Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9419 E. 2026/516 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/841 E., 2025/2720 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 49. İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/109 E., 2025/99 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2. ...Fabrika Müdürlüğünde işçi olarak çalışmak üzere sınava girdiğini, uygulama/sözlü sınavda başarılı olarak davalı İdareye müracaat ettiğini, ancak davalı İdare tarafından güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle davacının işe başlatılmadığını, davacı tarafından işlemin iptali talebi ile dava açıldığını, ... 6. İdare Mahkemesi 2022/1040 Esas, 2022/2212 Karar sayılı kararıyla işlemin iptaline ve davacının yoksun kaldığı mali haklarının tazminine karar verildiğini, kararın ... Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi 2022/4708 Esas, 2023/700 Karar sayılı kararıyla kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi üzerine davacının 15.12.2022 tarihinde işe başlatıldığını, esasında 05.05.2022 tarihinde işe başlatılması gereken davacının 15.12.2022 tarihine kadar çalıştırılmaması sebebi ile doğmuş olan tüm ücret ödemelerinin davalı tarafından yapıldığını ve sigorta primlerinin yatırıldığını, ancak davalı tarafından davacının işe başlama tarihinin 15.12.2022 olarak kabul edilmesi sebebiyle terfilerinin geç yapıldığını, davacının sendika üyesi olduğunu ve toplu iş sözleşmesi uyarınca 15.10.2023 tarihi itibarıyla 12. ücret derecesinde olması gerektiğini iddia ederek derecesinin tespiti ile ücret, ikramiye ve ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça Mahkeme kararı gereğince terfi yapılması istenmiş ise de, kararda işçinin terfisine ve çalışılmadan geçen sürelerin çalışılmış sayılacağına ilişkin hüküm bulunmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 55. maddesi ile 29. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 30. maddesinde çalışma süresinden sayılan hâllerin düzenlendiğini, ancak çalışılmadan geçen sürelerin çalışılmış sayılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, fiilî olarak çalışmamış olan işçinin bir üst ücret derecesine terfi edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... 6. İdare Mahkemesinin 2022/1040 Esas, 2022/2212 Karar sayılı kararıyla davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle davacının atamasının yapılmamasına ilişkin 03.03.2022 tarihli ve 27 sayılı komisyon kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük, sosyal ve mali haklarının dava tarihinden itibaren (05.05.2022) işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine şeklinde karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmesi neticesinde ... Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 23.02.2023 tarihli kararı ile istinaf talebinin reddine karar verilerek kesinleştiği, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet döküm cetvelinde işe giriş tarihinin geriye dönük olarak 05.05.2022 olarak bildirildiği, davacının sendika üyesi olduğu ve bordrolarında düzenli olarak sendika aidatı kesintisi yapıldığı, ... ve ... ... Sendikası ile ... Sendikası arasında imzalanan 01.03.2023-28.02.2025 yürürlük süreli 29. ...Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirme yapıldığında davacının 12. dereceden ücret alması gerektiğinin anlaşıldığı, bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı, dava konusu alacaklar bakımından temerrüdün arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla gerçekleştiği, bu tarihten itibaren faize hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fiilen işe başladığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İdare Mahkemesinin kararı ile dava konusu işlemin iptaline ve davacının emsaline göre yoksun kaldığı parasal tutarın faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği ödenmesine karar verilerek kararın kesinleştiği, davacının dava dilekçesi, ıslah dilekçesi, yargılama sürecindeki talep dönemine ilişkin açıklamaları dikkate alındığında; talebinin fiilen çalışmaya başladığı tarihten sonraki işçilik alacaklarına ilişkin olduğu, bu nedenle faiz başlangıcının, toplu iş sözleşmesi ve 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, ücret alacağı toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak olmadığından en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesinin, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2. Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'dan kaynaklanan ilave tediye alacağına ise yasal faiz yürütülmesinin ve temerrüt tarihinin yargısal içtihatlara uygun olarak arabuluculuk son tutanak tarihi olarak belirlenmesinin yerinde olduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 22.05.2025 tarihli ve 2025/3119 Esas, 2025/4808 Karar sayılı ve 03.10.2024 tarihli ve 2024/9505 Esas, 2024/13080 Karar sayılı kararlarının da aynı yönde olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Dava konusu alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini,

b. Alacakların zamanaşımına uğradığını,

c. Çalışmadan geçen sürelerin terfiye esas alınamayacağını,

d. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını,

e. Faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; dava türü, işe başlangıç tarihine göre fark ücret ve ilave tediye alacakları bulunup bulunmadığı ile bu alacaklara işletilecek faize ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacının ücret farkı alacağı toplu iş sözleşmesine göre hesaplanmış olup toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan bu alacağa 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca en yüksek işletme kredisi faizine hükmedilmemesi hatalıdır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "banka alacaklarına uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle" ibaresinin çıkartılarak yerine "bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faiziyle" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§