"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1059 E., 2025/1944 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/165 E., 2024/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.08.2020 tarihinde davalı Kurum bünyesinde en son coğrafya öğretmeni ve müdür yardımcısı olarak çalıştığını, iş sözleşmesini 22.02.2022 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, hak ettiği alacakların çalıştığı dönem boyunca tam ve eksiksiz olarak ödenmediğini, 2020-2021 eğitim döneminde sigorta bildirimlerinin yapılmadığını ve sigorta primlerinin ödenmediğini, çalışma dönemi boyunca haftalık 20 saatin çok üzerinde derse girdiğini, haftanın her günü nöbet tuttuğunu ileri sürerek kıdem tazminatı ile ek ders ücreti, nöbet ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin ödenmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının sigortalı olarak çalıştığı dönemde asgari ücretle çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin müvekkili tarafından davacının davranışları nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, davacının 01.08.2020-01.08.2021 tarihleri arasında müvekkili nezdinde çalışmadığını, davacının okutmakla yükümlü olduğu ders sayısından fazla derse girmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık beyanları, çalışma belgesi ve sosyal medya paylaşımları kapsamında talep gibi davacının 01.08.2020-22.02.2022 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespit edildiği, Türkiye İstatistik Kurumu (...) verileri ve tanık beyanları dikkate alınarak davacının 01.08.2020-05.09.2021 tarihleri arası net 5.000,00 TL, 06.09.2021-22.02.2022 tarihleri arasında net 6.500,00 TL ücretle çalıştığının belirlendiği, davacının iş sözleşmesini ödenmemiş işçilik alacakları bulunması nedeniyle haklı olarak feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının ödendiği ispat edilemeyen ücret alacağının bulunduğu, tanık beyanlarından davacının haftada ortalama 30 saat derse girdiğinin, 2021-2022 döneminde 6 ay kadar müdür yardımcısı olup 6 gün de nöbet tuttuğunun, sadece öğretmen olduğu diğer dönemde en az ispat kuralı gereği haftada 1 kez nöbet tuttuğunun anlaşıldığı, buna göre ek ders ve nöbet ücreti alacaklarının hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hizmet süresine ilişkin iddialarını, birlikte çalışan davacı ve davalı tanık beyanları ile ispatladığı, dosya kapsamı itibarıyla ücret alacağı bulunduğu sabit olan davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) hükmü gereğince iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na tâbi olarak belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin iş sözleşmesinin belirli süreli olmasının kıdem tazminatına engel bir durum teşkil etmediği, davacı tanığı beyanları ile ... verisi birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece kabul edilen ücretin dosya kapsamına uygun olduğu, ücretin ödendiğine dair ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça ödemenin usule uygun deliller ile ispat edilemediği, ek ders ve nöbet ücretlerinin Millî Eğitim Bakanlığı eğitim öğretim dönemi takvimi doğrultusunda dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve işçilik alacaklarının kendisine ödenmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte 6 günlük hak düşürücü sürenin geçtiğini,
2. Davacının iş sözleşmesinin davacının eylemleri nedeniyle müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini,
3. Davacının gerçeği yansıtmayan, haklı neden taşımayan fesih beyanı müvekkili Kuruma iletilmeden, davacının başka bir Kurumda çalışmaya başladığını, davacının fesih iradesine geçerlilik tanınamayacağını,
4. Davacının 1 yıllık kıdem süresinin dolmadığını, davacının 2020-2021 eğitim öğretim döneminde kendisinin iddia ettiği gibi bir çalışma yürütmediğini,
5. Davacının dava dilekçesinde ücretinin net veya brüt olduğunu belirtmediğini, davacının iddia ettiği ücretin brüt olduğunun kabulüyle hesaplama yapılması gerektiğini,
6. Davacının ücretinin asgari ücret olduğunu,
7. Davacının Ağustos 2020-Ağustos 2021 döneminde müvekkili Şirketin çalışanı olmadığını, başka bir Kurumda çalıştığını, müvekkili Kurumun online eğitimlerinde bazı derslere girdiğini ve ders ücretinin kendi talebi üzerine çalıştığı Kuruma çekler vasıtasıyla ödendiğini,
8. Nöbet ücretinin sadece davacı tanığının beyanı esas alınarak hesaplandığını, indirim uygulanması gerektiğini,
9. Davacı 31.08.2020-05.09.2021 tarihleri arasında online olarak çalıştığını beyan etmesine rağmen bu dönem için nöbet ücreti alacağının hesaplanıp hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,
10. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda Covid-19 dönemi koşulları, eğitim kurumlarının bu dönemdeki çalışma şekli gibi hiçbir husus dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet süresi, ücret miktarı, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile ek ders ücreti ve nöbet ücreti alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
1. Belirsiz alacak davasına yönelik Daire ilkeleri 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararda açıklanmıştır. Dairemiz uygulamasına göre belirsiz alacak davasında, davanın açıldığı tarih itibarıyla uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesinden anlaşılması gereken; davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi ya da objektif olarak imkânsız olmasıdır. Sırf taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunması, iddianın ispata muhtaç olması ve bilirkişi raporu alınması, talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmez. İş yargılamasında sıklıkla davaların yığılması söz konusu olmakla alacağın belirsiz olma kriterleri her bir talep için ayrı ayrı değerlendirilmeli ve şartları taşımayan davanın usulden reddine karar verilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar sayılı; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar sayılı; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları). İşçilik alacaklarının hangi hâllerde belirsiz, hangi hâllerde belirli veya belirlenebilir olduğu hususunda kesin bir sınıflandırma yapılması mümkün olmayıp her bir davaya konu alacak bakımından somut olayın özelliklerinin nazara alınarak sonuca gidilmesi gereklidir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 15.12.2017 tarihli ve 2016/6 Esas, 2017/5 Karar sayılı kararı).
Somut uyuşmazlıkta, davacı çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücret miktarını, girmiş olduğu ek ders ve tutmuş olduğu nöbet sayısını belirleyebilecek durumdadır. Dolayısıyla davaya konu edilen ek ders ücreti ile nöbet ücreti alacaklarının gerçekte belirlenebilir alacaklar olduğu ve belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından ek ders ücreti ve nöbet ücreti alacakları yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken, davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Davacının hizmet süresi ve ücreti hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı 01.08.2020-22.02.2022 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, 2020-2021 yılı eğitim öğretim dönemi için 5.000,00 TL, 2021-2022 eğitim öğretim dönemi için 6.500,00 TL ücret aldığını iddia etmiş; davalı taraf davacının 2021-2022 yılı eğitim öğretim yılında çalışmaya başladığını, davacının 2020-2021 eğitim öğretim döneminde Çarşamba/Samsun'da bulunan bir eğitim eğitim kurumunun öğretmeni ve ortağı olarak çalıştığını, Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürülüğünün özel okul öğretmenlerinin başka bir özel okulda ders saati ücretli olarak derse girmesine ilişkin yayınladığı bildiri uyarınca, pandemi nedeniyle 2020-2021 yılı eğitim öğretim dönemine mahsus davacının çalıştığı Kurum ile aralarında sağlanan anlaşma neticesinde davacının 2020-2021 eğitim öğretim yılında Kurumlarının online eğitimlerinde bazı derslere girdiğini, davacının bu dönemdeki hizmeti karşılığının davacının çalıştığı ve kurucu ortağı olduğunu beyan ettiği kurumun henüz yeni açılması ve sermaye ihtiyacı olduğunu belirtmesi ve talebi doğrultusunda davacının ortağı olduğu Kurumun diğer bir ortağı olduğu iddia edilen .... adına düzenlenen iki adet çekle ödendiğini, davacının 2021-2022 eğitim öğretim döneminde asgari ücretle çalıştığını savunmuştur.
... Kurumu kayıtlarına göre davacının 07.12.2021-23.02.2022 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığı görülmektedir. Mahkemece; tanık beyanları, çalışma belgesi ve sosyal medya paylaşımları ve ... verilerinin dikkate alındığı gerekçesiyle davacının 01.08.2020-22.02.2022 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, davacının 01.08.2020-05.09.2021 tarihleri arası net 5.000,00 TL, 06.09.2021-22.02.2022 tarihleri arasında net 6.500,00 TL ücret aldığı kabul edilerek dava konusu alacaklar hesaplanmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, ... İl Millî Eğitim Müdürlüğünden taraflara ait tüm bilgi ve belgelerin, ... Kaymakamlığı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünden taraflara ait tüm bilgi ve belgeler ile 2020-2022 yıllarına ait müfredat defterleri ile ders programlarının celbini talep etmiştir. Davalı taraf da davacının işyeri şahsi sicil dosyasını delil olarak göstermiştir. Mahkemece bu deliller toplanmadan karar verilmiştir.
Mahkemece; davalı işyerinden, İl/İlçe Millî Eğitim Müdürlüklerinden ve diğer ilgili yerlerden, davacının dava konusu dönemde hangi kurumda çalıştığı, varsa iş sözleşmesi, hizmet süresi boyunca haftalık ders saatlerini ve ek derslerini gösterir ders programları, sınıf defterleri ile mevcut tüm bilgi ve belgeler temin edildikten sonra, tanık beyanları ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının hizmet süresi ve ücretinin tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yapılacak araştırma sonucunda oluşacak sonuca göre gerekirse dava konusu tazminat ve alacakların yeniden hesaplanması gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.