Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9444 E. 2026/745 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1538 E., 2025/1644 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/297 E., 2025/345 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ... Komutanlığı 31-K ... Fabrikasında kompresör onarımcısı iş ve meslek kolunda çalıştığını, Sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalandığını, davalı işyerinde bazı atölyelerde 2018 yılında yapılan ölçümlerden sonra herhangi bir iyileştirme yapılmadan 2020 yılında tekrar ölçümler yapıldığını ve fabrika bünyesinde hemen hemen her fabrikanın 8,5 saat kapsamında çalışmaya başladığını ancak 10-11 Aralık 2020 tarihlerinde yapılan ölçümün usule aykırı yapıldığını hem gürültü düzeyi hemde maruziyet süresinin haksız olarak düşük çıkartıldığını, işyerinde gürültü ölçümlerinin sadece İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanlığı (...) yahut ... tarafından yetkilendirilmiş uzman firmalar tarafından yapılabildiğini bu nedenle İSGÜM tarafından davalı işyerinde yerinde keşif yaptırılarak davacının yaptığı işin Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkındaki Yönetmelik (Yönetmelik) kapsamında olduğunun tespiti ile günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerekirken davacının 8,5 saat çalıştırıldığını, yarım saat çay molaları düşüldükten sonra günde yarım saat fazla çalışması olduğunu, toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca davacının kısa çalışma primine hak kazandığını ve fazla çalışma ücretlerinin %80 zamlı ödenmesi gerektiğini, ödenmeyen fazla çalışma ve kısa çalışma primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, 2018 yılında yapılan ölçümlerden sonra işyerinde planlı iyileştirme programı uygulandığını, iş sağlığı ve güvenliğinin ön planda tutulduğunu, planlı iyileştirme programı sonrasında yapılan ölçümlerin mevzuat hükümleri ile belirlenen ses seviyesinin altında kaldığını ayrıca yapılan işin niteliği ve kapsamı gereği işçilerin sürekli aynı düzeyde ses seviyesine de maruz kalmadıklarını, yapılan ölçümün tersane komutanlığı tarafından yapılmadığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından lisanslı bir şirket tarafından yapıldığını, ilgili yasa ve yönetmelikler kapsamında 85 dB(A) ve üzeri bir kişisel gürültü maruziyetine maruz kalınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yönetmelik'in 4. maddesinde günlük azami çalışma süresi 7,5 saat olarak sınırlandırılmış olan işlerin düzenleme altına alındığı, maddenin 4/p-(1) hükmünde gürültü düzeyi en yüksek maruziyet etkin değerini (8h=85 dB(A)) aşan işlerin sayılmış olduğunu, somut uyuşmazlıkta Kompresör Fabrikasında kompresör onarımcısı olarak çalıştığı anlaşılan davacı işçinin söz konusu görev pozisyonu itibarıyla Yönetmelik kapsamında çalıştığının tespit edildiğini, ücret bordroları ile puantaj cetvellerinde davacının aylık normal çalışma süresi (fiilî çalışma süresi) kayıtlı olup bu süreden aylık fazla çalışma süreleri tenzil edilerek kısa çalışma primine esas fiilî çalışma süresinin tespit edildiği, ücret bordrolarından aylık saat ücretleri, puantaj kayıtlarından ise 8,5 saat çalıştığı günler tespit edilerek, fiilî olarak günlük 8,5 saat kapsamında çalıştığı günlere ilişkin yarım saat çay molası düşüldükten sonra günde yarım saat üzerinden fazla çalışması karşılığı % 80 zamlı olarak hesaplama yapıldığı, ayrıca günlük yarım saatlik çalışma süreleri için verimliliği teşvik primi ödemesi söz konusu olamayacağından, davacının fazla çalışma süresine isabet eden saatler için ödenen verimliliği teşvik priminin fazla çalışma ücretinden mahsup edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilâmı doğrultusunda 30.05.2025 tarihli ek raporun hükme esas alındığı ve temerrüt tarihleri belirlenerek hüküm kurulduğu ayrıca hesaplama dönemi itibarıyla ıslaha karşı zamanaşımı def'inin sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve sonrasında verilen heyet raporundan dava konusu edilen işin günde azami 7,5 saat çalışılması gereken işler kapsamında olduğunun anlaşıldığı, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. İşyerinde usulüne uygun yapılan ölçüm kapsamında kişisel gürültü maruziyet ölçümünün yasal değerler arasında kalması nedeniyle dava konusu edilen dönemde 8,5 saat çalışma düzenine geçilmesinde davacının fazla çalışma ücreti ve kısa çalışma primi koşullarının oluşmadığının açıkça ortada olduğunu,

2. Komutanlıktaki kişisel gürültü maruziyeti ilgili atölyede verilen iş emri ve bu faaliyet kapsamında atölye tarafından tutulan tevziat çalışma saati yönünden çeşitlilik gösterdiğini, aynı işçinin sürekli olarak yüksek gürültülü ortamda çalışması ve/veya çalıştırılmasının engellendiğini, Tersane Komutanlığında gemi onarım/bakım ve diğer üretim faaliyetlerinin, seri imalat yapan bir atölye/fabrikadaki gibi süreklilik arz etmediğini, çalışma koşullarının gerçek durumu nazara alınmadan kişisel maruziyet değeri belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu,

3. Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını,

4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan miktarların fahiş olduğunu,

5. Alacak kalemlerine uygulanan faiz oranı yönünden de kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücretine ve kısa çalışma prim alacağına hak kazanıp kazanmadığına, alacakların hesaplanması ve hükmedilen faize ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif üzerine düzenlenen İSGÜM tarafından hazırlanan 08.07.2024 tarihli raporda davacının gemide ve Fabrikadaki (atölyede) çalışmalarına yönelik yapılan görev tabanlı ölçüm stratejisine göre yapılan gürültü ölçüm sonuçlarına göre gemideki kişisel maruziyeti 85,5 dB(A) olarak ölçülmüş, Fabrikadaki (atölyede) kişisel maruziyetinin ise ölçülmediği görülmüş, günlük molalar düşüldükten sonra iş tevzi tablosunun verileri ışığında davalı idarede çalıştığı 751 günlük sürede ortalama olarak bir günlük mesaisinin 18 dakikasını gemide, 7 saat 42 dakikasını Fabrikada geçirdiği ve gemideki ve fabrikadaki çalışmaları esnasında kullanılan cihaz ve makinelerden çalışmasına bağlı gürültü maruziyetine maruz kalabileceği değerlendirilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta İSGÜM raporunda gemide yapılan ölçümlerde kişisel maruziyetin 85,5 dB(A) olduğu tespit edilmiş ise de davalı İdarece dosya ibraz edilen uyuşmazlık konusu döneme ait iş tevzi formlarının incelenmesinde davacının aylarca gemide çalışmadığı dönemler olduğu gibi gemide çalıştığı dönemlerde de her gün veya aralıklı dahi olsa süreklilik arz edecek şekilde bir çalışması olmadığı, çalışmasının arızi olduğu görülmüştür. Bu durumda gemide yapılan ölçüm her ne kadar Yönetmelik kapsamında yer alan 85 dB(A) değerini aşmakta ise de çalışmanın süreklilik arz etmediği anlaşılmıştır. Davacının Fabrikada geçen çalışması yönünden ise gürültü düzeyi konusunda ilgili Yönetmelik'te 7,5 saat çalışma yapılabilmesi için gürültü düzeyinin, en yüksek maruziyet etkin değerinin 8h=85 dB(A)'nın aşılması gerektiği belirtilmesine rağmen bilirkişi heyeti tarafından kişisel gürültü düzeyinin belirlenmediği anlaşılmaktadır. Bu hâliyle bilirkişi raporunun uyuşmazlık yönünden somut verilere dayalı objektif tespitler içermediğinden denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan söz edilemez. Mahkemece işyerinde İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinden, içerisinde odyometri konusunda uzman bir bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyeti oluşturularak yeniden keşif yapılmalı, davacının Fabrikadaki fiilî işine ilişkin olarak hangi tezgahta hangi makinede veya makinelerde çalıştığı tespit edilerek, gürültü düzeyinin sınır değeri aşıp aşmadığı ve gürültüye maruziyetin süreklilik arz edip etmediği belirlenerek elde edilecek somut verilere göre davacının yaptığı işin Yönetmelik kapsamında olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen hususlar gözetilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca varılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§