Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9472 E. 2026/718 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/3038 E., 2025/2033 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. İş Mahkemesi

SAYISI : 2018/348 E., 2021/279 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin Cezayir'deki projesinde 2015-20 16... -2018 yılları arasında olmak üzere iki dönem hâlinde tünel formeni olarak çalıştığını, davacının yaptığı işe ihtiyaç kalmadığı, işgücü fazlalığı bulunduğu gerekçesiyle Türkiye'de ... Yolu-... çalışmasının teklif edildiğini, bu proje için davacının aldığı ücretin beşte biri tutarında ücret teklif edildiğini, aleyhe esaslı değişiklik meydana getiren bu teklifi davacının kabul etmemesi üzerine iş sözleşmesinin davalı tarafından 12.08.2018 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, davacının son net ücretinin 1.900,00 Euro olduğunu ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, devam etmekte olan işe iade davası bulunduğunu, davacının ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkiline ait Cezayir'de bulunan projelerde çalıştığını, gelinen aşamada davacının yaptığı işe ihtiyaç kalmadığından davacının aynı görevle ve Türk Lirası üzerinden... Kavşağı Projesinde görevlendirildiğini, uyarıldığı hâlde davacının yeni görev yerindeki işe devam etmediğini ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının saatlik ücretinin 5,16 Euro olduğunu, bu ücrete tüm çalışma karşılığı ücretlerin dâhil olduğunu, davacının görevlendirildiği son yurt içi ücretinin 1.900,00 TL olduğunu, 09.09.2017-31.08.2018 tarihleri arasında çalıştığını, 15.06.2016 tarihinde davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ödemesi yapılarak ilk döneme dair iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 29.08.2015-09.09.20 16... .09.2017-12.08.2018 tarihleri arasında iki ayrı dönemde jumbo operatörü olarak çalıştığı, toplam hizmet süresinin 1 yıl 11... gün olduğu, fesih tarihindeki ücretinin saatlik 5,16 Euro olduğu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesi nedeniyle davacının ihbar tazminatına hak kazandığı, ancak ihbar tazminatının dava açıldıktan sonra ödendiği, bu nedenle karar verilmesine yer olmadığı

, davacının çalıştığı döneme ait ödenmeyen fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin bulunduğu, her ne kadar davacı tarafından hafta tatili ücreti talep edilmişse de davacı tanığının beyanlarından anlaşıldığı üzere davacının haftanın 6 günü çalıştığı anlaşıldığından hafta tatili alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davacının fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispat edemediğini,

2. Tüm ücretlerinin imzalı bordrolarda tahakkuk ettirilerek davacıya ödendiğini, davacının iddialarını yazılı delille ispatı gerektiğini,

3. Davacı tanığının işverene karşı davası bulunduğundan beyanının esas alınamayacağını,

4. Fazla çalışma ücreti hesaplanan ilk çalışma döneminde yıllık 270 saat fazla çalışma ücretinin hesaplamada gözetilmesi gerektiğini,

5. Ücret miktarında ihtilaf mevcutken emsal ücret araştırması yapılmadan sonuca gidilmesinin bozmayı gerektirdiğini,

6. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, karar gerekçesinin yetersiz ve belirsiz olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, aylık ücret miktarı, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeli olup olmadığı hususlarındadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§