Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9496 E. 2026/787 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2634 E., 2025/1932 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi

SAYISI : 2022/87 E., 2023/483 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 10.09.2010 tarihinde işe başlamış olmasına rağmen sigorta girişinin 12.06.2011 tarihinde yapıldığını, çalışma koşullarının ağırlaşması, alacaklarının ödenmemesi gibi sebeplerle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirkette 12.06.2011-21.10.2021 tarihleri arasında çalıştığını, davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki deliller ve tanık beyanlarına göre davacının davalıya ait işyerinde 10.09.2010-01.09.2021 tarihleri arasında çalıştığı, davacının ödenmeyen alacakları bulunduğundan iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, hizmet süresinin tanık beyanlarına göre doğrulandığı ancak fazla çalışma alacağının hatalı hesaplandığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Zamanaşımı def'inin ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı değerlendirildiğini,

2. Davacının çalışma süresinin ve aylık ücretinin hatalı olarak tespit edildiğini,

3. Dosyada bulunan davacıya ait ücret bordrolarına rağmen tanık beyanlarına göre fazla çalışma hesabı yapılmasının hatalı olduğunu,

4. Ulusal bayram ve genel tatil alacağına ilişkin hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, dışlanması gereken dönemlerin hesaplamada dışlanmadığını,

5. Yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımının hatalı değerlendirildiğini, zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının çalışma süresi, aylık ücretinin miktarı, kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı, bu alacakların hesaplanması ve hükmedilen faize ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz başvuruları yerinde görülmemiştirir.

2. İşçinin kıdeme esas hizmet süresinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Hizmet süresinin ispatında salt menfaat birlikteliği olan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tür tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacağın varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar başkaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.

Somut uyuşmazlıkta; davacı 10.09.2010 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını ileri sürmüş, davalı ise davacının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaydından da anlaşıldığı üzere 12.06.2011 tarihinde çalışmaya başladığını savunmuştur. Mahkemece tanık beyanlarına göre davacının 10.09.2010 tarihinde işe başladığı kabul edilerek sonuca gidilmiş olup yapılan bu değerlendirme, dosyadaki ispat durumu ile örtüşmemektedir. Şöyle ki davacı tanıklarından N.K., davacının 2010 yılında işe başladığını beyan etmiş ise de davalı taraf; davacı tanığı N.K'nın davalıya karşı davası olduğunu, bu nedenle beyanına itibar edilemeyeceğini belirtmiştir. Diğer davacı tanığı A.D. ise davalıya ait işyerinde 2014 yılında çalışmaya başladığından, davacının işe başladığı tarih konusunda görgüye dayalı bilgisi bulunmamaktadır. Dosyada çalışma olgusunu ispata yarar başkaca bir delil ya da olgu da bulunmamaktadır. Bu durumda çalışma olgusunu ispatla yükümlü davacı, davalıya ait işyerinde 10.09.2010 tarihinde işe başladığını ispatlayamadığından davacının çalışmaya başladığı tarih SGK kayıtlarına göre 12.06.2011 olarak kabul edilerek yapılacak hesaplamalar doğrultusunda karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§