"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1397 E., 2025/2021 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 34. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/305 E., 2025/118 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de inceleme konusu dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinde temyizde duruşmaya tâbi davalar arasında belirtilmediğinden duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendika yönetimince yapılan hatalar nedeniyle işyerinde çalışan işçilerle davalı Sendikanın şube yönetimi ve sendika yöneticileri arasındaki bağın zayıfladığını, işçilerin şube yönetimi ve sendika yöneticilerine olan güven duygularının sarsıldığını, bunun sonucu olarak eski işyeri sendika temsilcilerinin işçilerce istenmediğini ve işyerinde yapılması planlanan işyeri sendika temsilciliği seçiminin öne alındığını, kendisinin de bu seçimde işçilerce işyeri sendika temsilcisi olarak seçildiğini, görevini başarılı şekilde yerine getirmesi nedeniyle Sendika şube başkanı tarafından kendisine iftira atılarak dava konusu kararın alındığını, asıl amacın işyeri temsilciliği görevinden alınarak kolayca işten çıkarılması olduğunu, dava konusu kararda belirtilen hususların gerçek dışı olduğunu ileri sürerek davalı Sendika Genel Yönetim Kurulunun davacı aleyhine verdiği işyeri sendika temsilciliği görevinden alınmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Sendika Genel Yönetim Kurulunun davacının görevden alınmasına ilişkin kararının hukuka uygun olduğunu, işyeri sendika temsilcisinin görevden alınmasının Sendika Genel Yönetim Kurulunun yetkisi kapsamında olduğunu, davacının işyeri sendika temsilciliği görevini kendi kişisel çıkarları doğrultusunda kullandığı, birlikte görev yaptığı şube yönetici ve işyeri temsilcilerine, sorumlu olduğu üyelere karşı iyiniyet kurallarına uygun davranmadığı, işyerinde sendikal örgütlülüğü zafiyete düşürecek, üyelerin sendikaya karşı güvenini ortadan kaldıracak faaliyetlere girdiğinin sabit görülmesi üzerine görevden alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu iptali istenen Sendika Genel Yönetim Kurulunun 30.05.2023 tarihli ve 2023/1001 sayılı kararı ile işyeri sendika temsilciliği görevini kendi kişisel çıkarları doğrultusunda kullandığı, birlikte görev yaptığı şube yönetici ve işyeri temsilcilerine, sorumlu olduğu üyelere karşı iyiniyet kurallarına uygun davranmadığı, işyerinde sendikal örgütlülüğü zafiyete düşürecek, üyelerin sendikaya karşı güvenini ortadan kaldıracak faaliyetlere girdiğinin tespit edildiğinden bahisle Sendika Ana Tüzüğü'nün 18. maddesi ile Sendika Temsilci Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca davacının işyeri sendika temsilciliği görevinden alınmasına karar verildiği, taraf tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre davacının görevden alınmasına gerekçe gösterilen iddiaların davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sendika Genel Yönetim Kurulunun Sendika Ana Tüzüğü'nün 4 ve 18. maddeleri uyarınca işyeri sendika temsilcilerinin görevlerine son verebileceği, işyeri sendika temsilcilerinin seçilmiş yönetici sıfatına sahip üye statüsünde olmadıkları, atama yetkisi olan organın görevden de alabileceği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/7539 Esas, 2024/9899 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçe gösterilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı Sendikanın davacının işyeri sendika temsilciliği görevinden alma kararında belirttiği gerekçelerinin mevcut olmadığı hususunun tanık beyanları ile ispatlandığını, davacının işyerinde yapılan seçimle işyeri sendika temsilcisi olarak işçilerce seçildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Sendika Yönetim Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) "İşyeri sendika temsilcisinin atanması ve görevleri" kenar başlıklı 27. maddesinin 2. fıkrası şöyledir:
"(2) Sendika tüzüğünde işyeri sendika temsilcisinin seçimle belirlenmesine ilişkin hüküm bulunması hâlinde, seçilen üye temsilci olarak atanır."
6356 sayılı Kanun'un 80/1 hükmü şöyledir:
"Kuruluşlar hakkında, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 4721 sayılı Kanun ile 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır."
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Kararın iptali" kenar başlıklı 83. maddesi de şöyledir:
"Toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebilir.
Diğer organların kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamaz.
Genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlar saklıdır."
Davalı Sendika Ana Tüzüğü'nün "Sendikanın yetki ve faaliyetleri" kenar başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi şöyledir:
"f) Sendikalar Kanununun 34. maddesi gereği işyeri sendika temsilcilerini atamak ve görevden almak,"
Davalı Sendika Ana Tüzüğü'nün "Genel Yönetim Kurulunun Görev ve Yetkileri" kenar başlıklı 18. maddesinin 3.fıkrasının (27) numaralı bendi şöyledir:
"İşyerlerinden seçilen sendika temsilcilerini atamak, gerektiğinde temsilcilik görevini askıya almak, görevlerine son vermek veya bu konularda Şube Yönetim Kurullarına yetki vermek"
Davalı Sendika Temsilci Yönetmeliği'nin "Yönetmeliğin Amacı" kenar başlıklı 1. Maddesi de şöyledir:
"İşbu yönetmelik, ... Anatüzüğü ve Genel Kurul kararları ile kabul edilen amaç, ilke ve çalışma yöntemi doğrultusunda faaliyet gösterecek işyeri sendika temsilcilerinin sayı, nitelik, görev, yetki ve sorumluluklarıyla seçim işlemlerinin belirlenmesi ve bu yönden sendikanın tüm şubelerinde uygulama birliğinin sağlanmasını amaçlamaktadır."
Davalı Sendika Temsilci Yönetmeliği'nin "Seçim Esasları ve Atanmaları" kenar başlıklı 5. maddesinin (B) bendi şöyledir:
"B-İşyeri sendika temsilcileri, işyerlerindeki üyeler arasından ve üyelerin katıldığı seçimle belirlenir."
Davalı Sendikanın Temsilci Yönetmeliği'nin "Görevden Alma" kenar başlıklı 6. maddesinin (A) bendi ise şöyledir:
"A- Genel Yönetim Kurulu, sendikanın amaç ve ilkeleriyle, anatüzük ve yönetmeliklerine aykırı hareket eden, yetkili organ kararlarına uymayan, sendikanın ve üyelerin hak ve çıkarlarını korumayan, görevlerini aksatan, yerine getirmeyen ve bunu alışkanlık haline getiren, temsilcilik görevini ve ünvanını kendi menfaati için kullanan, üyeler ve sendika çıkarları açısından göreve devamında sakınca görülen işyeri baştemsilci ya da temsilcilerini, ilgili şubenin de görüşünü alarak görevden alabilir veya Disiplin Kuruluna sevkedilebilir."
Davalı Sendika Genel Yönetim Kurulunun dava konusu iptali istenen kararı, "... sürdürmekte olduğunuz işyeri sendika temsilcilik görevini kendi kişisel çıkarlarınız doğrultusunda kullandığınız, birlikte görev yaptığınız şube yönetici ve işyeti temsilcilerine, sorumlu olduğunuz üyelerimize karşı iyi niyet kurallarına uygun davranmadığınız, işyerinde sendikal örgütlülüğü zafiyete düşürecek, üyelerin sendikaya karşı güvenini ortadan kaldıracak faaliyetlere girdiğiniz tespit edilmiştir. Bu doğrultuda sendikamız Anatüzük'ün 18'nci ve Temsilci Yönetmeliğimizin 6'ncı maddesi uyarınca Genel Yönetim Kurulumuzun 30.05.2023 tarih ve 2023/1001 sayılı kararı ile işyeri sendika temsilciliği göreyinden alınmanıza karar verildiğini ihtaren bildiririz." şeklindedir.
Somut uyuşmazlıkta davalı Sendika Genel Yönetim Kurulunun dava konusu 30.05.2023 tarihli ve 2023/1001 sayılı kararı ile Sendika Tüzüğü'nün 18. ve Sendika Temsilci Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca davacının işyeri sendika temsilciliği görevinden alınmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince anılan kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi sonrası davalı istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden kurulan hükümle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafından Sendika Ana Tüzüğü'nün 4 ve 18. maddeleri uyarınca işyeri sendika temsilcilerinin görevlerine Genel Yönetim Kurulu tarafından son verilebileceği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki Sendika Temsilci Yönetmeliği'nin 6. maddesinde davalı Sendika Genel Yönetim Kurulunun işyeri sendika temsilcilerini görevden alma yetkisini hangi şartlarda kullanabileceği hususunun düzenlendiği, Sendika Temsilci Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca işyeri sendika temsilcilerini görevden alma yetkisinin kullanılabilmesi için gerekli görülen hâllerin ortaya konulup ispatlanması gerektiği, taraf tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre davalı Sendika tarafından görevden alma kararında yer alan nedenlerin ispatlanamadığı, Sendika Temsilci Yönetmeliği'nin 6. maddesi hükmü gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen Dairemiz kararının eldeki dosya yönünden emsal kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.