Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9432 E. 2026/715 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1406 E., 2025/1283 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/84 E., 2025/482 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.03.2007-05.09.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, son aylık ücretinin net 3.000,00 TL olduğunu, davalı işyerinde çalıştığı sürece ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin 13.06.2018 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatları ile çalışma karşılığı ücret alacaklarının ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerini tam olarak kullanmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... Otoparkında 16.09.2018 tarihinde denetim firma aracını el terminaline kaydetmemesi, tahsil ettiği paraya ilişkin fiş kesmemesi ve daha önceki zaman dilimlerinde de usulsüz ücret tahsili yapması üzerine iş sözleşmesinin disiplin kurulu kararı ile haklı nedenle feshedildiğini, davacının sadakat borcuna aykırı 16.09.2018 tarihli davranışından önce de birçok kez güven sarsacak şekilde olumsuz davranışlarda bulunduğunu ve uyarı cezası aldığını, davacının iddia ettiği çalışma koşullarının gerçeği yansıtmadığını, bordrolar veya banka ödemelerine ihtirazı kayıt ileri sürmediğini, asgari geçim indirimi alacaklarının davacıya ödendiğini, davacının tatil günlerinde çalışması hâlinde karşılığı ücretlerin bordrosuna yansıtılarak ödendiğini, kullanmadığı yıllık izin ücretlerinin ücret bordrosuna yansıtılarak ödendiğini, davacı ile müvekkili arasındaki iş sözleşmesinin 01.01.2014 tarihinde imzalandığını, davacının bu tarihten önceki çalıştığı alt işveren şirkete davanın ihbar edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.01.2025 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı taraf davacının ... Otoparkında 16.09.2018 tarihinde denetim firma aracını el terminaline kaydetmemesi, tahsil ettiği paraya ilişkin fiş kesmemesi ve daha önceki zaman dilimlerinde de usulsüz ücret tahsili yapması üzerine iş sözleşmesinin disiplin kurulu kararı ile haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüşse de davacıya bu konuda daha evvel verilen uyarının yaklaşık 6 yıl önce verildiği, salt gerçekleşen tek eyleminin unutkanlık dolayısı ile gerçekleşebileceği değerlendirilmeden hırsızlık maksadıyla yaptığı değerlendirilerek iş sözleşmesine son verilmesinin ölçülülük ilkesine uymadığı, davacının feshe gerekçe gösterilen eyleminin haklı nedenle fesih ağırlığında olmadığı, davacının çalıştığı toplam 11... ay 16 gün karşılığı kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin bulunduğu, ispatlanamayan hafta tatili ile asgari geçim indirimi taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacıya usulsüz ücret tahsilatı yaptığı gerekçesiyle verilen 2 adet uyarı cezasının fesih tarihinden 6-7 yıl öncesine ait olduğu, feshe neden olan 16.09.2018 tarihli eylemin ise işverence davacının denetim firma araç sürücüsünden 7,00 TL ücret aldığı hâlde aracı kaydetmediği ve fiş kesmediği şeklinde tanımlandığı, davacının savunmasının, iki vardiya ile çalışılması gereken yerde tek vardiya olarak çalıştığı, yoğunluk ve dalgınlık nedeni ile fiş kesmemiş olabileceği yönünde olduğu, davacının kasti olarak ücret alıp fişini kesmediğinin ispatına dair delil sunulamadığı, bu hâlde haklı nedenle fesih yapılmasının eyleme göre ölçülü olduğundan bahsedilemeyeceği bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatının kabulü kararının dosya kapsamına uygun olduğu, hükmedilen ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin talepleri yönünden de İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının usulsüz işlemi nedeniyle işçi işveren arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini ve işverenin haklı nedenle fesih yaptığını,

2. Davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin tüm ücretlerinin ödendiğini, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini,

3. Davacının tüm yıllık ücretli izinlerini kullandığını, kalan izinlerinin de son ay bordrosuna yansıtılarak ödendiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği ile yıllık ücretli izin ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§