"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1589 E., 2025/2778 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 46. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1087 E., 2025/196 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.09.2018-19.05.2021 tarihleri arasında davalıya ait yurt dışı şantiyelerde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette çalışmadığını, husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu çalışmaların tamamının ... ülkesinde geçmesi nedeniyle uyuşmazlıkta ... hukuku uygulandığı, davalının husumete ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, davacının 08.09.2018-19.05.2021 tarihleri arasında çalıştığı, davacı ailevi nedenler sebebiyle istifa ederek işten ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanmadığı, bilirkişi raporunda hesaplandığı şekilde yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu, davacının 16.04.2020-13.08.2020 döneminde çalışmasının bulunmadığı ve bu nedenle ücret ödemesinin yapılmadığının anlaşıldığı, davacının bu dönem dışında ödenmeyen ücret alacağının bulunmadığı, talep edilen dönemde çalışması bulunmadığından ücret alacağı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiği yönündeki istinaf nedeninin isabetli olmadığı, davalının husumet itirazlarının isabetsiz olduğu, fazla çalışma yaptığını, genel tatil ve hafta tatillerinde çalıştığını iddia eden davacı işçinin bu iddialarını tanık beyanları ile ispatladığı, kabul edilen çalışma düzeninin dosya kapsamına ve ... Özel Sektör İş Kanunu (... İş Kanunu) hükümlerine uygun olduğu, ... İş Kanunu'nun 67. maddesindeki düzenlemede çalışılan hafta sonunun yerine bir günlük izin hakkı doğacağının belirtilmesi ve davalı işverence bu izin hakkının da kullandırıldığının ispatlanamaması nedeni ile hükme esas bilirkişi raporundaki hesaplamalarda bir hata bulunmadığı, fiilî çalışmaya bağlı alacaklara (fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücreti) indirim uygulandığı, ... belgesi dikkate alındığında davacının ödenmemiş ücret alacağı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Anayasa Mahkemesi kararında vurgulandığı üzere uyuşmazlığa işçi lehine daha yüksek standartta koruma sağlayan Türk hukukunun uygulanmasının anayasal zorunluluk olduğunu,
b. Müvekkilin ücret alacağı bulunmadığına dair yapılan tespitin hatalı olduğunu,
c. Davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Husumet itirazlarının bulunduğunu,
b. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını,
c. Yıllık ücretli izin hesaplamasının gerçeği yansıtmadığını,
d. Hafta tatili ücretinin %50 zamlı miktar üzerinden hesaplanması gerekirken %250 zamlı miktar üzerinden hesaplanmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, husumet, zamanaşımı, ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının bulunup bulunmadığı, hafta tatili ücretinin hesaplanması, vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz nedenlerine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hafta tatili ücreti alacağının hesaplanması konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
... İş Kanunu'nun 56. maddesine göre; "Ücret aşağıdaki hususlar gözetilerek iş günlerinden birinde ve tedavüldeki para cinsinden ödenir:
a- Aylık ücret alması belirlenen işçilere ücretleri, her ay en az bir kere ödenir.
b- Diğer işçilerin ücretleri, en az iki haftada bir kez ödenir. Ücretin ödenmesi hak edildiği günden itibaren yedi günden fazla geciktirilemez."
... İş Kanunu'nun hafta tatilini düzenleyen 67. maddesi ise şöyledir:
" İşçi, her 6 iş gününün sonunda aralıksız 24 saat olarak belirlenen ücretli hafta tatilini hak eder. İşle ilgili koşulların gerektirdiği zorunlu durumlarda işveren hafta tatilinde işçiyi çalıştırabilir. İşçiye asıl ücretine ilave olarak en az % 50 oranında fazla ücret ödenir ve tatil günü başka bir gün ile telafi edilir.
Önceki fıkra hükmü işçinin günlük ücret ve izin hakkının hesaplanmasında ihlal edilemez. Bu hakkın hesaplanması, aldığı maaşı ücretli tatil günü olmasına rağmen hafta tatili günleri dışındaki fiili çalışma günlerinin sayısına bölünerek yapılacaktır."
Yukarıda ilgili hükümlerine yer verilen ... İş Kanunu ile mülga 1964 tarihli ... İş Kanunu'ndan farklı olarak hafta tatilinin ücretli olduğu, hafta tatilinin ücretli olmasının işçinin günlük ücret belirlemesini etkilemeyeceği, günlük ücretin hafta tatili günleri dışındaki fiilî çalışma günlerinin sayısına bölünerek bulunacağı, yine önceki Kanun'dan farklı olarak hafta tatili gününde çalışılması hâlinde 1 gün telafi izni verileceği düzenlenmiştir.
Belirtilen düzenlemelere göre uyuşmazlıkların çözümünde öncelikle işçilerin aylık sabit ücretle mi yoksa günlük ücretle mi çalıştıkları hususunun belirlenmesi önem arz etmektedir.
... İş Kanunu'nun 56/1-(a) hükmüne göre aylık ücretle çalışan işçi; çalışmasa da hak kazandığı 1 günlük ücretini aylık ücreti içinde almış olduğundan hafta tatilinde çalıştığında, sadece günlük ücretinin %50'si (0,5) oranında ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete hak kazanacaktır.
Günlük ücretle çalışan işçiye ise sadece yaptığı çalışmanın ücreti ödenmekte olup bu işçi hafta tatili gününde çalıştığında; çalışma karşılığı 1 günlük ücrete+günlük ücretinin %50'si (0,5) ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete hak kazanacaktır.
Dosya kapsamına göre davacı, aylık sabit 758,00 KWD ücretle çalışmıştır. Davalı, davacıya çalıştığı hafta tatili günleri için telafi izni kullandırdığını savunmadığı gibi dosya kapsamında davacıya telafi izni kullandırıldığına ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Bu belirlemelere göre davacı işçiye çalışmasa da hak kazandığı hafta tatili ücreti, aylık ücreti içinde ödenmiş olduğundan davacının tanık beyanlarına göre hafta tatillerinde çalıştığının tespiti ile hafta tatili ücreti alacağının günlük ücretinin 1,5 katı üzerinden hesaplanması gerekirken 2,5 kat üzerinden hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.