davacı aleyhine reddedilen miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı veklinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.03.2009-09.11.2021 tarihleri arasında davalıya ait Gazetede gazeteci olarak çalıştığını, 2015 yılından itibaren editör olarak, 2015 yılının Kasım ayından itibaren haber merkezi editörlüğü ile birlikte yazı işleri editörlüğü, 2020 yılı ve sonrasında bu iki görevin yanında inter editörlüğü de yaptırıldığını, sadece haber editörlüğü görevi için ücret ödendiğini, diğer görevleri için ödenmesi gereken ücretlerin ödenmediğini, iş sözleşmesinin yaş dışındaki emeklilik şartlarını sağlaması sebebiyle feshettiğini, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tazmini Hakkında Kanun (5953 sayılı Kanun) kapsamında çalıştığını, bu Kanun'da iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle feshedilebileceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 19.03.2009-09.11.2021 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, 5953 sayılı Kanun'da emeklilik nedeniyle işçinin feshine ilişkin bir düzenleme olmasa da bu husustaki Yargıtay içtihatları da göz önüne alındığında, davacının iş sözleşmesini yaş şartı dışındaki emeklilik nedeniyle feshedebileceği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının ödenmeyen ücret ve hafta tatili ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdem tazminatı, ücret ve hafta tatili ücreti alacaklarının bulunduğuna ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu, davacı 5953 sayılı Kanun kapsamında çalıştığından hükmedilen faizin yasal faiz olması gerektiği gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı 5953 sayılı Kanun kapsamında çalıştığından kanunda emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin feshine ilişkin bir düzenleme olmadığını, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını,
b. Ücretin hatalı belirlendiğini, davacının tüm ücretlerinin ödendiğini,
c. Davacının kullandırılmayan hafta tatilinin bulunmadığını, çalışması hâlinde karşılığının ödendiğini ileri sürmüştür.
2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ile buna bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücret ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.