"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2236 E., 2025/2230 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 26. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/521 E., 2025/159 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1993 yılında kepçe operatörü olarak ve 2008 yılından 14.12.2017'ye kadar formen olarak davalı Şirketler nezdinde kesintisiz şekilde çalıştığını, iş sözleşmesinin hukuka aykırı olarak feshedildiğini, davacının 07.00-19.00 saatleri arasında çalışmak için anlaştığını ancak bu saatlere riayet edilmeyerek haftanın 7 günü 23.00-24.00'e kadar çalıştırıldığını, sadece son iki yıl yıllık izin kullandığını, daha önceki yıllara ait iznini kullanmadığını, yıllık izin ücretlerinin ödenmediğini, davalı Şirketlerin Rekabet Kurulu kararı gereğince tek teşebbüs olarak değerlendirildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davalı Şirketler nezdindeki çalışmasının 07.01.2007-31.12.2008, 25.05.2014 - 26.08.2014, 27.08.2014 - 28.12.20 15... .04.2017-14.12.2017 tarihleri arasında olduğunu ve bu tarihler dışında davalı Şirketlerde herhangi bir çalışması bulunmadığını, iş sözleşmesinin 14.12.2017 tarihinde feshedildiğini ve fesih bildiriminin davacı tarafından imzalandığını, davacının belirli süreli sözleşme ile çalışması ve kendi isteği ile işten ayrılması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunmadığını, hukuki olarak hak kazanılmamış olmasına rağmen davacıya 1.590,11 TL ihbar tazminatı ödendiğini, davacının beyan ettiği mesai koşullarının ve iddia edilen ücret miktarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılara ait işyerindeki hizmet süresinin 20... ay 13 gün olduğu ve belirlenen hizmet süresine göre kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının son ücretinin bilirkişi tarafından hatalı belirlendiğini,
b. Bilirkişinin fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacaklarına ilişkin hesaplamaları hatalı olduğu hâlde İstinaf Mahkemesinin bu yöndeki itirazlara değer atfetmediğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bilirkişi raporunun eksik olmasına ve itiraz edilmesine rağmen hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,
b. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını ve ıslah itibarıyla zamanaşımı olarak 01.06.2015 tarihi belirlenmesine rağmen hesaplamaların 01.05.2015 tarihinden itibaren yapılmasının hatalı olduğunu,
c. İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının sadece davalılar tarafından istinaf edilmesine rağmen hizmet süresinin başlangıcı ve alacakların faiz başlangıç tarihleri yönünden usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiğini,
d. Davacının farklı Şirketlerde geçen hizmet süresinin birleştirilemeyeceğini ve ücretinin hatalı belirlendiğini,
e. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edildiğini ve tanıkların hizmet süreleri dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet süresi, ücret, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesabı ile zamanaşımına ve faize ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki 30.09.2020 tarihli ilk kararına karşı sadece davalılar vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Açıklandığı üzere; 30.09.2020 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararı hakkında davacı tarafın istinaf başvurusu bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesinin bahsi geçen ilk kararında davacının kabul edilen hizmet süresi ve hüküm altına alınan alacaklara uygulanan faiz başlangıç tarihleri bakımından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Buna rağmen İlk Derece Mahkemesinin ilk kararında davacının hizmet süresinin başlangıcı 01.04.1996 olarak kabul edilmesine ve sadece davalılar vekilinin istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırma kararı verilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2025 tarihli son kararına esas bilirkişi raporunda hizmet başlangıcının 01.11.1993 olarak kabul edilmesi; ayrıca İlk Derece Mahkemesinin ilk kararında fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları için dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesinin son kararında miktarın tamamı için dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali mahiyetindedir.
3. İlk Derece Mahkemesi tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra alınan ve hükme esas teşkil eden kök ve ek raporda fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının arabuluculuk ve pandemi sebebiyle ... süreler hariç ıslah tarihi olan 30.09.2020’den geriye doğru gidildiğinde 01.06.2015 ve sonrası üzerinden hesaplama yapılacağı belirtilmesine rağmen ek rapordaki hesaplama tablosunda fazla çalışma ücretinin 01.05.2015 tarihinden itibaren hesaplanması hatalıdır.
4. İlk Derece Mahkemesi tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra alınan ve hükme esas teşkil eden ek raporda davacının sadece dava dilekçesindeki miktar olan 1.000,00 TL hafta tatili ücreti alacağı bulunduğu belirtilmiştir. Ancak 14.12.2017 tarihli ibraname uyarınca ödendiği anlaşılan ve İlk Derece Mahkemesinin ilk kararında da nazara alınan 1.871,55 TL’nin mahsubu sonucunda hafta tatili alacağının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.
5. Davalılar vekili tarafından dosyaya ibraz edilen ve davacının dava konusu çalışma dönemi içinde olan 09.02.2012 tarihli ve "özlük hakları" açıklamalı ve dava dışı ... Grup tarafından yapıldığı anlaşılan 5.158,73 TL'lik ödeme hakkında davacı asılın beyanı alınarak ve hangi alacağa ilişkin olduğu da açıklattırılarak sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.