"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2297 E., 2025/1543 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/152 E., 2022/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... 'da (Banka) 05.03.1998-04.12.2017 tarihleri arasında çalıştığını, fazla çalışma yapmasına rağmen karşılıklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının şube müdürü olarak çalıştığından kendi çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, fazla çalışma ücretinin aylık ücretine dâhil olduğunu, aylık ücret miktarının yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bankada 05.03.1998-04.12.2017 tarihleri arasında çalıştığı, 2006 yılından itibaren değişik şubelerde müdür olarak çalıştığı, bulunduğu yerde en üst düzey yönetici olarak çalıştığı, yetki alanı gereğince çalışma düzenini kendisinin belirleyebilecek konumda olduğu, zamanaşımı kapsamına girmeyen dönem için şube müdürü olarak çalıştığından fazla çalışma alacağının reddi gerektiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/5182 Esas, 2021/3314 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının zamanaşımına uğramayan dönemde banka şube müdürü olarak görev yaptığı hususunun uyuşmazlık dışı olduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair 04.04.2023 tarihli ve 2023/6171 Esas, 2023/4908 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, banka şube müdürlerinin bulunduğu yerde en üst düzey yönetici sıfatıyla çalıştıkları ve yetki alanı gereğince çalışma düzenlerini kendilerinin belirleyebilecek konumda oldukları, buna göre İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Tanık beyanları ile davacının fazla çalışma yaptığının ispatlandığını, banka şube müdürlerinin çalışma saatlerinin ... tarafından belirlendiğini, aksi kabulün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Yargıtay kararının gerek önceki kararları gerekse Anayasa Mahkemesi kararı ile çeliştiğini,
2. İçtihat değişikliğine gidildiğinden davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, banka şube müdürü olarak çalışmış olan davacının fazla çalışma alacağına hak kazanıp kazanmadığına ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dairemizin 20.10.2025 tarihli ve 2025/7997 Esas, 2025/8076 Karar sayılı kararında; banka müdürü olarak çalışan işçinin, aynı yerde talimat veren başka bir yöneticinin de bulunmaması nedeniyle fazla çalışma alacağının reddinin yerinde olduğu ancak bu sonucun içtihat değişikliğinden kaynaklanmadığı, işyerinde üst düzey yönetici olarak görev yapan işçinin fazla çalışma alacağının reddi hâlinde davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı açıklanmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.